KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN FUAT OKTAY - Dışişleri Komisyonumuzun çok değerli üyeleri, değerli Bakan Yardımcılarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımızın çok değerli temsilcileri, basınımızın değerli temsilcileri, değerli katılımcılar; Dışişleri Komisyonunun 28'inci Yasama Döneminin 21'inci Toplantısını açıyorum.

Toplantı yeter sayımız vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Yine, her zaman olduğu gibi, müsaadelerinizle, gündeme geçmeden önce sizlerle birkaç hususu paylaşmak istiyorum. Sözlerime başlarken Dünya Kupası'na katılma hakkını kazanan Millî Futbol Takımı'mızı Komisyonumuz adına yürekten kutluyorum. Sporcularımıza inancımız tamdır, milletçe kenetlendik ve kupa bekliyoruz.

Tabii, gündemimize geçmeden önce değerlendirmemiz gereken ne yazık ki yine devam eden birçok olay var çevremizde ve aynı zamanda da bir önceki toplantıdan bugüne kadarki geçen süredeki faaliyetlerle ilgili de kısa bir bilgilendirmede de bulunmayı arzu ediyorum.

Ülkemizin etrafındaki ateş çemberi ne yazık ki giderek genişlemekte. İsrail ve ABD'nin mart ayının başında İran'a saldırmasıyla başlayan savaş Irak, Lübnan ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. Diğer taraftan, Hürmüz Boğazı'nda başta enerji olmak üzere ticaret ve ulaşım koridorları kapanmış, enerji fiyatları yükselmiş, aslında bir anlamda da sürekli dalgalanan istikrarsız bir ortama sürüklenmiş ve küresel ekonomi de son derece olumsuz etkilenmiştir. Savaş, İsrail'in savaşı olmasına rağmen başta bölge ülkeleri olmak üzere ne yazık ki bedelini tüm dünya ödemektedir. İsrail ve ABD'nin İran'a karşı başlattıkları saldırıların hukuki bir meşruiyeti yoktur. Barışçıl bir çözüm bulunmasına yönelik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilen bu saldırılar yalnızca bölgesel barışı değil, aynı zamanda uluslararası hukuku ve diplomasiyi de ağır biçimde yaralamıştır. İran'ın kendisini İsrail ve ABD'ye karşı savunma hakkı bulunmaktadır ancak komşu ülkelere yönelik saldırılarda bulunması, bu ülkelerde sivil yerleşimleri ve altyapı tesislerini hedef alması doğru değildir. Bu strateji İsrail'in arzu ettiği Körfez ülkelerinin İran'a karşı birleşerek İsrail tarafında savaşa dâhil olmalarına hizmet edecektir. Benzer şekilde ABD ve İsrail'in İran'da sivil halkın hayatını sürdürmesi için elzem olan elektrik, su arıtma tesisleri gibi sivil altyapı tesislerini vurması yanlıştır, uluslararası hukuka aykırıdır. Uluslararası düzenin neredeyse yok olduğu bir dönemde sadece güçlünün haklı olduğu bir yapıdan, bir sistemden uluslararası hukuka herkesin uymak durumunda olduğu adaletli bir düzene geçişe ihtiyaç vardır. Öte yandan, İran'dan ateşlendiği belirlenen füzelerin hava sahamızı ihlal etmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Ülkemizin egemenlik alanlarına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tedbirler kararlılıkla ve tereddütsüz bir şekilde Hükûmetimizce, devletimizce alınmıştır, alınmaktadır. Türkiye olarak temel hedefimiz bu savaşın bir an önce sona ermesidir. Bu doğrultuda ülkemiz bazı dost ülkelerle birlikte yoğun bir diplomatik çaba ortaya koymaktadır. İran'daki gelişmelere ilişkin olarak bugün Dışişleri Bakan Yardımcımız Sayın Musa Kulaklıkaya tarafından detaylı bir sunum yapılacaktır. Bu sunumla bir yandan Komisyonumuzun bilgilendirilmesi, diğer yandan da Komisyon üyelerimizin değerli görüş ve katkılarının Dışişleri Bakanlığımıza iletilmesi amaçlanmaktadır. İran'da bu gelişmeler yaşanırken İsrail'in Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırılarının da sürdüğü, Lübnan'da Litani Nehri'nin güneyini işgal etme girişimi içinde olduğunu görmekteyiz. Buna ilaveten İsrail'in Kudüs ve Batı Şeria'daki saldırı ve işgal girişimleri de devam etmektedir. Mescid-i Aksa'nın ibadete kapalı olması ve ilk defa bir bayram namazının kılınmasına izin verilmemesi hiçbir şekilde kabul edilemez, Batı ülkeleri de bu duruma sessiz kalmamalıdır. İsrail'in uluslararası hukuka ve tüm değerlere aykırı bu tutumu sadece Müslümanlara karşı değil, işgali altında bulunan bölgelerdeki Hristiyanlar için de geçerlidir. İsrail'in Gazze'de yol açtığı insanlık dışı dram devam etmektedir. İran'daki savaşın ön plana çıkması nedeniyle Gazze gündemden düşmemelidir. Öte yandan, Suriye'deki gelişmeler de ülkemiz ve bölgemiz açısından önemini korumaktadır. Temennimiz istikrarın muhafaza edilmesi ve 911 kilometre sınırı paylaştığımız Suriye'nin bir an önce huzur ve refaha kavuşmasıdır. İsrail'in saldırıları, yeni işgal girişimleri ve SDG'yle ile ilgili hususlar başta olmak üzere Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Değerli Komisyon üyeleri, ülkemizin kuzeyinde devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı da ne yazık ki bütün şiddetiyle sürmektedir. Bu konuda da tüm gelişmeleri yakından izliyor, Karadeniz'de, özellikle ekonomik bölgemizde deniz ticaretine yönelik saldırıların yaşanmaması için tüm tarafları uyarıyoruz. Bunun yanında Türkiye olarak başta İstanbul süreci olmak üzere savaşın sona erdirilmesine yönelik her türlü diplomatik çabaya destek vermeyi sürdürüyoruz.

