| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .03.2026 |
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bildiğiniz gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı Sayın Abdullah Güler bundan iki gün önce bu torba kanunla ilgili Mecliste bir basın açıklaması yaptı, bilgi verdi. Tabii, hâliyle, ülkedeki, Türkiye'deki tüm emeklilerin gözü kulağı Abdullah Güler'in ne diyeceğine kilitlenmişti, haksız da sayılmazlar, şöyle beklentileri vardı insanların: 4 bin lira bayram ikramiyesi almakta ki bu insanların büyük bir çoğunluğu, 5 milyonu 20 bin lira gibi bir emekli maaşıyla geçinmek zorunda olan emeklilerimiz, 4 bin lira olan emekli bayram ikramiyesinde herhangi bir artış olup olmayacağını merak ediyorlardı çünkü 2018 yılında ilk verilmeye başlandı bu bayram ikramiyesi ve bugün 4 bin lira, o zaman bin liraydı, bugün 4 bin lira. Eğer asgari ücrete göre verilmiş olsaydı bugün 17 bin 500 lira verilmesi lazımdı. 2018 yılında bir emekli, Kurban Bayramı'nda almış olduğu emekli ikramiyesiyle bir kurbanlık koç alabilir iken bugün 5 kilogram kıymayı dahi alamıyor. Beklenti vardı. Sayın Abdullah Güler İran-Amerika Birleşik Devletleri savaşını öne sürdü, jeopolitik risklerden bahsetti ve "Kaynak üretmekte zorlanıyoruz." dedi. Kaynak üretmekte zorlanıyormuş iktidar ve şunu söyledi daha sonrasında, kanun teklifinden bahsetmeye başladı ve dedi ki: "Bedelli askerlik ücretinde yüzde 25'lik artış yapacağız." Yani kaynak üretmekte zorlanan iktidar temsilcisi bedelli askerlik ücretini yüzde 25 artırmak suretiyle -ki bu, yıllık 19,2 milyarlık bir kaynağa tekabül etmekte- dedi ki: "Biz kaynak bulmakta zorlanıyoruz." Bu kanun teklifine baktığımız zaman, bu torba yasa teklifine baktığımız zaman, en düşük ihtimalle 120 milyar liralık bir kaynak var arkadaşlar. Yani öyle bir kanun teklifi getirdiniz, birçoğunda etki analizinde rakamlar yok, tam bilemiyoruz, ilk etapta baktığımızda 120 milyar liralık bir kaynak var ama siz dönüyorsunuz, emekliye "Kaynak bulmakta zorlanıyoruz." diyorsunuz. Mesela, kripto varlık işlemlerinde on binde 3 işlem vergisi getirilmekte, bundan 4,3 milyar liralık bir kaynak yaratılacak. 3'üncü, 4'üncü, 5'inci maddelere baktığımız zaman, bu kripto varlık işlemlerinden elde edilen gelirler üzerinden gelir vergisi alınacak. Baktığımızda, bu etki analizde herhangi bir bilgi yok, buradan da milyarlarca liralık bir kaynak geleceği aşikâr ve emeklilerimize "Kusura bakmayın, biz kaynak üretmekte zorlanıyoruz." diyorsunuz. Madde 4'e bakıyorsunuz, vakıf, üniversite hastanelerinin kurumlar vergisindeki muafiyetini kaldırıyorsunuz. Buradan da 100 milyonlarca liralık, milyarlarca liralık bir kaynak gelecek olmasına rağmen iktidar hâlâ -yani söz konusu emeklilerimize kaynak aktarmak ise- "Kaynak üretmekte zorlanıyoruz." diyor. Madde 9, İşsizlik Sigortası Fonu'na devlet katkısını yüzde 1'den yarıma indirmeyi düşünüyorsunuz. Cumhurbaşkanı yetki veriyorsunuz, diyorsunuz ki yarıya indirme ve artırma yetkisi var. Böyle geldiği zaman biliyoruz ki biz yarıya inecek bu önümüzdeki süreçte ve hazinenin ocak ayındaki devlet katkısı 10 milyar lira, 2026 yılında 130 milyar liralık bir devlet katkısı olacağını tahmin etmekteyiz İşsizlik Sigortası Fonu'na ve bunu yarıya indirmek suretiyle 65 milyar liralık bir kaynak elde edilecek ancak bu kaynaktan bir lira dahi emeklilerimize gitmeyecek. Şimdi, bu 65 milyar lira dediğimiz rakam şuna tekabül ediyor: Türkiye'deki 17 milyona dayanmış olan emeklilerimizin Kurban ve Ramazan Bayramı'nda 2 biner lira daha fazla emekli ikramiyesi almasına tekabül etmekte. Böylesi bir rakamla bir kaynak yaratıyorsunuz fakat diyorsunuz ki: "Emekliye kaynak yok."
