KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Komisyonumuzun değerli üyeleri, kıymetli katılımcılar, değerli basın mensupları, çok kıymetli akademisyenlerimiz, Çocukların Suça Sürüklenmesine Yol Açan Nedenlerin Tüm Boyutlarıyla İncelenerek Koruyucu ve Önleyici Mekanizmalar Geliştirilmesi ile Çocukların Toplumsal Yaşama Etkin Katılımlarının Sağlanması İçin Yapılması Gerekenlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun 20'nci toplantısı için bir aradayız.

Toplantı yeter sayımız vardır, toplantımızı açıyorum.

Sayın Komisyon üyelerimiz, değerli basın mensupları; kıymetli akademisyenlerimiz ve uzmanlarımız; bugün Komisyonumuzun çalışmaları açısından son derece önemli bir toplantı gerçekleştireceğiz. Çalışma sürecimizin başından itibaren altını özellikle çizdiğimiz bir husus vardı; bu meseleye yalnızca gözlem ve kanaatle değil; bilimsel, sistematik ve kanıta dayalı bir yaklaşımla eğilmek. Bu anlayışı sadece bir ilke olarak ifade etmekle kalmadık, Komisyon çalışmalarımızın metodolojisini de bu doğrultuda şekillendirdik. Saha ziyaretlerimiz, paydaş görüşmelerimiz ve dinlediğimiz tüm tarafların katkılarıyla birlikte bugün sunulacak olan ve Komisyon uzmanlarımız ile değerli akademisyenlerimizin eliyle yürütülen saha araştırmamız, bu yaklaşımın en somut, en güçlü çıktılarından birini oluşturmaktadır.

Kıymetli Komisyon üyeleri, çocuk hükümlü tutuklu profil araştırması çok kısa bir zaman içinde son derece titiz ve bilimsel bir yöntemle hazırlanmıştır. Araştırmanın kapsamına baktığımızda, çocukların yalnızca işledikleri suçlar değil, aynı zamanda sosyodemografik özelliklerinden aile yapısına, eğitim durumlarından madde kullanımına, psikolojik durumlarından sosyal çevre ilişkilerine kadar çok boyutlu bir analiz ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu yönüyle çalışma, suça sürüklenme meselesini tek bir nedene indirgemeyen, aksine çok katmanlı ve bütüncül bir perspektifle ele alan son derece kıymetli bir veri seti sunmaktadır. Ayrıca metodolojik açıdan da güçlü bir çalışmayla karşı karşıyayız. Türkiye genelinde farklı kurumları kapsayan yetmiş kurumdan elde edilen geniş bir veri havuzu içerisinden bilimsel örnekleme yöntemleriyle seçilen yüzlerce çocuk üzerinden analiz yapılması, bu çalışmanın güvenilirliğini ve temsil gücünü artırmaktadır.

Kıymetli Komisyon üyelerimiz, Kıymetli Hocalarım birazdan sunumlarında çok detaylı bilgiler paylaşacaklar ancak ben de bu Komisyonda daha önce görüşülen ve gözlemlenen bazı hususların yaptığımız saha çalışmasıyla güçlü bir şekilde doğrulandığını belirtmek isterim. Araştırmamıza göre çocukların çok büyük bir kısmını işlediği suçların yüzde 93,7'si büyük bir yüzdeyle adli nitelikte olması, suç tiplerinin dağılımı konusunda önemli bir çerçeve sunmaktadır. Çocukların önemli bir bölümünün 15-17 yaş grubunda yoğunlaştığı görülmektedir. Yaklaşık yarısının ailesinde veya çevresinde madde kullanımıyla karşılaşılmış olması yüzde 43,8 gibi bir oranla; duygusal olarak çocukların önemli bir bölümünün kendini öfkeli, üzgün ve yalnız hissetmesi, daha da dikkat çekici olarak çocukların yarısından fazlasının okulu bırakmış olması yüzde 51,1 gibi bir oranla, eğitim ile suça sürüklenme arasında güçlü ilişkiyi açıkça ortaya koymaktadır.

Kıymetli arkadaşlar, özellikle vurgulamak isterim ki bu çalışma, Komisyonumuz açısından sadece bir veri seti değil, aynı zamanda doğru politika üretiminin de bir aracı, anahtarıdır. Bugün burada sunulacak olan araştırma, hükümlü ve tutuklu çocukların profiline dair kapsamlı bir fotoğraf sunmakta ve Komisyonumuzun hazırlayacağı sonuç ve öneriler bölümüne güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Bu çalışma sayesinde risk faktörlerini daha net görebileceğiz, önleyici mekanizmaları ve önerilerimizi daha doğru kurgulayabileceğiz, kurumlar arası iş birliği alanlarını daha somutlaştırabileceğiz ve en önemlisi çocukları suça sürüklenmeden önce koruyacak politikaları daha sağlam bir temele oturtabileceğiz.

Yine bu noktada özellikle ifade etmek isterim ki bu değerli çalışmanın ortaya çıkmasında çok büyük bir emek, titizlik ve bilimsel hassasiyet bulunmaktadır. Başta değerli akademisyenlerimiz, Profesör Doktor Toker Ergüder, Betül Ulukol, Erdoğan Asar, Hatice Aygar, Esra Çetinöz, Nilüfer Koçtürk, Miraç Gönültaş, Zeki Karataş, Osman Küçükkelepçe, Gülsüm Öztürk Emiral ve Adalet Bakanlığından Eda Soğukpınar ve Tahsin Kara ve adını burada tek tek sayamadığımız tüm uzmanlarımızla saha uygulamasında görev alan bütün personelimize, çalışmalara destek olan Adalet Bakanlığına gönülden teşekkür ediyorum. Kendileri çok kısa bir süre içerisinde hem bilimsel derinliği yüksek hem de politika üretimine doğrudan katkı sunabilecek son derece kıymetli bir çalışma ortaya koymuşlardır.

Sözlerime son verirken bugünkü sunumun Komisyon çalışmalarımıza ışık tutmasını, daha güçlü ve etkili öneriler geliştirmemize katkı sağlamasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli hocalarım, söz sizde.