KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Kaldığımız yerden devam edelim. 20'nci toplantının ikinci oturumuna kaldığımız yerden devam ediyoruz. Birinci oturumda meydana gelen yanlış anlamayı biz arada izale ettik, şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

Kıymetli Hocam, en son aslında bir söz talebi vardı ama ben ondan önce size şunu sormaya çalışıyordum: Şimdi, siz burada bir kantitatif veri setini de daha önce sundunuz, sonra da aslında biraz kalitatif bir soru çünkü ucu açık soru. Bazıları hani mesela diyor ya "Aile faktörü yüzde 4." demiş mesela kendisini ifade ederken ama mesela görüyoruz ki o istatistiki veride aslında aile faktörü çok daha yoğun bir şekilde, suçla anlamlı bir şekilde çıkıyor. Sizce burada yani çocuğun algısı bozuk değil mi? Hani kendisini suça itekleyen faktörle ilgili algısı bu. Aslında yani biraz subjektif onun açısından, aslında belki başka faktörler de onu suça itti ama onun kendi algısı bu yönde, bize nitel verinin verdiği bu. Bence çok kıymetli verilere ulaştık, ben çok çok teşekkür ediyorum.

Şimdi, sorulara geçmeden önce bir iki uzman arkadaşımız, bu konuda çalışan arkadaşımız söz söz almak istemişti ama bana gelen bilgilerden biri de onu daha sonra söyleyeyim yani bir şeyi düzeltmek adına söyleyeyim: Bu Komisyon çocuk haklarını daha savunmak, en samimi bir şekilde savunmak ve daha ileriye taşımak ve bütün çocuklarımızı korumak adına kurulmuş ve bilimsel çerçevede çalışmaya çalışan bir komisyondur. Bu dövme meselesiyle kimseyi etiketlemek gibi bir niyeti asla olamaz Komisyonun. Kaldı ki bizim Hükûmetimiz, iktidarımız şekille ilgili bir sürü şeyi kaldırmıştır yani ayrımcılığı. Okullarda vesaire yani insanları böyle gruplandıran, işte sınıflandıran, etiketleyen, işte bu sakallı böyledir, bu başörtülü böyledir, şu şalvarlı böyledir, bu mini etekli böyledir bunlara kesinlikle hiçbir şekilde tahammülümüz yok. Şöyle bir yönü var: Dövme psikolojik yönden öz yaralanmanın göstergesi olabiliyor özellikle travma mağdurlarında çünkü yaşadıkları acıyı unutmamak için yaptıranlar var. Psikoloji araştırmalarında da uluslararası literatürde de sıkça karşılaştığımız bir iş. Zaten bu bilimsel çalışmanın etik onayı da alınmış. Tabii ki yani biz gidip kafamıza göre kendimiz yoksa biz de bilirdik gidip orada anket yapmayı. Bilimsel bir çalışma olarak etik onayını da alma merhalesini başarıyla ve bütün prosedürlere uyarak geçmiştir, o konuda herkes lütfen müsterih olsun.

Şimdi, uzmanlarımızdan söz almak isteyenler vardı, onlara söz verelim. Yani daha doğrusu uzmanlarımızdan değil de bilimsel çalışmada görev alıp da katkı sunmak isteyen Esra Hanım vardı zannediyorum, Esra Hanım söz alma talebiniz devam ediyor mu? Tamam, bunu o zaman aştık gibi görünüyor.

Ayşe Böhürler Vekilimize uzatalım mikrofonu.

Buyurun lütfen.