KOMİSYON KONUŞMASI

CEVDET AKAY (Karabük) - Teşekkürler Başkanım.

Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakan Yardımcım, kıymetli bürokratlar, değerli basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu kanun teklifinde bazı maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğunu tespit ettik. Bu konuyla ilgili önergemiz saklı kalmak kaydıyla bir önergemiz olacak, o konuda Anayasa'ya uygunluk incelemesi talep edeceğiz.

Baktığımız zaman, burada da bir taraftan yine büyük sermayeye teşvik, uluslararası yatırımcıya vergi avantajını görüyoruz. Mevcut sistem içerisinde muafiyet, istisna ve indirimler yoluyla tahsilinden vazgeçtiğimiz birçok vergimiz var zaten; hani, bütçede vergi harcamaları dediğimiz kalem 2026 yılı için 3 trilyon 597 milyar. Bunun bir kısmı gerçekten verimli ve uygulanması gereken muafiyet, istisna ve indirimler. Bizim itiraz ettiğimiz kısım 768 milyarlık kısmı. Bu da büyük şirketlere tanınan muafiyet, istisna ve indirimler yani 130 kezden fazla vergi, resim, harç istisnası belgesi almış firmalar. Bunları defalarca saydık; işte, KÖİ projesi yapan, yap-işlet-devret projesi yapan firmalar. Şimdi burada da buna benzer uygulamalara bir taraftan devam ediliyor.

Şimdi, vergisel avantajlar veriliyor ama bunun karşılığında da gerçekten düzenlenmesi gereken konularla ilgili burada düzenlemeler görmüyoruz yani maaşlı çalışan daha maaşını almadan vergisini ödeme zorunda bırakılırken, küçük esnaf en küçük işletme denetiminde baskıyla karşılaşırken, sürekli denetimlerle... Hani, izaha davet müessesesi çıktı, bir esnafa gittiğiniz zaman -ayda 3 kere, yılda 12 kere inceleme elemanı gidiyor- yüzde 20'yi aşan bir fark bulunursa izaha davet ediliyor yani baskı altındalar.

Şimdi, Sayın Kısacık da bahsetti, esnafın beklediği yapılandırma, KOBİ'lerin beklediği yapılandırmayla ilgili 1'inci madde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'la ilgili düzenleme; buradaki vadenin uzatılması, yetmiş iki aya çıkarılması, teminat tutarının 1 milyona çıkarılması. Bildiğim kadarıyla bu 1 milyon artık çok az bir tutar. Sayın Cumhurbaşkanının 10 katına kadar yetkisi var. Maksimum neye çıkılabiliyor? Kanunda 50 bin yazıyor, şimdi 250 bin olarak uygulanıyor. 1 milyon olarak çıkacak, 10 kat yetkisi 10 milyon değil mi? Yani niye 10 kat yetkisini kullanmıyor? Şimdi 1 milyonla hiçbir esnafın sorunu çözülmez Sayın Bakan Yardımcımız. Bu notu alırsanız, bu 1 milyonu az buluyoruz. Bir de burada faiz gideri amme alacaklarında 44,4 uygulanıyor, burada 39 olarak uygulanacak. Şimdi, zaten esnaf faiz yükü altında ezilmiş, krediye zor ulaşıyor. Bakın, ben size rakam vereyim: Üç ayda 34 bin esnaf kepenk kapatmış, üç aylık rakamı veriyorum size. Yine, mart sonu itibarıyla 10.591 şirket -iflas deyin veya kapandı gitti deyin, ismine ne derseniz deyin- sistem dışına çıkmış, borç yükü altında ezilmiş. Şimdi, esnafın, KOBİ'nin hem vergi hem SGK olarak beklediği onların işini görebilecek bir yapılandırma. Burada faizle ilgili bir önlem almak lazım. Şimdi, dondurma yeterli değil bence, gecikme zammı ve faiz giderini ortadan kaldırmak lazım. Bu konuda da esnafın temsilcilerini, KOBİ'lerin ve şirketlerin temsilcilerini... Barolar var, odalar var değil mi? Şimdi bunların da birikmiş bir sürü fonları var. Her şey sadece devletten beklenmemeli, faiz yükünün bir kısmı bunların da iştirak ettiği şekliyle, devletin de iştirak ettiği bir ortamla... Faiz ve gecikme zammının ortadan kaldırılıp anaparanın yapılandırıldığı ve teminat tutarının da 10 milyona çıkartıldığı, maksimum sınır oysa 10 milyonla ilgili olarak bir düzenleme... Hani, onu yapamıyorsanız, enflasyon nedeniyle ileride de lazım olur diye düşünüyorsanız en az 5 milyon olmalı diye düşünüyorum. Bu konuyla ilgili esnafın, KOBİ'nin ciddi beklentisi var. Bunu buradan bir kez daha hatırlatmak istedik.