Değerli arkadaşlar, savaş kaynaklı Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığı bahane ederek Netanyahu'nun Körfez petrol ve doğalgazını Kızıldeniz ve İsrail limanları üzerinden Akdeniz'e taşınması yönündeki önerisiyle Gazze'de yaşanan işgal ve katliamlar, İran ve Körfez'e yönelik saldırılar bir arada değerlendirilmelidir. Buradaki amaç enerji ve ticaret yollarının İsrail üzerinden uluslararası pazarlara açılmasıdır. Körfez ve bölge ülkeleri asla böyle bir oyuna gelmemelidir.

İkinci husus nükleer silahlarla ilgili. Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran'a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail'in 1960'lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir. Savaşan taraflarca, biraz önce ifade ettiğimiz şekilde su arıtma tesislerine, elektrik santrallerine ve her türlü sivil altyapıya yönelik saldırılar her kimden gelirse gelsin uluslararası hukuka ve evrensel insani değerlere aykırıdır. Bu tehdidi savuran ve fiili saldırılarda bulunan her kim olursa olsun bu savaş suçudur.

Son husus da yine kapsayıcı, katılımcı, en güçlünün de uluslararası hukuka uymak durumunda kalacağı, adalet ve istikrarın tesis edildiği, çifte standardı olmayan ve herkes için eşit muamele edebilen yeni bir dünya düzenine olan ihtiyaç çok daha aşikâr hâle gelmiştir.

Değerli komisyon üyeleri, değerli katılımcılar; her zaman ifade ettiğimiz üzere böylesi bir ortamda ülkemizin hem içeride hem dışarıda güçlü olması büyük önem taşımaktadır. Bu anlayışla Komisyon olarak birlik ve dayanışma içerisinde ikili ve çok taraflı parlamenter diplomasi faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu çerçevede 9-14 Şubat 2026 tarihleri arasında yani İran'a yönelik saldırılar başlamadan yaklaşık iki hafta önce Komisyon olarak yine ABD'nin başkenti Washington'ı ziyaret ettik ve Kongrenin iki kanadı olan Senato ile Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonlarının Başkanları ve Cumhuriyetçi ve Demokrat üyelerle de ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdik. Temaslarımızda iki ülke liderleri ve Hükûmetleri arasında gelişen olumlu diyaloğun sonucunda oluşan pozitif gündemin kongreye de yansıtılması gerektiğini görüştük, Türk dış politikasının temel ilkeleri olan ülkelerin toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine saygı temelinde Türkiye ile ABD arasında iş birliğinin artırılmasının hem iki ülkenin hem de bölge ülkelerinin yararına olacağını karşılıklı değerlendirmelerimizle de müşahede ettik. NATO üyesi ülkeler arasında savunma sanayisine ilişkin yaptırımların aslında hiç olmaması gerektiğini vurguladık. Bu alanda Türkiye'ye yönelik kongredeki kısıtlamaların bir an önce kaldırılması beklentimizi dile getirerek bu hususta nasıl bir yol haritası izlenebileceğini hep birlikte istişare ettik. Tüm bu hususlar da, parlamentolar arası diyaloğun geliştirilmesinin önemli olduğu hususunda da mutabık kaldık. Ziyaretimiz vesilesiyle Washington'da önemli düşünce kuruluşlarından yoğun katılımın olduğu bir toplantıya iştirak ettik. Ayrıca yine Washington'daki Türk toplumu temsilcileriyle bir araya gelme imkânı bulduk, bunun yanı sıra Georgetown Üniversitesi'nde de Amerikalı ve uluslararası öğrenci ve öğretim üyeleriyle buluşarak bir dış politika söyleşisi gerçekleştirdik. Yaptığımız tüm temaslarda ülkemize yönelik ilginin arttığını ve yaklaşımların daha olumlu bir çizgiye geldiğini müşahede ettik. Meclisimiz ile Kongre arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için önemli bir potansiyelin olduğunu gördük. Her iki tarafta da partilerüstü bir yaklaşımın bu potansiyelin gerçekleşmesinde önemli rol oynayacağını değerlendirmekteyiz. 24 Şubat 2026 tarihinde ise Bakü'de düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 10'uncu Dışişleri Komisyonları toplantısına katılarak başta ulaştırma, enerji ve ticaret olmak üzere üçlü iş birliğimizin geliştirilmesi konularını ele aldık. Bölgesel ve küresel gelişmeleri karşılıklı değerlendirme fırsatı bulduk. Azerbaycan ziyaretimiz kapsamında Bakü'de eğitim öğretim faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdüren Bakü Türk Anadolu lisesi ile Azerbaycan Uluslararası Maarif Okulları Gençlik Kampüsünü de Komisyon olarak ziyaret ettik, öğretmen ve öğrencilerimizle bir araya gelerek samimi bir ortamda hasbihâl etme fırsatı bulduk. Hocalı Katliamı'nın yıl dönümü dolayısıyla katliamın tanıklarıyla bir araya geldik, şehitlerimizi yâd ettik. Ümit ediyoruz bu tür katliamlar bir daha yaşanmaz. Son toplantımızdan bu yana ayrıca İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Sayın Francina Armengol Socias'la 26 Ocak 2026 tarihinde Komisyon olarak görüştük, görüşmemizde Türkiye ile ispanya arasındaki yakın ilişkilerin yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri ile Filistin ve İran'daki gelişmeler gibi küresel siyasetin gündeminde yer alan konuları değerlendirdik, benzer görüşleri paylaştığımızı müşahede ettik. Bu dönemde Ankara'da görev yapan yabancı büyükelçilerden Almanya, Maldivler ve Sudan Büyükelçileriyle sırasıyla 4, 12 ve 19 Mart 2026 tarihlerinde görüşmeler gerçekleştirdik. Ülkemizi ilgilendiren konularda ve bölgesel gelişmelere dair fikir teatisinde bulunduk.

