KOMİSYON KONUŞMASI

İRFAN KARATUTLU (Kahramanmaraş) - Teşekkür ediyorum her 2 hocama da. Gerçekten çok bilgilendirici bir sunumdu.

Şimdi, Galip Hocam, tabii, işin teoriğinde işte "250'ye 1 PDR'ci atayalım, yok, şunu böyle yapalım, şunu şöyle yapalım." da ülkenin de kendi dinamikleri var. Bu çerçevede biz, özellikle öğretmenler noktasında temel bazı şeyleri seminer ve kurslarla bunlara pratik anlamda öğretemez miyiz? Yani elimizdeki mevcut imkânlarla pratik anlamda şiddetin önüne geçilmesinin bütün yollarını anlattınız, göstergelerini, ön şeylerini. Dolayısıyla bu noktada da bir pratik çalışma olur mu?

Hilmi Hocama da şöyle bir soru yönelteceğim: Tabii ki radikalleşme uzmanı, terör psikoloğu bizim çok da fazla duymadığımız şeyler. Nihilizmin bir örgüt oluşturduğundan... Baktığınız zaman, klasik örgütlerin ideolojik bir ortak gayesinin olmadığı gibi bir yapıları var ama aslında baktığınızda, manifesto yayınlamaları, birbirleriyle olan ilişkileri, ritüellerine baktığımızda da aslında kendilerinin nihilist bir davranış içinde olmadıklarını, aslında benzer bir tarikat veya örgüt yapısında davrandıklarını bence gözlemleyebiliyoruz.

Maraş'taki o çocukta, ilkokul 2'den orta 8'e kadar 32 kez PDR'cilerle, rehberlikçilerle görüşmüşler. Bunun ilk başında ilkokul 2'de 2 kez, ilkokul 3'te 2 kez ama 5, 6, 7'de bir yoğunlaşma var, 8'de yine düşme var yani ortada 5, 6, 7'ye yoğunlaşan yani 32'nin geri kalanı yani yaklaşık 25'e yakını 5, 6, 7'de. Bu noktada bu yaş grubuna bir dikkat çeker misiniz?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Hocam, buyurun.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. GALİP YÜKSEL - Evet, teşekkür ediyorum ben de soru için Sayın Vekilimize.

Şimdi, ben konuşmamda söyledim aslında yani elimizdeki kaynakları aslında etkili kullanmakla bu sorunları önemli ölçüde çözebiliriz. Şimdi, düşünün, biz İstiklal Savaşı'nı kendi imkânlarımızla kazandık değil mi? Kendi imkânlarımızla bir ülke, ordu, ekonomi ve diğerleri kuruldu. Bu anlamda da ben, hani alanım gereği, bizim alet çantamızda kendi mesleğimizle ilgili olduğu için biraz o yönüyle bakıyoruz yani ben bir kolluk kuvveti gözüyle ya da bir ekonomist gözüyle bakamam çünkü alanım değil, konuşamam da o konularla ilgili ancak etkili bir rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin bu tür sorunları önemli ölçüde minimize edeceğini düşünüyorum. Yani bunu şöyle düşünmek lazım: Burada tekil olaylardan çok diğer çocuklar böyle bir olay yaşamadıkları için, onlar için her şeyi tozpembe değil aslında yani o çocukları da geliştirmemiz lazım, hatta onların anne-babalarını da mümkün olduğu kadar... Yani sosyoduygusal gelişim, bu duygu ifade etme, bunların çok önemli verileri var yani size sayısız araştırma örnekleri verebilirim. Örnek vereyim: Duygularını ifade eden kişiler daha iyi yurttaş oluyorlar biliyor musunuz, vergilerini daha düzenli ödüyorlar, daha az yasal suç işliyorlar. Duygularını ifade etmeyen kişiler daha çok vergi kaçırıyorlar, daha çok kuralsız işlere bulaşabiliyorlar. Bunların rakamları var, araştırma sonuçları da var. Bu anlamda biraz bütüncül bakılması gerektiğine inanıyorum. Millî Eğitim Bakanının yaptığı işlere kalbi ve beyniyle inanması lazım; yetkili insanlarla iş birliği yapması lazım, liyakatli insanlarla iş birliği yapması lazım. Yani bu anlamda, ben bazı şeyleri söylemek istemiyorum, sizler de biliyorsunuz, pek çok şeyi görüyorsunuz aslında yani var olan kaynakları özenli bir şekilde kullanıp okuldaki öğretmenlere, okul yöneticilerine başta olmak üzere bu konularda eğitimler, işte, diğer sizin önerdiğiniz şeyler yapılarak ciddi anlamda gerek akran şiddeti gerek diğerlerini minimize edebiliriz ancak sıfırlayabilir miyiz? O konuda emin değilim. Yani burada da hani, biz hep bir şeylerle ilişkilendiriyoruz. Örneğin, dedik ki: "Trafik terörü", "enflasyon canavarı." Bunlar bizim sorunları çözmedi dikkat ederseniz yani bizim buradaki sorunu çözecek şey daha geniş kapsamlı, Çemişgezek'teki ya da Uzunköprü'deki bir anaokulundaki öğretmenin işe dâhil olması lazım. Dolayısıyla da bunları aktif hâle getirip bunları önemsemek lazım. Hani dedim ki: "Öğrenciyi önemseyelim." Tamam da öğretmeni de önemsemeniz lazım, anne-babayı da önemsemeniz lazım ki insanlar bu sürece dâhil olsun. Var olan kaynaklarla önemli ölçüde ben sorunun regüle edilebileceğine inanıyorum.

