| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 05 .05.2026 |
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Teşekkür ederim Başkanım.
Çok değerli Başkanımız, milletvekillerimiz, Merkez Bankası Başkanımız, değerli bürokratlar ve basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, tabii ki Merkez Bankasının görevine baktığın zaman öncelikle fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonla mücadele etmek. Tabii, enflasyon insanların fakirleşmesine ve birtakım insanların da zenginleşmesine vesile oluyor veya haksız kazanç oluşturuyor. Enflasyon Türkiye'nin uzun süreden beri bir problemi yani yeni bir problemi değil. Tabii, geçmiş dönemlere baktığımız zaman, 1991 seçimlerinde rahmetli Demirel diyor ki: "Ben iktidara gelirsem enflasyonu düşüreceğim ve burada önemli olan problemleri gidereceğim ve gerekli tedbirleri alacağım; vatandaş da buna inanacak ve enflasyon düşecek." 1991 yılında enflasyon yüzde 66, 1992'de yüzde 70, 1993'te yüzde 71, 1994'te 94 krizi çıkıyor ve enflasyon yüzde 125. Yani bu enflasyonu herkes düşürmeyi planlıyor ama öyle kolay da düşmüyor. Neden kaynaklanıyor bu enflasyon? Şimdi, bakıyorum ben, tabii ki buradaki esas mesele, dolar kuru veya döviz kuruyla baş edemememiz mi, cari açığımız mı? 1960'ta 1 dolar 4,73 lira, 1975'te 6 TL, 1980'de 65 TL, 1990'da 2.500 TL, 1995'te 44 bin TL, 2000'de 612 bin TL, 2003'te 1 milyon 500 bin TL. Sonra, AK PARTİ iktidara geldikten sonra 6 sıfır da atıldıktan sonra dolar kuru 2005'te 1,3; 2010'da 1,5; 2013'te 1,8. Yani dışarıdan para girdiği zaman problem yok, eğer dışarıdan para girmezse ve dövize talep olduğu müddetçe, döviz çıktığı müddetçe sizin enflasyonla mücadele etmeniz çok mümkün değil. Hadi eski dönemlerde, diyelim ki 80'den önceki dönemlerde bütçenin neredeyse yüzde 50'si açıkmış ve dolayısıyla da borçlanılıyormuş. AK PARTİ iktidarlarına baktığımız zaman, bütçe açığının gayri safi millî gelire oranı yaklaşık yüzde 3'lerin altında. "Peki, 2013'ten bu tarafa bütçe açığında çok fazla artış var mı?" derseniz, çok fazla artış yok ve gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 90'larda. Peki, burada bir şeyler değişiyor yani bizim bütçe verilerimizde herhangi bir değişiklik yok, burada 2023 yılında bir deprem oluyor ve deprem neticesinde tabii ki burada bütçe açığı fazlalaşıyor -yüzde 4,9 herhâlde, yanılmıyorsam o civarda çıkıyor- onun harici dönemlerde genelde normal seyrediyor. Tabii, bu enflasyonun sebebi ne, neden biz bunu yaşıyoruz? Yani bizden önceki dönemlerde de şimdi bizi eleştiren arkadaşların iktidar olduğu dönemlerde de benzer problemi yaşıyoruz. Tabii ki bunun esas nedenine ve buna çözüm bulabilmek lazım. Şimdi, burada tabii ki Merkez Bankasının İran-Amerika-İsrail savaşında kurları sabit tutabilecek veya belli bir aralıkta tutabilecek imkânı, gücü olmasaydı -ben size söyleyeyim- enflasyon bu ay yüzde 4 değil de çok daha fazla çıkardı; neticede bu sizin gücünüzle alakalı bir şey. Tabii, burada bir şeyler yapılması gerektiğine ben inanıyorum.
Diğer taraftan, tabii ki enflasyonla ilgili Merkez Bankasının mücadelesinde bunu sekteye uğratan bazı olaylar oluyor mu? Oluyor. Direkt ekonomiyle ilgili olmayan bazı siyasi olaylar olabiliyor ve o olaylar üzerinden Türkiye'yi yıpratmak isteyenler olabiliyor. Diyorlar ki: "İran savaşı bizimle değil ki bize etkisi niye olsun?" Öbür taraftan, siz diyelim ki petrolü 65 dolara göre planlamışsanız petrol olmuş 110 dolar ve dolayısıyla da bu sizi etkilemez mi? Etkiler tabii ki.
