| Komisyon Adı | : | MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 11 .06.2026 |
AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Evet, Sayın Başkan, değerli üyeler; bu maddeyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde yıllarca görev yapmış, disiplin içinde çalışmış, zor şartlarda hizmet etmiş sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu hizmetinde değerlendirilmesi gerektiğini biz de ifade ediyoruz. Bu insanlar genç yaşta önemli bir tecrübe biriktirerek görevlerinden ayrılabiliyorlar. Devletin bu tecrübeyi görmesi, bu insanlara ikinci bir kamusal kariyer imkânı tanıması doğru bir yaklaşımdır ancak önümüzdeki düzenleme bu hâliyle eksiktir.
Birincisi: Uzman erbaşlar kapsam dışında bırakılmıştır. Oysa, uzman erbaşlar da Türk Silahlı Kuvvetlerinde yıllarca görev yapmış, sahada bulunmuş, disiplin ve görev tecrübesi kazanmış personeldir. Sözleşmeli erbaş ve erleri kamu hizmetine kazandırmayı doğru buluyorsak aynı mantığın uzman erbaşlar bakımından da düşünülmesi gerekmektedir. Ben bu konuyu geçtiğimiz yıl verdiğim kanun teklifinde de gündeme getirmiştim. Orada hem uzman erbaşların hem de sözleşmeli erlerin özellikle kamunun ihtiyaç duyduğu alanlarda değerlendirilmesini önermiştim dolayısıyla bugün burada söylediğimiz yeni bir şey değil.
İkincisi: Getirilen yüzde 10 kontenjan sınırlaması düzenlemenin etkisini zayıflatabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının yalnızca belirli kadro ve pozisyonlarda yapacağı alımların yüzde 10'unu bu kapsama ayırması sahadaki ihtiyacı karşılamaya yetmeyebilir. Bu personelin sayısı hizmet geçmişi ve kamuya kazandırılma ihtiyacı dikkate alındığında daha güçlü ve uygulanabilir bir mekanizma kurulmalıdır.
Üçüncüsü: Sözlü sınav meselesidir Özgür Bey'in de ifade ettiği gibi. Bu personel zaten yıllarca görev yapmış; disiplin durumu, sicili, görev performansı, nitelik belgesi belli olan personeldir. Böyle bir personeli yeniden sözlü sınav tartışmasının içine sokmak doğru değildir. Türkiye'de sözlü sınav konusu kamu personel alımlarında en fazla tartışma yaratan alanlardan biridir. İnsanların aklına çoğu zaman liyakat değil torpil ve subjektif değerlendirme ihtimalini getirmektedir. Bu düzenleme gerçekten bu personele sahip çıkmak için yapılıyorsa objektif kriterlere dayanmalıdır. Hizmet yılı, sicil, nitelik belgesi, görev başarısı, disiplin durumu ve kamu kurumlarının ihtiyacı esas alınmalıdır. Sözlü sınavla bu süreci tartışmalı hâle getirmeye gerek yoktur. Bu nedenle bizim önergemiz bu düzenlemeyi reddetmek için değil tamamlamak içindir. Sözleşmeli erbaş ve erlere açılan bu yol uzman erbaşları da kapsamalıdır. Kontenjan sınırlaması daha gerçekçi hâle getirilmelidir. Sözlü sınav yerine objektif ve denetlenebilir kriterler esas alınmalıdır.