Değerli Komisyon üyeleri, bugünkü toplantıda müzakere edilmesi öngörülen 6 teklif dışında Komisyonumuzda esas komisyon olarak görüşülmeyi bekleyen toplam 25 teklif bulunmaktadır. Komisyonumuzda kabul edilmiş olup Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu gündeminde yer alan teklif sayısı ise 113'tür. Bu tekliflerin bir an önce Genel Kurulda görüşülerek kanunlaşması büyük önem taşımaktadır. Çifte vergilendirmenin engellenmesi, yatırımların teşviki, suçluların iadesi, güvenlik iş birliği gibi vatandaşlarımıza hak ve kolaylıklar sağlayan ve ülkemizin menfaatine hükümler içeren bu teklifler içinde bulunduğumuz 28'inci Yasama Döneminde Genel Kuruldan geçmemesi hâlinde kadük hâle gelecek ve yine büyük bir emek zayi olacaktır. Bu durumu siyasi parti gruplarının dikkatine sunuyor ve tüm grupların Genel Kurul gündeminde bekleyen 113 yasa teklifinin bir an önce kanunlaştırılması için gerekli gayreti göstermelerini Komisyon olarak bir kez daha önemle rica ediyoruz.

Teşekkür ediyorum.

Evet, basınımızı dışarıya davet edebiliriz, basın mensuplarımıza ben bir kez daha teşekkür ediyorum.

Şimdi gündeme geçiyoruz.

Bugünkü gündemimizin 2'nci sırasında uygun bulma kanun teklifleri kapsamında toplam 6 teklifin görüşülmesi yer almaktadır.

Gündemimizin 3'üncü sırasında Yurtdışı Türkler ve Akrabalar Toplulukları Alt Komisyonu Başkanı Sayın SEDA Gören'in yine alt komisyon faaliyetleriyle ilgili Komisyonumuzu bilgilendirmesiyle alakalı bir brifingi yer alacak.

Gündemimizdeki son husus ise Dışişleri Bakanlığımız tarafından yine Bakan Yardımcılarımızın ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaş ve bölgesel etkileri hakkındaki Komisyonumuzu bilgilendirmeleri olacaktır.

Gündem bilgisi ve teklif metinleri 26/3/2026 perşembe günü TBMM uzantılı e-posta adreslerinize de gönderilmiş, ayrıca ellerinde dağıtılmıştır.

1-İstanbul Milletvekili Sayın Numan Kurtulmuş'un 2/2994 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Askerî Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi (2/2994)(*)

BAŞKAN FUAT OKTAY - Uygun bulma kanun tekliflerinin 1'inci sırasında, İstanbul Milletvekili Sayın Numan Kurtulmuş'un 2/2994 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Askerî Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi bulunmaktadır.

İstanbul Milletvekili Sayın Kurtulmuş tarafından 11/3/2025 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan teklif aynı tarihte esas komisyon olarak Dışişleri Komisyonuna, tali komisyon olarak Millî Savunma Komisyonuna havale edilmiştir.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçiyoruz.

Teklif hakkında Komisyonumuzu bilgilendirmek üzere sözü Dışişleri Bakan Yardımcımız sayın Mehmet Kemal Bozay'a veriyorum.

Buyurun sayın Bozay.