KOMİSYON KONUŞMASI

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Arkadaşlar, sahadan değilsiniz. Sahadan olmayınca bekara hanım boşamak kolay.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Bu, büyük bir iddia, sahada olup olmadığımızı...

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Evet. Ben dokuz yıl bakımevi işlettim.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Ben psikoloğum Sayın Vekilim.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ben de çocuk hekimiyim, eşim çocuk psikiyatrisi, kızım çocuk psikiyatrisi, öbür kızım da erişkin psikiyatrisi. Bir ailesindeyim.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Mesleki bilgilerden bahsedeceksek ben size bir sürü başvuruyu getiririm.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ben sizi gayet dinledim.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Doğrudan hedef alarak söylüyorsunuz ben cevap verme hakkımı...

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hayır, sen cevap verdin, ben seni hedef almadım, sen kendi kendine cevap verdin.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - "Bilmiyorsunuz." diyorsunuz, "Alandan değilsiniz." diyorsunuz.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Herkes için, herkese söylüyorum. Ya, bir dinlemeyi öğren önce!

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Sayın Vekilim...

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Bir dinlemeyi öğrenir misin?

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Ses tonunu alçaltır mısınız, biraz üslubunuza dikkat eder misiniz, öncelikle üslubunuza dikkat edin, uyarı tarzınızı değiştirin.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Dinlemeyi öğren!

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Siz konuşmanızı bitirin. Siz de lütfen müdahale etmeyin.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Arkadaşlar, dokuz yıl bakımevi işlettim ben, hem de palyatif bakım merkezi.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Arkadaşlar, bunu konuşmamıza gerek yok. Birlikte bir konuyu konuşabilme durumundayız, konuşabilecek durumdayız, hepimiz vekiliz.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - "Sahada değilsiniz." ne demek Sayın Başkan?

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Tamam.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ya, bu işte çalışmadınız demek istiyorum.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Sizin de çalıştığınızı biliyoruz.

Buyurun, lütfen sözünüzü...

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkan, bu küçümseyen ifadeler konusunda uyarı yapın lütfen, doğru değil.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Gülşen Hanım, buyurun devam edin. Arkadaşlar, müdahale etmeyin Gülşen Hanım'ı dinleyelim, sonra eleştirilerinizi söylersiniz.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hayır. Arkadaşlar, sahada olmak, o hastalarla bire bir olmak farklı bir şey.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Eleştiri ayrı ama küçümseme ayrı bir şey.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hayır, küçümseme falan yok. Burada sahada olduğumu...

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - "Ben bilirim." falan.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Gülşen Hanım, buyurun devam edin. Bu konuyu kapatalım.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ben dokuz yıl bakımevi işletimi... Lütfen dinlerseniz niye öyle söylediğimi anlayacaksınız, bir dinleyin.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Sabır gösterelim arkadaşlar.

Buyurunuz.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Dokuz yıl bakımevi işlettim, o bakımevindeki hastaların hepsi de palyatif bakımda. Yani trakeostomili, pekli, ağır alzaymır, demans. Bu insanların güvenliğini nasıl koruyacaktık eğer kamera olmasaydı? Benim hastalarımın ve odalarımın hepsinde kamera vardı ve hepsinde IP numarası veriyorum ki aileler de odalarını, kendi odalarını görüyordu, hepsini de onam alarak izin aldık. Bir tane bile itiraz eden olmadı çünkü hasta güvenliği, kişi güvenliği her şeyden önemli. Mesela bir olay oldu, hastanın sabah muayenesinde elinde bir kızarıklık gördü hemen kameralara bakıyorduk, bu hasta kendi yatağına mı vurdu, yoksa bir hasta bakıcı mı sert davrandığı, bir hemşire mi sert davrandı? Ya da bir hasta başka odadan gelip müdahale mi etti? O kadar net görülüyor ki. Mesela bugün sabah bir sosyal medyaya haber düştü, Diyarbakır'daki sosyal çocuk şeyinde bir taciz vakası. Yani taciz vakalarını bu çocuklar, savunmasız çocuklar kendilerini savunamazlar, şikâyet edemezler zaten travmaya sahip çocuklar. Bunların nasıl kendilerini müdafaa etmesini ve korumasını veya şikâyet etmesini beklersiniz. Bu, en önemli güvenlik meselesi. Yani şu maddenin geçmesi için milletvekili olduğuma şükrediyorum ki böyle bir maddeyi... Özellikle özel sektörü bilmiyorsunuz, özel sektörde şikâyet makamı diye bir şey yok. O kadar kol kırılır yen içinde kalır ki kimse "Ben taciz yapacağım hadi gelin de şahit olun bana." demez o çocuğun tacize veya şiddete uğradığını nasıl ispat edeceğiz? Şimdi, Diyarbakır'da personel görevden uzaklaştırılmış ve denetleme başlamış. Nasıl ispat edecekler kamera olmadan?

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Sayın Başkan, aslında biz çocuk bakım merkezlerinden bahsediyoruz, hasta bakımevlerinden değil, hastalardan bahsediyorsun sen.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Bir saniye bitirsin.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hayır, çocuk bakım merkezinde olmuş, yeni bir olay. Hayır, çocuk bakım merkezinde olmuş, yeni bir olay.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Siz cevap vermeyin lütfen.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Zaten sizi muhatap aldım Sayın Başkan, kendisini değil.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Bugün sosyal medyaya düşen çocuk sevgi evleri, çocuk bakımevlerinde olan bir olay ve çocuk taciz diye bir personel görevden uzaklaşmış, nasıl ispat edeceğiz biz güvenlik kameramız olmasa? Bu çocuklar kendilerini savunamaz, kendilerini şikâyet edemez, kendilerini koruyamaz. Bu bir güvenlik meselesi arkadaşlar, bir vicdan meselesi gerçekten. Yani Allah'a bin şükür ediyorum böyle bir madde geldiği için. Özellikle özel sektörü kontrol etmemiz için çok önemli.

Teşekkür ederim.