Ya, bir de şunun üzerinde anlaşmamız lazım: Bakın, bu İşsizlik Sigortası Fonu yani işsizler dışında, işsiz kalmış insanlar dışında neredeyse herkese kullandırılıyor, böyle bir yapı var. Biz bunu yıllardan beri söylüyoruz, itiraz ediyoruz. İktidar ne zaman zora düşse aklına ilk kaynak olarak İşsizlik Fonu geliyor ne yazık ki.
Madde 11'e baktığımız zaman "Tüm kamu kuruluşlarının ihtiyaç fazlası -ne demekse bu ihtiyaç fazlası- bina, arsaları ve benzeri gayrimenkullerin Özelleştirme İdaresi tarafından satılması..." Niye Özelleştirme İdaresi satıyor, o da ayrı bir tartışma konusu, maddeye geldiğimiz zaman konuşacağız. Bu ihtiyaç fazlası taşınmazlar tespit edilmiş, 5 milyon 500 bin metrekare ve bu özelleştirmeden elde edilecek olan gelir de 35 milyar lira ile 45 milyar arasında değişecek. 35 milyar, 45 milyar lira gelir, kaynak; ancak iş, emekliye geldiği zaman biz "Kaynak yok." diyeceğiz.
Bakın, bu sene 100 milyar lira kamu-özel iş birliği projelerine; işte bu otoyollara, köprülere para aktarılacak. 136 milyar lira ise şehir hastanelerine para harcanacak. 236 milyar lira yandaş şirketlere para aktarılacak ve bu şirketler de vergi vermiyorlar işin tuhafı. Yani iş, bu yandaş şirketlere kaynak dağıtmaya geldiği zaman biz çok bonkörüz, zengin bir devletiz ama 20 bin lira emekli maaşıyla geçinmek zorunda kalan emekliye geldiği zaman, nedense kaynak olmuyor.
Öyle bir şey var ki, 2,7 trilyon lira faiz ödemesi yapılacak. KÖİ projeleri, şehir hastaneleri, bunların hepsi birer tane kara delik. Bunları yamamak için her zaman kaynak bulunuyor ama iş, emekliye geldiği zaman kaynak yok.
Tekstilbank batmış, konfeksiyon sektörü batmış, 400 bin insan işsiz kalmış; akla ilk gelen, İşsizlik Fonu oluyor, oradan kaynak aktarılıyor ama emeklilere gene kaynak yok.
Ya, ekim ayında biz burada adına "Deli Dumrul yasası" demiştik. Ya, Türkiye'deki emlakçılardan, galericilerden kuyumculardan, hastanelerden, polikliniklerden, veterinerlerden, neredeyse herkesten "harç" adı altında milyarlarca liralık haraç alınıyor. Yani o kadar ustasınız ki esasında kaynak yaratma konusunda hiç zorlanmıyorsunuz fakat bu kaynakların emeklilere aktarılması konusunda nedense çok zorlanmaktasınız.
Şimdi, öyle bir duruma geldik ki, 185 milyar liralık özelleştirme geliri öngörülmekte. Ne yapılacak? Devletin işletmekte olduğu otoyollar ve köprüler özelleştirilecek. Neden özelleştirmek zorunda kalıyoruz bunu? Çünkü kamu-özel iş birliğiyle yapılan köprülerin ve otoyolların parasını ödemek için biz o hâle gelmişiz ki, işletmekte olduğumuz otoyol ve köprüleri özelleştirmek zorunda kalıyoruz yani geldiğimiz nokta bu.