Teşekkür ederim

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Hilmi Hocam, buyurun.

TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. HİLMİ DEMİR - Şimdi, Sayın Vekilim, dediğiniz önemli. O, 5-6 yaş, 7 yaşta başlar. Yalnız radikalleşme kuramları bize bir şey öğretir. Şimdi, bireysel travma vardır. O travma tedavi edilemezse bir müddet sonra o bireysel travma grup kimliklerine doğru kaymaya başlar yani arayış başlar. O arayışta birey kendine benzeyen ya da marjinal gruplarla bir müddet sonra temasa geçer, temas oluşmaya başlar. O temas oluştuktan sonra da radikalleşme gelir yani o dediğiniz yaş belki psikolojik ve ruhsal sağlık açısından doğru ama bir müddet sonra arayış ve temas yaşı biraz daha ileriye doğru gider ve radikalleşme ise sonra başlayan süreçtir, o yüzden zaten bütün bunların önleme faaliyetleri de birbirinden farklıdır. Yani sizin travmada önleme faaliyetiniz farklıdır, eğer temas varsa ve o temas gerçekleşmişse orada alacağınız önleme faaliyetleri birbirinden farklıdır. Biz bunu şöyle ayırırız: Bir kişi örgüte katılmışsa farklı bir deradikalizasyon süreci başlatırsınız; bir kimse örgüte katılmış, dağa çıkmışsa farklı bir deradikalizasyon süreci başlatırsınız; bir kişi dağa çıkmış, eline silah almış, artık birisini de öldürmüşse farklı bir deradikalizasyon süreci başlatırsınız. Şimdi, hepsinde aynı önlemeyi yapmazsınız; işte bu bilimdir, o yüzden zaten bilime ihtiyacımız var. Yani bu bilim olmazsa bunların farklılıklarını da kavrayamayız, bu açıdan önemli.

O nihilizm meselesinde de şöyle düşünün: Evet, doğru ama bunu merkezsiz ve hiyerarşisiz örgüt modellerine sokuyorlar Batılılar yani merkezi yok, hiyerarşisi de yok ama örgüt mü? Batılılar örgüt demişler yani bu grupları da ona sokup öyle muamele ediyorlar.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Terör örgütü olarak nitelendiriyorlar mı?

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Evet, Sayın Hun, söz sizde...

TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. HİLMİ DEMİR - Aşırıcılık, tam bildiğimiz değil, genç aşırıcılık örgütler olarak isimlendiriyorlar.