| Komisyon Adı | : | MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 11 .06.2026 |
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Sayın Başkanım, şimdi, bu madde bir kere Anayasa’nın 138'inci maddesinin son fıkrasına aykırı. Burada diyor ki: "İdare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." Burada getirilmeye çalışılan teklifle birinci derece mahkemenin verdiği karar kale alınmıyor, tamamen kesinleşmesi bekleniyor. Bu da şu anki mevcut gidişatta üç ila beş yıllık bir süreye denk geliyor ve bu süre içerisinde kişi Silahlı Kuvvetlerden ayrı bir şekilde bekliyor. Deniliyor ki: "Ya, işte, biz faiziyle bu kaybını telafi ediyoruz." Ama bu bir lütuf değil. Şimdi, Danıştaydan veya işte, bölge idare mahkemesinden dönüş yapıldı ve bu kişinin göreve başladığını düşünelim. Bu süre içerisinde yaşadığı manevi kayıplar, damgalanmalar, pek çok problem bir arada geliyor. Biz burada Anayasa Mahkemesinin, Anayasa’nın 138'inci maddesine aykırı bir şekilde idarenin yetki alanını genişletiyoruz yani mahkemenin verdiği kararı tanımıyor "Yüksek mahkemenin kararına ancak uyarım." diyor. Bu da bu noktada ilk mahkemeyi resmen bir noter şeyi gibi veya basit bir bürokratik işlem hâline getiriyoruz. Burada pek çok başka yöntem uygulanabilir; eğer personel hakkında şüphe varsa personele görevden uzaklaştırma yapılabilir, başka bir yerde görevlendirme yapılabilir ama bu şekilde yargıdan netleşene kadar ayrı tutmak ciddi bir hak ihlaline neden olacaktır. Bunun bir şekilde baypas edilmesi lazım yani şu şekilde: Dediğim gibi, bu kişilere eğer bir şüphe devam ediyorsa... Birinci mahkeme demiş ki: "Tamam, bunda herhangi bir problem yok, görevine devam edebilir." Ama eğer idarenin hâlâ bununla ilgili bir soru işareti varsa farklı bir yerde görevlendirebilir, daha pasif bir göreve alınabilir ve yüksek yargının verdiği karar netleşince eğer ayrılma kararı gerçekleşecekse gerçekleşir. Yoksa kişi bu süre içerisinde en azından damgalanmamış olur, kayıpları bertaraf edilmiş olur, bir. İki bir de burada, maddeyle ilgili değil ama kamuoyunun da çok merakla beklediği bir nokta var, bu Karadeniz'de batırılan, saldırıya uğrayan Duru 67 balıkçı teknesiyle ilgili, orada bir balıkçımız hayatını kaybetmişti. Buradaki süreç, evet, bu balıkçı teknesi başka bir ülkenin münhasır ekonomik bölgesi içerisinde balıkçılık faaliyeti gerçekleştirirken bu olay gerçekleşmiş fakat bunun mekanizmaları, bununla ilgili biz ne yaptık, nasıl bir girişimde bulunduk, ne durumdayız, bununla ilgili kamuoyundan bize de çok sorular geliyor. Bununla ilgili bir açıklama sizden veya varsa Bakanlık yetkilisinden talep ediyoruz Sayın Başkanım.