KOMİSYON KONUŞMASI

CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, kıymetli Bakan Yardımcıları, değerli bürokratlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yine, bir torba yasa. Az önce kıymetli vekillerin de ifade ettiği gibi, esasında esas komisyon olarak görüşülmesi gereken yerler vardı ama tali komisyon olarak bile o komisyonlardan görüş alınmamış; İçişleri Bakanlığıyla ilgili İçişleri Komisyondan, işte, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar Komisyonundan görüş alınmamış; birtakım meslek örgütlerinden ve STK'lerden de görüş alınması gereken yerler var, oralardan da görüş alınmamış. Ben ilgililer çalışsın diye bir soruyu yönelteceğim. Bu taksi plakalarıyla alakalı hem gerçek kişilerde hem tüzel kişilerde bir plakayla sınırlama var kanunda, işte, UKOME'nin verdiği kararlar var büyükşehir belediyelerinde. Şimdi, bir şahıs kendi adına plaka aldıysa, başka bir şirkette de ortaksa, örneğin, yüzde 90 hissesine sahip fakat limitet şirketse müdür değilse veya anonim şirketse yönetim kurulu üyesi değilse yani imza yetkisi sahibi değilse birden fazla plaka alabilir mi? Veyahut da 4-5 şirket var, 4-5 şirkette bir kişinin hissesi var, bir tane yerde yetkili, diğerlerinde yetkili değil ama yüzde 80-90 hissesi var. Böyle fazla plakalar alınabilir mi? Çünkü hep duyuyoruz. Bu alanlar nasıl alıyor o zaman? Hani 70-80 plaka, bin plaka deniyor? Bu plakalarla ilgili ortaklık yapısı mesela araştırılıyor mu müracaat edildiğinde? Çünkü böyle bir şey varsa, o zaman birden fazla plakayı dolaylı veya dolaysız yoldan temin eden kişiler varsa bu vergi istisnasından ve KDV istisnasından yararlanmaması gerekir. Bu konuyla ilgili bizi ilgililer biraz aydınlatırsa memnun olacağız, bu arada bir çalışma yaparlarsa. Madde üzerinde de daha detay konuşuruz.

Şimdi, bu kanunda amaç kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, vergi güvenliğinin temini, sektörlerin rekabet gücünün artırılması, kayıt dışının vergi altına alınması gibi amaçlar hedeflenmiş. Şimdi, bakıyoruz, öyle mi? Baktığımız zaman maalesef öyle değil. Şimdi, ülke ekonomisine baktığımız zaman gelir dağılımındaki bozukluk devam ediyor, vergide adalet yok, dar gelirli ücretlilerin üzerinde, dar gelirlilerin üzerinde vergi yükü azaltılması gerekirken daha da artarak devam ediyor, kayıt dışı ekonominin de vergilendirilmediğini görüyoruz yeterince. Buradaki vergilendirilecek alanlar bu kayıt dışı ekonominin çok cüzi bir kısmını oluşturuyor. Baktığımız zaman da özellikle gelir vergisi açısından baktığımız zaman toplanan tüm vergiler arasında gelir vergisi stopajıyla ilgili yük yüzde 22,4; bunun da büyük bölümü ücretlilere ait ve vergi dilimleriyle ilgili de hâlen bir düzenleme yapılmamış durumda. Biz bununla ilgili önergeler vermiştik geçmiş burada torba yasalar görüşülürken. Maalesef yeniden değerlemenin de altında dilimlerin arttığı için üçüncü ayda, dördüncü ayda ücretlilerin net maaşlarında çok ciddi azalmalar olmaya başlıyor ve devam ediyor. Yani siz vergide adaleti sağlayamıyorsunuz. "Dolaylı, dolaysız vergiler ayrımında dolaylı vergilerin oranını düşüreceğiz." diyorsunuz ama düşürülmüyor. Vergi muafiyet, istisna ve indirimleri verimsiz olarak devam ediyor. İşte, varlık barışıyla ilgili yasada da aynı şeyi gördük. Yani oradaki geliri getirip deklare eden, sisteme sokan kişilerle alakalı çok düşük oranlar uyguluyorsunuz. Bir taraftan "Kaynağa ihtiyaç var." diyorsunuz ama bir taraftan da bakıyoruz faiz yükü had safhada.

Şimdi, en son mutlak butlanla ilgili mahkeme kararından sonra ülke ekonomisine dolaylı ve dolaysız olarak çok ciddi zararlar ve maliyetler yüklendi. Bakın, dolaylı ve dolaysız olarak aşağı yukarı 320 milyar civarında ülke ekonomisine bir maliyet yüklendi. Sadece son on dört günde CDS'ler 24 puan arttı; 251,5 puan. Buradaki faiz yükü aldı başını gitti. Zaten ülkenin en önemli sorunlarından biri faiz, borç ve kur farkı giderleri.

Bakın, en son kamu ve özel, daha doğrusu şöyle söyleyelim iç ve dış borç toplamı kamunun 14,8 trilyon ve bu borçla ilgili vade sonuna kadar Hazinenin ödeyeceği faiz yükü 11,6 trilyon civarında. Şimdi, en son faiz gideri 1 trilyon 137 milyardı; şimdi, yıl sonuyla ilgili bütçedeki hedef 2 trilyon 742 milyardı ama görüyoruz ki bu faiz gideri çok daha fazla olacak, artarak devam edecek. Buna bir türlü önlem alınamıyor.