Tabii, Başkanımızın verdiği göstergelerde bizim için en önemli olan şeylerden biri hizmet sektöründe enflasyonun düşmüş olması, gıda sektöründe ve enerji sektöründe -hadi enerjiyi kabul edebiliriz- petrol fiyatları arttı, bunlarda artış görülüyor. Gıdada niye biz bunu yaşıyoruz, gerçekten de bunun üzerinde ısrarla durulması lazım. Geçen gün haberlerde şöyle bir haber gördüm ben, biber Antalya halinde 30 lira, Diyarbakır'da bir markette 230 lira. Burada tabii ki Ticaret Bakanlığımızın bununla ilgili gerekli tedbirleri mutlaka alması lazım. Diyelim ki enflasyon düşük seyreden bir dönem yaşadık, vatandaşımız buna alışmıştı, tekrar enflasyonist ortama girince bunu fırsat bilen belli kesimler var; hizmet sektörü bunun başında. Dolayısıyla da burada enflasyonun çok üzerinde bir artış yapıyorlar, gıda sektörü, hizmet sektörü gerçekten de bunu bir fırsat bilerek vatandaşlardan çok daha fazla para alıyorlar ve enflasyonu da yükseltiyorlar. Bununla ilgili tabii ki Hükûmetimizin alması gereken tedbirler olduğunu ben düşünüyorum.
Tabii, olağanüstü olaylar yaşandı, deprem yaşadık, arkasından bazı olaylar yaşadık, İran savaşı gibi şeyler mutlaka bizi etkiliyor. Eğer bunlar yaşanmamış olsaydı ben inanıyorum ki bizim Merkez Bankasının hedeflerine işte, 2026'da yüzde 16 mıydı, o civarlara ulaşabileceğimizi ben zannediyorum ama bir türlü bu olaylardan kendimizi sıyıramıyoruz.
Diğer bir durum da şöyle bir şey var tabii, bu dönemde Başkanım, özellikle size sormak istiyorum: Altının yükselmiş olması bizim enflasyonla mücadelemizi ne yönde etkiledi? Şimdi, biz vatandaşa dövizi belli bir aralıkta tutuyoruz, enflasyonun altında tutuyoruz, insanlar döviz almıyor ama altının onsu aşağı yukarı neredeyse 1.800 dolardan 5.500 dolara çıktı; neredeyse 2'ye, 3'e katlamış ve dolayısıyla vatandaşlar bakıyor ki altın alıyorlar. Biz altınımızın aşağı yukarı belki beşte 1'ini kendimiz üretiyoruz, 30 ton falan yanılmıyorsam, bunun daha fazla kısmını da dışarıdan ithal ediyoruz. Ha biz altın almışız ha da döviz almışız ve döviz açığımızı da diyelim ki bu artırıyor. Buna ne gibi tedbirler alınabilir diye ben düşünüyorum.
Diğer bir şey de tabii ki Merkez Bankasının altın rezervi önemli ölçüde bizim hükûmetlerimiz döneminde arttı, herhâlde 580 ton civarı mı Başkanım, bilmiyorum. Bunun bir kısmı da daha önce aşağı yukarı yanılmıyorsam 90-100 bin ton civarı altınımız vardı ve özellikle Berat Albayrak döneminde bu altınlar İngiltere'den getirildi ve şimdi İngiltere'de bizim ne kadar altınımız var? Bunu niçin İngiltere'de tutuyoruz? Ve geçmişe dönüp baktığımız zaman, işte, Birinci Dünya Savaşı öncesi parasını ödediğimiz gemilerin diyelim ki İngiltere'de kaldığını düşünürsek yani yarın ileride olabilecek herhangi bir olumsuzluklarda bu para onlarda kalabilir mi diye benim endişelerim var. Bu altınları getirme yönünde bir çabanız var mı diye ben sormak istiyorum.
Tabii ki enflasyonla mücadele etmek öyle kolay bir iş değil. Buradan tabii, muhalefet partisindeki arkadaşlar önerilerde bulundu, özellikle Özlale fakat burada kendilerinin de bazı önerileri oldu ama çok somut ve etkin bir ekonomi politikalarının ben çok olmadığını gördüm. Vatandaşa umut verecek bir politika var mı derseniz, yok ve bizim uyguladığımız politikaları zaten onlar da savunuyorlar. İnşallah, bu enflasyonu kısa sırada düşürürüz diye ben düşünüyorum.
Sunumunuz için teşekkür ederim.
Herkesi saygıyla selamlarım.