Şimdi, bu, 2018 yılında verilmeye başlandı bin liralık bayram ikramiyesi emeklilerimize. Esasında, 2015 seçimlerinde söz vermişti iş ciddiye binince Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı fakat üç yıl boyunca bu ikramiyeyi vermedi. Ne zaman vermek aklına geldi? Seçim zamanı, 2018'de. 2018'de bin lira, 2019'da bin lira, 2020'de bin lira, 2021'de 1.100 lira, 2022'de 1.100 lira, hiç artış yok. Ne zaman ki 2023 yılında seçim var, bayram ikramiyesi 2 bin liraya çıkıyor, iki katına çıkıyor. 2024'te 3 bin lira, 2025'te 4 bin lira. Bu sene seçim yok, bayram ikramiyesine herhangi bir zam yok. Ne zaman gelecek? Büyük ihtimalle önümüzdeki yıl erken seçim yapmayı düşünüyorsunuz. Yani emekliler yılda 2 defa olsun akıllarınıza gelmek istiyor "2 defa, 2 bayramda hatırlayın." diyor. Siz onları ancak beş senede 1, seçimden seçime hatırlıyorsunuz.
Şimdi, burada 17'nci madde var. Bu 17'nci maddede de... Biliyorsunuz, büyük bir deprem felaketi geçirdik ve deprem evleri teslim edilmeye başlandı. Buradaki etki raporuna, analiz raporuna baktığımız zaman, şu ana kadar 314 bin tane köy evi hariç konut teslim edilmiş ve bu insanlar iki yıl geri ödemesiz, on sekiz yıl taksitle ödeyecekler. Taksitler ne kadar? Bir evin maliyeti 1 milyon 890 bin liraymış. Bunları kaç taksitle ödeyecekler? 8.750 liralık taksitlerle ödeyecekler ve siz diyorsunuz ki: "Bunu böyle yapmayalım. Siz bize peşin olarak bu parayı verin, biz de size, depremzedelere yüzde 78'lik bir indirim yapacağız."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Şimdi, bu teklif hiç gelmemiş olsa iki yıl geri ödemesiz, on sekiz yıl taksit dediğimiz zaman bütçeye girecek olan para 33 milyar lira arkadaşlar, bütçeye girecek olan para 33 milyar lira. Bugünkü bütçenin on binde 17'si, binde 1,7'si. 2028 yılında bütçe, zannedersem, 23-24 trilyon lira olacak yani yüz binde 1'lere denk gelecek bu rakam ve biz, hatırlıyorsanız, depremden sonra şunu demiştik: "Bir konut için depremzedelere bedelsiz verilsin. Bu konutlar bedelsiz olarak inşa edilsin ve depremzedelere verilsin." Şimdi, yıllık gelecek olan para 33 milyar lira arkadaşlar. Yani bu teklif hiç gelmemiş olsaydı, iki yıl ödemesiz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Yani devletin bütçesinin on binde 1'i, yüz binde 1'i. Yani 2030 yılında bu 33 milyar lirayı almasak ne olur? 2040 yılında 33 milyar lirayı almasak ne olur? Depremzedelerden bu parayı almasak bütçede herhangi bir zafiyet olur mu?
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Teşekkür ediyorum.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Olmaz. Dediğimiz şey doğruydu, biz haklıydık. Türkiye Cumhuriyeti devleti buradaki depremzedelerine ücretsiz bir şekilde bu evleri yapacak kudrete sahiptir demiştik. Bugün geldiğimiz noktada, bu rakamlara baktığımız zaman bu konutlar ücretsiz verilebilir.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Erdem, buyurun.
HÜSEYİN ALTINSOY (Aksaray) - Cavit Arı cebinden mi...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Sen de cebinden vermiyorsun. Sonuç itibarıyla, depremzedelerden toplanan vergilerle bu finanse edildi bugüne kadar.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Bakırlıoğlu...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Türkiye Cumhuriyeti bunu verebilirdi, ne yazık ki vermediniz. Şimdi peşin peşin almaya çalışıyorsunuz.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Bakırlıoğlu...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Kanunlar, kurallar ne ise o yapılacaktır, merak etmeyin.
Sayın Erdem, buyurun.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Şimdi diyorum ki: Bir kanun teklifi verelim.