Bakın, şimdi, kurumlar vergisinin payı yüzde 12,3. Vergi yükü açısından söylüyorum. Baktığımız zaman ücretli ve tüketicideki pay da... Şimdi, bakın, gelir vergisinin yüzde 22,4'ü stopaj yoluyla ödenen vergiler, bunun büyük bir bölümü de ücretlerle ilgili şey. Ücretlilerin üzerindeki vergi yükü, daha doğrusu tüketim harcamalarıyla dar gelirlilerin üzerindeki vergi yükü yüzde 60 civarında yani sermaye gelirlerinin payı yüzde 2,9 civarında. Şimdi, adaletli vergilendirme diyorsak vergi yükünün de dengeli dağıtılması lazım. Dolaylı-dolaysız vergiler ayrımını defalarca söylüyoruz; dolaylılar yüzde 65, dolaysızlar yüzde 35. Bu oranın mutlaka süratle düzeltilmesi gerekiyor ve bu kanun teklifinde de dar gelirliden yana, ücretliden yana, esnaftan yana, KOBİ'den yana bir düzenleme görmüyoruz; yine, sermayeyi, büyük sermayeyi, uluslararası yatırımcıyı destekleyen bir teşvik sistemi var. Bunu buradan özellikle vurgulamak istedik.

Şimdi, 2006 yılında Kurumlar Vergisi Kanunu'nda vergi cennetlerine yönelik yüzde 30 stopaj çıktı ama bunun uygulamaya geçmesi için bu vergi cenneti ülkelerin listesinin açıklanması gerekiyordu, yirmi yıldır açıklanmıyor. Şimdi, siz "varlık barışı" diyorsunuz, 10'uncu maddede buraya getiriyorsunuz. Bunu getirirken bu vergi cenneti ülkelerin listesini bir açıklayın, açıklayın ki şimdiye kadar bu yüzde 30 stopajı ödemeyen mükellefler kim, görelim bilelim. Şimdi, bu kanun çıktıktan sonra zaten bunların bir kısmı ister istemez buraya gelecektir, bir kısmı dışarıda duracaktır; o artık ilgilinin vereceği karara bağlı. Siz bu 10'uncu maddede varlık barışıyla ilgili düzenlemeyi yaparken uluslararası suç örgütlerini, uyuşturucu baronlarını, kumar baronlarını tekrar Türkiye'ye davet edebilirsiniz. Ben kırmızı bültenle arananların Türkiye'de yakalandığı bir liste açıklamıştım, Emniyet güçlerinin operasyonuyla yakalanmıştı, 20 metrelik bir listeydi; şimdi, bu kanun maddesi geçtiği zaman bu liste inanın 100 metre olur. Bununla nasıl mücadele edeceğiz? Şimdi, zaten gri listeden yeni çıktık, bir sürü karar alındı, Hazine ve Maliye Bakanlığı bu konuyla ilgili çok çalıştı ama bir taraftan da kara paranın, kaynağı belli olmayan paranın bu sistemle ülkemize girişinde... Burada sığınılan konu şu: Bir tane madde, diğer kanunlarla ilgili incelemeler saklı kalmak kaydıyla... Şimdi, vergi denetim elemanı, vergi müfettişi bir yere girdiği zaman o şirkette bir şey bulmadan çıkması mümkün değil, isterse her şeyi bulur -siz de bunu gayet iyi biliyorsunuz- ve isterse bu sistemle gelen parayla da illiyet bağını kurar, ikisini bir araya getirir yani bu kanun teklifini de boşa çıkartabilir. Ben burada gri liste tehlikesi olabileceğine inanıyorum, bunu bir soru işareti olarak dikkate almanız gerektiğini özellikle buradan ikaz etmek istiyorum. Tekrar oraya hiç kimse girmek istemez. Zaten FATF'ın incelemeleri, sıkı denetimleri var. Bu durumun özellikle dikkate alınması gerekir.

