| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ve Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ile 64 Milletvekilinin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3669) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Şimdi, bu kanun teklifini okuduğumuz zaman -işte, Sayın Mehmet Şimşek'in de dün zannedersem TRT'de uzun uzun anlattığı- burada bazı anahtar kelimeler var. Nedir bunlar? "Finansal piyasalar", "finansal piyasaların güçlenmesi" "doğrudan yabancı yatırım" "imalat sanayisi" "İstanbul Finans Merkezi" "cari açık" vesaire, buna benzer anahtar kelimeler var. Burada yapılmak istenen şey, İstanbul Finans Merkezi'ni küresel olmasa dahi bölgesel bir finans merkezi hâline getirmek, finansal piyasaları daha da güçlendirmek, doğrudan yabancı yatırımcıyı çekmek, imalat sanayisine yatırım gelmesini sağlamak ve böylelikle de cari açığın finansmanını sağlamak diye özetleyebiliriz yani bu kanun teklifinin tümüne baktığımız zaman.
Şimdi, mesela, neler var burada? Transit ticaret özendirilmek isteniyor, Dubai, Hong Kong, Singapur gibi transit ticari merkezlerden biri hâline getirilmek isteniyor ülkemiz. Mevcutta transit ticarete konu kazancın yüzde 50'si vergi matrahından düşülmekteyken yeni düzenlemeyle, eğer bu faaliyet İstanbul Finans Merkezi'nde yapılıyorsa kazancın yüzde 100'ü vergiden düşülebilecek, eğer başka bir yerdeyse yüzde 95'i düşülebilecek. Ayrıca, "nitelikli hizmet merkezi" diye yeni bir tanım getiriyorsunuz ve bu merkezlerde çalışanlarla alakalı ciddi gelir vergisi indirimleri sağlanmakta.
Mesela, söz konusu bu nitelikli hizmet merkezi -ki bunun tanımının daha iyi yapılması lazım bence- eğer İstanbul Finans Merkezi'ndeyse yani diyelim Google, Microsoft, Apple, bu ve buna benzer uluslararası firmalar -Bakan söylediği için söylüyorum, Bakan Bey bu firmaları tarifledi- eğer İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösterirlerse, burada nitelikli hizmet merkezlerini kurarlarsa şayet, yirmi yıl boyunca -bu çok ciddi bir rakam- yüzde 100 vergi muafiyeti sağlanacak, başka bir yerde kurduğu zaman da yüzde 95. Ayrıca, bu merkezlerde çalışanlar eğer söz konusu yer İstanbul Finans Merkezi'ndeyse, hizmet vermekteyse asgari ücretin 6 katı kadar, değilse 4 katı kadar da gelir vergisi istisnası uygulanacak.
Ayrıca, bu teklifte "İhracatı teşvik etmek için." denmiş. Ürettikleri malı ihraç eden imalatçılara zaten 5 puanlık bir indirim vardı, kurumlar vergisi indirimi vardı, şimdi bu yüzde 9'a çekilecek yani yüzde 25, 5 puan indirim, yüzde 20, bu da yüzde 9'a çekilecek, ihracat yapan diğer firmalar için de yüzde 14'e inecek. Ben Bakanı dinledim, burada meram esasında doğrudan yabancı yatırımı Türkiye'ye çekmek, o şekilde izah edildi. Burada ciddi bir sıkıntı var esasında. Hem bu ülkeye giren doğrudan yabancı yatırım miktarları her yıl düşmekte, gerçekten özellikle en son aylarda çok ciddi düşüşler söz konusu; aynı zamanda, imalat sanayisinin gayrisafi yurt içi hasıladan aldığı pay da yerlerde sürünmekte; yüzde 25'lerde, yüzde 26'larda olan pay son yıllarda yüzde 17'lere, yüzde 18'lere düşmüş durumda. İhracatın gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payı da yüzde 28'lerden yüzde 21,5'lara düşmüş durumda. Esasında ciddi bir erime var, bir adım atılmış ancak çok geç atılmış bir adım bu ve neden 2027 yılı gelirlerini kapsıyor, orada da izaha muhtaç.
Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinin bir raporu var vergi cennetleriyle alakalı, diyor ki: "Vergi cennetleri küresel bir sorundur." Ancak bu kanun teklifinde öylesine maddeler var ki yani biz yıllardan beri Cumhurbaşkanından 2006 yılından beri şunu bekliyoruz: Vergi cennetleri listesinin yayınlanması ve yurt dışına kaçırılan yüzlerce milyar dolarlık varlığın yüzde 30'unun stopaj yoluyla ülkeye gelmesini beklerken ve Adalet ve Kalkınma Partisi "Vergi cennetleri küresel bir sorun." derken, bu kanun teklifinde bakıyoruz ki Türkiye âdeta bir vergi cenneti hâline getirilmek isteniyor.
Şimdi, maddeler arasında, mesela, Türkiye'de ikamet edenlerin kazançları vergiye tabi. Yeni bir düzenleme getiriyorsunuz; Türkiye'ye yerleşmiş sayılmasından önceki üç takvim yılında Türkiye'de vergi mükellefiyeti olmayan insanlara yurt dışından getirmiş oldukları kazançlarla alakalı yüzde 100 vergi muafiyeti sağlıyorsunuz ve bunu yirmi yıl boyunca sağlıyorsunuz. Ben Sayın Mehmet Şimşek'in nasıl açıkladığına baktım; Sayın Bakan, "Ülkemiz yaşamak için çok güzel bir yer, tarihiyle turizmiyle çok güzel bir yer. Yurt dışında parası olan insanlar eğer Türkiye'de ikamet ediyorlarsa yurt dışındaki gelirlerini buraya getirdikleri takdirde biz onlardan vergi almayacağız." diye açıklamış. Zaten, hakikaten bu ülke çok güzel de ama bu ülke parası olana güzel. Yani paran var, yurt dışından parayı buraya getiriyorsun, bir lira vergi vermiyorsun ama bu ülkede yaşayan insanlar için ne yazık ki bu ülke her geçen gün yaşanması zor bir ülke hâline gelmiş durumda.
Şimdi, küresel finans merkezinden bahsediliyor, İstanbul Finans Merkezi'nden bahsediliyor. Burasının bölgesel ve küresel bir merkez hâline getirilmesinden bahsediliyor ama yıllar içinde bakıyoruz ki İstanbul Finans Merkezi, bırak patinaj yapmayı, geriye gidiyor. Biraz evvel bahsettiler, Küresel Finans Merkezi Endeksi var, yılda 2 defa açıklanıyor. 2016 yılında 45'inci sırada olan İstanbul Finans Merkezi 2021'de 61'inci sıraya düşüyor, 2025 verilere göre de 107'nci sıraya düşüyor. Yani vergi indirimleri getirerek; istisnalar, muafiyetler getirerek; hiç vergi almayarak, çalışanlara gelir vergisinden istisnalar sağlayarak İstanbul Finans Merkezi'ni hak ettiği yere getirmemizin şansı yok. Yani burada farklı şeyler var. Mesela, çok yüksek bir enflasyonun olduğu bu ülkede niye yatırımcı buraya gelsin? Bu ülkede öngörülebilirlik yok. Ya, bu ülkede yargı bağımsızlığından söz edemiyoruz. Yargı bağımsızlığı olmayan bir ülkede; hukukun, adaletin olmadığı bir ülkede niye yatırımcılar buraya gelsin? Düzenleyici çerçevenin devamlı değiştiği bir ülkede neden yatırımcılar buraya gelsin? Zaten rakamlar da bizlere bunu göstermekte.
Ve varlık barışı. Yani 8'inci veyahut da 9'uncu defa getirilmiş Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde ve her seferinde -ben baktım, Meclis tutanaklarına da baktım- varlık barışı çok ciddi tartışmalara sebebiyet vermiş. İşte, yurt dışından ve yurt içinden kayıt dışı varlıklar; para, altın, neyse bu varlıklar ülkeye getirilecek ve yüzde 5 vergiyle aklanacak. "Varlık barışı" dendiği zaman bir de kara para tartışmaları hep olmuş.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Çamaşır makinesi...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Bugün de bu tartışmalar burada oldu. Geçmiş dönemlere baktım, tutanaklara baktım, neler tartışılmış? Muhalefet demiş ki: "Bütün dünyadaki kara parayı buraya getireceksiniz."
VELİ AĞBABA (Malatya) - Gelmiş mi?
