| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
LATİF SELVİ (Konya) - Ben de menfur olayın oluşturmuş olduğu olumsuz şartları, inşallah giderebilmek için bir nebze de olsa bir katkısı olacağını ümit ediyorum ve bu konuda da çalışmalarımızın başarılı olmasını diliyorum. Burada, arkadaşları dikkatle dinledim. Ortak yaklaşım, çözüme bir katkısı olmalı bu Komisyonun, bunu da çok kıymetli görüyorum. Başta, Başkanımız ve tüm üyelerimizin yaklaşımı bu çerçevede oldu, bunu önemsiyorum ancak mesafe almak için mutlaka somut birtakım tespitler üzerinden de gidilebilmesi lazım yol gösterici. Mesela, rehberlik hizmetleriyle ilgili arkadaşlarımız önemli değerlendirmeler yaptı. Bizim ilkokullar da dâhil bütün okul türlerimizde rehberlik hizmeti veriliyor, sınıf rehberlik hizmeti. Öğretmen arkadaşımız velileriyle ve öğrencilerle çok yakın çalışmalar üretiyorlar, evlerine gidiyorlar, velileriyle görüşüyorlar, birçok çalışma yapıyorlar, bütün okullarda bu çalışma var ancak yine de bu menfur olaylar da, yaşanabiliyor, yaşadığımız hadiseyi de görüyoruz. Buradan bir noktanın da altını çizmemiz gerekiyor: Bütün arkadaşları daha geniş perspektiften bakılmasını ifade ettiler, bu da son derece kıymetli. Konuşmalarda kendi öğrencilik yıllarıma döndüğümde o zaman şiddetin kaynağı farklıydı ama silahın da muhatabı olduk, bıçağın da muhatabı olduk, biz de o zamanlar ideolojik veya işte, o günkü birtakım kurumsal yapılarla birlikte birçok şeyin muhatap olduğumuz süreçler de yaşadık, o da çözülmesi gereken bir konuydu. Hâlbuki, biz, daha sonraki yıllarda bir araya geldiğimizde, birbirimize birtakım olumsuz yaklaşımlar, şiddet dolu yaklaşımlarda bulunduğumuz insanlarla ne kadar kolay, güzel anlaşabileceğimizi de gördük. Demek ki hadiseyi biraz daha geniş çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Konuyla ilgili bir mevzuat düzenlemesi yapılıyor birçok hususta ancak bu mevzuat düzenlemesi ne kadar çözüme katkı veriyor? Baktığımızda, bunların bir kısmı hatalı düzenlemeler yapıldığı için değil, sonuç alıcı noktaya getirilmediğinden dolayı da problem yaşanıyor. Mesela, öğretmen arkadaşlarımız, sınıf öğretmeni arkadaşlarımız, hele aynı sınıfı birkaç kez almışlarsa yani 2'nci sınıfta, 3'üncü sınıfta veya 6, 7, 8'de aynı sınıf öğretmeni olmuş, öğrenciyle ilgili birçok detay bilgiye sahip, özlük dosyasında da bu bilgilerin önemli bir kısmı var ama bunlar sonuç alacak birtakım noktalara taşınamadığında çok kolayca çözüm üretilebilecek bir şey kangren olan bir hastalığa dönebiliyor, problemli duruma dönüşebiliyor. Bu konularda sonuca dönük inşallah önemli önerilerimiz olur. Güvenlikçi yaklaşım geçmişte çok şiddetle eleştiriliyordu, sendikalar arasında da çok eleştiri oldu, bizim de bu faaliyetler içerisinde bulunduğumuzda "Okullar garnizon mu kardeşim? Bu ne güvenlikçi? Polis girmemeli okullara. Güvenlikçi istemiyoruz." Mesela, Emniyet bundan dolayı sivil ekipleri dolaştırdığı hep oluyordu. Şimdi ama yaşadığımız şeylerde görüyoruz ki evet, okullar garnizon değil ama bir güvenlik tedbirinin de alınması gerekebiliyor, bunları da değerlendirmek gerekiyor.
