KOMİSYON KONUŞMASI

MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Değerli Başkanım.

Teşekkürler Değerli Hocam sunumunuz için. Şanlıurfa örneğini verdiniz, Şanlıurfa'nın bu araştırmalarınızda seçilme gerekçesi nedir? Şanlıurfa eğitimde yaşadığı yapısal sorunlar nedeniyle mi araştırmaya konu edilmiştir. Biz hep şunu biliriz, eğitim şiddeti azaltır. Eğitim şiddeti azaltıyorsa öğretmen açığının 10 binlerle ifade edildiği, sınıf mevcutlarının 50-60 öğrenciyi bulduğu Şanlıurfa'da, Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikalarından Sorumlu bir Öğretim Üyesi olarak bugüne kadar neden önerilerde bulunmadınız, bugünleri bekledik biz?

Teşekkür ediyorum.

PROF. DR. ŞULE ALAN - Teşekkür ediyorum.

Sayın Milletvekili, 2018'de Urfa'da çalışmaya karar verdim. Benim, Cumhurbaşkanlığı Politikalar Kurulu üyeliğimin hayali bile yoktu o zaman çünkü son altı aydır o kuruldayım ben. Şanlıurfa'ya gitmemizin nedeni aynen o dediğiniz nedenlerdi. Söylediğim gibi, ben sosyoekonomik olarak ve eğitimsel olarak dezavantajlı çocuklarımızın olduğu bölgelerde çalışmalarımı yaparak onların başarıları için uğraşmaktayım. 2010'dan beri bunu yapmaktayım. 2018'de Urfa'yı seçmemin 2 ana nedeni vardı: Biri, sizin söylediğiniz, en dezavantajlı bölgelerimizden biridir, en dezavantajlı bölgemiz değildir ama oralardadır. Yani mesela Şırnak'ta da çalışıyorum, orası da çok dezavantajlı bir bölge. Aynen söylediğiniz gibi en büyük problemimiz orada öğretmen sirkülasyonudur. Soracağınızı bilseydim o grafiği de gösterirdim size. Aynı okulda, alın yani Suruç'u, Akçakale'yi -Akçakale daha kötüdür bu öğretmen sirkülasyonu konusunda- aynı okulda 2 sınıfı alın, öğretmeni sirküle olmamış çocuk ile öğretmeni sirküle olmuş çocuğun akademik başarısına bakın, içler acısıdır sirküle olmuş çocuğun akademik başarısı ve akademik başarısı ile davranış problemleri aynı zamanda. Biz o bölgede öğretmen sirkülasyonunu çözemeden çok büyük problemleri maalesef çözemeyeceğiz. Aynı şey Ağrı için de geçerli, aynı şey Şırnak için de Hakkâri için de geçerli maalesef. Bunu uzun yıllardır dile getirmekte olan bir hocayım ben, hâlâ da dile getiriyorum Hocam, bunun adına "öğrenme fakirliği ve davranış problemleri" diyoruz. Bu bölgeler çok çok çok geride. Çocukları ta başında ölçtüğümde muhteşem çocuklar, anlama düzeyleri, algı düzeyleri, her şey mükemmel ama dediğim gibi, sistem içerisinde yeterli bir... Mesela Diyarbakır merkezdeki ya da Urfa merkezdeki, Haliliye'deki hatta çocuğa verdiğiniz öğretmeni veremediğiniz için çocuğu kaybediyorsunuz, yoksa eğitim, müfredat, öğretmen kaliteniz farklı değil, farklı değil. Sadece o öğretmen yerinde durmuyor, durduramıyoruz öğretmeni ya da durduramıyorlar. Neden bilmiyorum.

Yani haklısınız, bunu sürekli de dile getiriyorum. Çok teşekkür ediyorum. Sürekli, en çok dillendiren akademisyenlerden birisiyim ama ilk kez sizin gibi insanlarla konuşmaya getirildim mesela. Çok dillendirecek şey var daha o bölgelerde.