Dar gelirlinin, emeklinin, staj ve çırak mağdurlarının, işte taşeronla ilgili sistemdeki işçilerin, taşeron sisteminin ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir sürü beklentileri varken bununla ilgili hiçbir düzenleme yapılmıyor. Yoksulluk sınırı 114 bini geçti, açlık sınırı 35 bini geçti ama bakıyoruz burada emekliden, işçiden, dar gelirliden, esnaftan yana hiçbir düzenleme maalesef olmuyor. Önümüzde neydi... Geçtiğimiz gün Ramazan ve Kurban Bayramlarını işte yaşadık, iki bayramda emeklilere toplam 130 milyar ikramiye ödendi fakat ayda biz faize sadece 270 milyar para ödüyoruz. Bu faizi bir türlü aşağıya çekemiyoruz yani günde 9 milyar faiz ödüyoruz şu anda mevcut rakamlara göre. Borç bir taraftan almış başını gitmiş, kısa vadeli borcumuz bir yıl içerisinde ödenecek olan 237 milyar ve kısa vadeli borcun oranı toplam borç içerisinde -518 milyar dolar içerisinde- yüzde 46-47'ye tekabül ediyor. Bunlarla ilgili, borç yapısıyla ilgili de büyük sıkıntılar var.

BAĞ-KUR'lularla ilgili mesela prim gününün 7200'e çekilmesi bekleniyordu; burada böyle bir düzenleme var mı? Burada böyle bir düzenleme de yok. Yani şimdi, baktığımız zaman, bu kadar acil hâlledilmesi gereken konular varken maalesef yine bu torba yasada emeklinin, işçinin, dar gelirlinin, esnafın, KOBİ'nin beklentileri yerine getirilmiyor. Şimdi, esnaf, KOBİ yapılandırma bekliyordu; işte getirildi, otuz altı aydan yetmiş iki aya çıktı vaade fakat faiz oranı çok yüksek; faizin silinmesini, dondurulmasını bekliyor. Buradaki teminat tutarıyla ilgili 1 milyonluk tutar çok düşük. Şimdi yüzde 98'i, vesaire falan ifade edildi ama uygulamada böyle değil. Siz bir taraftan sürekli esnafı incelemeye tabi tutarak vergi kaçırıp kaçırmadığını inceliyorsunuz veya izaha davet ediyorsunuz açıklanan beyanla tespit edilen tutar arasında fark olduğunda ama bir taraftan da sermayeyi yeterince vergilendirmiyorsunuz. Sermayenin toplam vergi gelirleri içerisindeki ödediği pay yüzde 2,9. Asgari kurumlar vergisi getirdiniz; şimdi, getirdiğiniz asgari kurumlar vergisinin altına indiğinizi bu en son çıkan torba yasayla -varlık barışı torba yasasıyla- siz burada deklare ettiniz, izah ettiniz yani asgari kurumlar vergisi diye de bir şey kalmadı. Muafiyet, istisna ve indirimler maalesef verimsiz ve devam ediyor, bütün bunlarla ilgili de önlem alınmıyor.

Şunu ifade edeyim: Ülkenin nasıl borç, faiz ve kur sarmalına girdiğiniz size rakamlarla ifade etmek istiyorum. Bakın, geniş tanımda kamu faiz ödemelerinin gelişimini inceledik, baktık; toplam finansman maliyeti: 2025'te ülkemiz 5 trilyon faiz ödemesi yapmış, bunun içerisinde doğrudan faiz ödemesi 3 trilyon 547 milyar; kur farklarıyla ilgili 1 trilyon 199 milyar; altın değerleme farkı var, 94 milyar. 2026'daki ödeyeceğimiz toplam faiz 7 trilyon 367 milyar, doğrudan faiz ödememiz 4 trilyon 968 milyar olacak. Bundan neyi kastediyoruz? Bütçedeki ödeme 3 trilyon 98 milyar, bütçede görünen. Merkez Bankasının da çok ciddi faiz gideri var, 1 trilyon 705 milyar; yerel yönetimlerin 110 milyar, KİT'lerin de 55 milyar olacak. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 9,5'i; toplam vergi gelirlerinin yüzde 53'ü. 2026, 2027 ve 2028'de 48,5 trilyon bu vatandaş vergi ödeyecek ama ödediği vergiden gerekli hizmeti alamıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Buyurun Sayın Akay.

CEVDET AKAY (Karabük) - Sağlığa, millî eğitime, gençlere veya işsizliği ortadan kaldıracak alanlara kaynaklar aktarılmıyor; maalesef yine bu ülke faize çalışıyor, faize çalışmaya da önlem alınmazsa devam edecek. Bu konularla ilgili yasaların gelip sermayenin yeterince vergilendirilmesi, kayıt dışının vergi altına alınması... Burada taksilerle ilgili veya işte diğer açıkladığımız konularla ilgili alınan önlemler yeterli değil.

Maddeler üzerinde konuşacağımız çok konular var, maddelerde onları ifade edeceğim ama genel bir değerlendirme yapmak istedim. Bu torba yasada halkın beklediği beklentiler maalesef yok ve bir an önce de bu beklentilerinin yerine getirilmesini ve gerekli düzenlemelerin yapılmasını bekliyor.