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ve iktidar temsilcileri demiş ki: "Hayır, olmaz öyle şey; MASAK var." Ama bakıyoruz, bugün Veli ağabey söyledi, işte, uyuşturucu baronu Çetin Gören bu varlık barışından faydalanmış, Hollanda'dan milyonlarca dolar parayı buraya getirmiş. Bakıyorsun, 2020 yılında Bataklık operasyonunda içeri alınmış. Nenad Petrak, bu da varlık barışından faydalanmış, 2023 yılında Kartel-2 operasyonundan gözaltına alınmış. Bu ve buna benzer yüzlerce baron daha önce yapmış olduğunuz bu varlık barışlarından faydalanarak bu ülkeye para getirdiler. O zaman da dedik ki: "Bunlar gelecek. Bunlar önce paralarını getirecekler, sonra kendileri buraya gelecekler." "Hayır, olmaz; MASAK var." dediniz ama geldiler. Gene aynı şeyi söylüyoruz ama siz gene diyorsunuz ki, Bakan Bey diyor ki...
ORHAN YEGİN (Ankara) - Gelmişler de ne olmuş? Huzur içinde mi...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - "Gelmişler de ne olmuş?" E, böyle bir savunma olmaz, yapma gözünü seveyim!
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Ülke Teksas'a döndü, daha ne olsun!
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - "Gelmişler de ne olmuş?" ne demek?
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Uyuşturucu baronları geldi.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Uyuşturucu parası, kara para bu ülkeye geliyor, biz gri listeye giriyoruz, "Gelmişlerse ne olmuş?" diyorsunuz; yapmayın gözünüzü seveyim! Bakın...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Uyuşturucu baronları alışveriş merkezlerini... Memnun mu oldunuz yani gelmelerinden?
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ya, siz bundan rahatsız olmuyor musunuz? Dünyada ne kadar ne kadar kirli para varsa, uyuşturucu parası, kara para varsa bu ülkeye gelmesinden bir tek biz mi rahatsız oluyoruz?
ORHAN YEGİN (Ankara) - Hepimiz rahatsız oluruz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Şimdi, Allah aşkına, arkadaşlar, adam vergisini kaçırmış -hadi kara parayı bir tarafa koyduk- vergiyi vermemiş.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Siz gelen tüm kaynağı aynı kategoriye koyuyorsunuz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Daha sonra bunları buraya getirecekler; yüzde 1, yüzde 2, yüzde 3 vergi vererek bütün... Hani vergi geliri kutsaldı? Hani vergi vermek kutsal bir şeydi arkadaşlar? Ya, bu ülkede vergi vermek vatandaşa mı düşüyor ya? Yani şimdi, deprem oldu, dedik ki: "Hepimiz fedakârlık yapacağız." KDV'yi artırdık mı? Artırdık. ÖTV'yi artırdık mı? Artırdık. Kurumlar vergisini artırdık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Uzatmıştım, mikrofonu tekrar açıyorum, selamlayalım.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Hemen toparlıyorum.
Bu ülkenin insanları vergi verdiler, bugün övünerek söylediğiniz o yüz binlerce konut bu vergilerle yapıldı.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Evet, övünerek söylüyoruz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Birileri vergi vermiyor, vergiyi kaçırıyor ama siz diyorsunuz ki: "Getir kardeşim parayı, getir kardeşim parayı, sana hiçbir şey sormayacağız."
ORHAN YEGİN (Ankara) - Hiç de öyle değil.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Aynen öyle, açın okuyun.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Hiç öyle değil.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Yıllardan beri yaptığınız şey bu, yıllardan beri yaptığınız şey bu. Böyle bir şey olabilir mi? "Sormayacağım." diyorsunuz.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Siz onu öyle göstermeye çalışıyorsunuz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Bakın, şu anda bu geçtikten sonra, vergi incelemesinde olan firmalar bile bundan faydalanacak ya, akıl alacak gibi değil! Daha öncekilerde bu yoktu, bunda bu var, bunlar da faydalanacak.
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Lütfen tamamlayalım.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Neyse, maddelerde ayrıca tartışırız ama bu söylem yanlış yani bunu söylemeyin ya: "Geldiyse ne oldu?"
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Teşekkür ederim Sayın Bakırlıoğlu.
Sayın Ayyüce Türkeş Taş...
ORHAN YEGİN (Ankara) - "Geldiyse ne oldu?" demiyorum, diyorum ki siz yapılan bu düzenlemede veya daha önce yapılan düzenlemelerde gelen her şeyi, yapılan her şeyi kötü, kara göstermeye çalışıyorsunuz ve buna para aklama diyorsunuz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Evet, para aklama bu.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Bu bir aklama değil.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Bu, aklamanın tillahı!