Şimdi, kaynağı tartışmalı olabilecek büyük finansal varlıklar geldiğinde devlet "Parayı getir, düşük vergiyi öde, inceleme yok." diyor. Bu yaklaşım vergi adaletini çökertir çünkü vergi sisteminin temel mantığı eşitliktir, kurallar herkese aynı uygulanmalıdır. Dürüst mükellef cezalandırılıp kayıt dışı servet ödüllendirilemez. Bunu özellikle buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Şimdi, ihracatçının, imalatçının desteklenmesiyle ilgili bir şeyler söylemek isterim. Kurumlar vergisi oranını yüzde 25 olarak belirlediğinizde bu KÖİ ve yap-işlet-devret projesi yapan firmalarda yüzde 30'a çıkarttınız, oradan bir gelir beklentisi vardı. O yüzde 5'lik payı ben Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz Bey'e sormuştum -siz de buradaydınız- o peşin vergi beyannameleriyle o an için 680 milyon TL katkısı olduğu söylenmişti. Bunların efektif vergi yükü yüzde 10'un altında, asgari kurumlar vergisinin bile altında. Bu düzenlemeyle sağlıklı bir yapı görmüyorum ben burada çünkü oradan zaten istenilen gelir elde edilememiş. Burada da imalatçı, ihracatçı vasfıyla baktığımız zaman, yüzde 9'a düşen bir orandan bahsediyoruz. İmalat imal edecek ve aynı firma ihraç edecek değil mi, doğru anlıyorum bunu? Çünkü ihracatçı için yüzde 14. Burada imal edip ihraç eden firmanın ihracatla ilgili gelirlerinde bunu uygulayacaksınız, ihracat dışı gelirlerinde oran... Yüzde 20 mi? Hani yüzde 20'ye düşürmüştük ya? Şimdi onu yüzde 9 olarak ve yüzde 14 olarak görüyoruz, genel oranı da yüzde 25 olarak görüyoruz; onu da netleştirelim diye söyledim. Burada imalatçının, ihracatçının desteklenmesi önemli. O zaman burada karma bir yapı oluştuğunda asgari kurumlar vergisinin altında kalmayacak, öyle anlıyorum ben, devam edecek.

Tabii, benim maddeler üzerinden çok notum var, onları maddelerde soracağım ama şunu ifade edeyim: Söz konusu kanun teklifinin 10'uncu maddesini çok sakıncalı buluyoruz, gözden geçirilmesi gerekir. Yine, maddede esnafa ve KOBİ'lere yönelik teminat tutarının burada bu kanun geçmeden en azından makul bir seviyeye çıkarılması gerekir ve faizle ilgili de bu söylediğim önerinin dikkate alınması, bir havuz oluşturulması, devletin ve odaların, birliklerin katkısıyla esnaf ve KOBİ'ler üzerindeki bu yükün kaldırılması gerekir diyorum.

Teşekkür ederim, sağ olun.