Birçok arkadaş vurgu yaptı, Suat Bey: "Benim de silahım yok." dedi. Evet, benim de yıllarca silah alabilme imkânım vardı yani bana bu hep teklif edildi "Mutlaka yanınızda silah bulundurmanız gerekir." diye ama hiç buna tevessül etmedim çünkü benim kanaatim, silah belki çok basit bir atışmayla, tartışmayla çözülecek konuyu bile cinayete taşıyabilir. Onun için de bireysel silahlanmayla ilgili mutlaka bir önerimizin olması ve bunun sınırlandırılması gerekiyor, onu ifade etmeliyim.
Yine, akran zorbalığı, bu gruplaşmalarla da alakalı bir cümle kurmamız gerekiyor, sorun nerede oluşuyor? Biz okulu konuşuyoruz, acaba bu okulda mı oluştu, okula bir yerden transfer olarak mı geliyor? Yani yaşanmışlıklar var. Bakıyoruz, bu konularda da bizim yalnız başına okul ve okul ortamıyla ilgili değil de bir sosyal ortamla ilgili de bir öneri sunabilecek durumda olmamız gerekiyor çünkü bunlar -işte, yine sanıyorum bir arkadaş veya birkaç arkadaşımız da söyledi- bir sitenin üzerinden bir başka grup veya arkadaş grubu neyse "Biz de yapacağız." veya "Kahramanı alkışlıyoruz." tarzı böyle akla ziyan yaklaşım içerisinde bulunabiliyor. Bu konularla ilgili daha geniş bir yaklaşımda bulunulması gerekiyor.
Rehber öğretmen arkadaşlarımız okullarda -benim gözlemlediğimi söyleyeyim- hele hele son yıllarda çok daha fazla öğrencilerle yakın çalışma üretiyorlar ve birçok konuda öğrencinin sorunlarının çözümüne katkı da sunuyor; yalnız burada bir noktanın altını çizmeliyiz, rehber öğretmenin söylediği şey bir tavsiye niteliğinde bunu ailenin de benimsemesi, başkalarının da benimsemesi gerekiyor ki bu bir eşgüdümle çözülmesi gereken bir konu. Elbette ki çocuğun dışlanması, aşağılanması şeklinde değil ama şöyle bir nokta önemli: Tedbir alınmadığında yalnızlaşan, evde, okulda sürekli azarlanan çocukların problemli hâle geldiğine de şahit olunuyor. Onun için de mutlaka bu konularda somut, sonuç üretici katkılarımız olması gerekir diye değerlendiriyorum. Okullar Hayat Olsun Projesi'yle pek çok sosyal etkinliğin okullarda yapıldığı bir nokta oluştu, bu önemli. Daha önce okullar yalıtılmış alandaydı ancak bu, tabii bizim problemimizi çözmeye yetmiyor. Elbette okul bir sosyal aktivite alanı oluyor, salonları kullanılıyor, bahçesi kullanılıyor, bir etkinlik alanı oluyor ama burada önemli olan çocuklarımızın da kendince mutlu olabileceği şeyleri okullarda bulabilmesi. Bu konuda Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının çok özel çalışmaları var ama bunların artarak devam etmesi gerekiyor.
Öğretmen ve veli arasında çözülmeye çalışılan konuları da ben şöyle gördüm hep: Öğretmenlerimiz velileriyle bir problemi çözmeye yeterli olamadıklarında okul yöneticisinin katkısı var, bunun dışında çok sınırlı kalıyor. Sorun da büyük oranda dışarıya taşırılmak istenmiyor. Bence kapalı devre kalmadan bütün katmanların katkı vereceği bir süreci oluşturabiliriz, bu konularda önerilerimiz olur diye değerlendiriyorum.
Okullarımızın bir kısmında güvenlikçi var, kamera bütün okullarımızda neredeyse var ama bakın, bunlara rağmen de bu olaylar yine yaşanabiliyor ancak bunlardan bazı problemleri önleyemediğinden dolayı vazgeçilmesi gerekmiyor; mutlaka bunlar olmalı ama bunun üzerine yapılması gereken şeyler de var. İnşallah önümüzdeki süreçlerde somut çerçevede birçok konuyu değerlendiririz ve birlikte -Özel Eğitim Genel Müdürlüğünün bir çalışma alanı da rehberlik hizmetleri- bu konularda da yine koordineli, eşgüdümlü hem kamu kurumları arasında hem de konularla ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla yakın bir çalışma olması gerekiyor. Umarım biz de bu konularda önemli katkılar sunarız.
Ben herkese teşekkür ediyorum, çalışmalarımız hayırlı olur inşallah.