KOMİSYON KONUŞMASI

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Uçar, bu konuyla ilgilimi?

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Evet.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun ama tekrara düşmeyelim.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Toparlayalım.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Daha başlamadı...

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Böyle dedin ya artık hiç susmam.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Yok tekrara düşmeden lütfen.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, siz yapmayın bari...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Hayır, zaten Nevroz Hanım, baya detaylı anlattı, onun için.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Siz biliyorsunuz, tekrara düşmüyoruz biz, tamamlayıcı konuşuyoruz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Tamam, teşekkür ediyorum, sağ olun.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bari siz yapmayın derken, bilinçli olarak söylüyorum.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Tamam.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Benim Sayın Başkan, öncelikle Daire Başkanımız Yasin Aydın Bey'e bir sorum olacak. Yani birkaç ay oldu bir görev değişimiyle ve ciddi bir aslında zihinsel dönüşümle kurumun komple bir dönüşümüyle geldiler. Aslında, az önce bir cümle kullandı, birçok sorunla karşı karşıya kaldıklarına benzer bir cümle yani aslında birçok sorunun olduğuna dair. Burada soracağım şey şu: Sayın Aydın, denetimli serbestlik olarak her ne kadar denetimli serbestlikte olsanız da bu idare ve gözlem kuruluyla doğrudan bir ilişki kurmak zorundasınız yani çünkü idare ve gözlem kurullarının almış olduğu kararlardan sonra, işte, o denetimli serbestliğin uygulanıp uygulanmayacağı meseleleri ortaya çıkıyor falan. Kurum olarak, Ceza Tevkifevleri olarak -bugün sanırım temsilen de siz varsınız- bu idare ve gözlem kurulularının görevlerini hakkıyla yerine getirdiklerine dair göreve geldikten sonra ya da işte, orada yaşanan aksaklıklara, sorunlara dair ya da oradaki tıkanmaya dair ya da oranın bir paralel mahkeme gibi çalıştığına dair yani çok net biz bunu her zaman söylüyoruz çünkü içlerinde tek bir psikolog, hadi bilemediniz, bir sosyal çalışmacı vardır ama birkaç kişiden olan kurulda o kurumun idare amiri, müdürü kimse onun dediği olur ya da cumhuriyet savcısı kimse herkes onun dediğine uymak zorunda kalır. Kurul farklı fikirdeyse, o psikolog fikrini farklı olsa bile, maalesef, o karşıtlığından dolayı bir nevi cezalandırılır. Yani şimdi bunlar mevcutta, pratikte olan şeyler. Ki biz -parantez açıyorum- idare ve gözlem kurullarının bir paralel mahkeme görevi görmesi, idare ve gözlem kurullarının kısıtlayıcı, hak kısıtlayıcı bir görev görmesi nedeniyle zaten olmaması gerektiğini, tamamen lağvedilmesi gerektiğini her zaman söyledik. Mevcut hâlde yaşanan sorunlara dair göreve geldikten sonra çünkü geniş bir değişiklikle geldiniz, buna dair, sorunlara dair, yürütülen çalışmalara dair bir çalışmanız oldu mu, gözleminiz oldu mu ya da buna yönelik bir müdahaleniz olacak mı? Çünkü bu maddede de, yine, idare ve gözlem kurullarının vereceği kararlar doğrultusunda, çocukların kapalıya ya da çocuk eğitimevlerine geçeceğine dair kararlar alınacağı söyleniyor ama idare ve gözlem kurullarının durumunu, statüsünü biz her zaman tartışıyoruz, söylüyoruz, bir paralel mahkeme olduğunu söylüyoruz. İşlevlerinin emir almak, verilen emri yerine getirmek olduğunu her zaman söylüyoruz. Dolayısıyla, hâl buyken, bu idare ve gözlem kuruluları bu maddede amaçlanan şeyi ne kadar yerine getirebilir?

CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANI YASİN AYDIN - Sayın Vekilim, çok teşekkür ederim.

Tabii, bu soruya kendi görev alanımla alakalı cevap vermem daha uygun olacak. Şöyle ki: İdare ve gözlem kuruluyla alakalı, tabii, görev ve sorumlulukla, denetimli serbestlikle alakalı çalışmalar birbirinden farklı. Yani denetimli serbestlik süreci, idare ve gözlem sürecinden sonra başlayan bir süreç dolayısıyla denetimli serbestlik sürecinde idare ve gözlem kurulu kararlarına dâhillik bir söz konusu değil.

İkinci olarak, idare ve gözlem kurulu kararları tabii, takdir edersiniz, yargı yoluna açık, infaz hâkimliğine müracaat edilebilir, onunla alakalı eğer karardan memnun olmayan taraflar yargı yoluna müracaat ettikleri zaman bunun denetiminden geçerler. Tabii, görev sürecinin değişikliğinden bahsettiniz. Yoğun bir değişim süreci içerisinde Adalet Bakanlığımız ama şundan emin olabilirsiniz: Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek Beyefendi'nin sorunlara yaklaşımıyla alakalı, hızlı inisiyatif almayla alakalı çabası zaten ortada bu anlamda. İdare ve gözlem kurulularıyla alakalı ya tarafıma iletilmiş herhangi bir çalışma olduğuna dair bir bilgi şu an için yok ama bununla alakalı bir sorun var ise tabii, değerli milletvekillerimizin bu konudaki tespitleri önemli, Sayın Bakanımızın bu anlamda bir talimatı olursa da hızlı bir şekilde zaten çalışma yapılır ve karar alınır Sayın Vekilim.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Yani idare ve gözlem kurulularıyla ilgili sürekli sürekli şikâyetler var yani Sincan Cezaevi gözümüzün önünde yapılanlar, edilenler. Yani şu an her cezaevine yönelik olarak bir idare ve gözlem kurullarına ilişkin örnek verebiliriz. Soruyu bizzat aslında size yöneltmemin sebebi şu an Ceza ve Tevkifevleri adına sadece siz buradasınız.

CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANI YASİN AYDIN - Evet.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Dolayısıyla muhataplık boyutuyla siz vasıtasıyla iletmiş olalım çünkü ciddi sorunlar var.

CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANI YASİN AYDIN - Olur Sayın Vekilim.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Ve o sorunların temelinde hakikaten de idare ve gözlem kurullarının zihniyetinden kaynaklı bir sorun var. Yani mesele orada, o kurulun içerisinde olan hani bir psikoloğun görüşünün bile dikkate alınacak olmasına indirgeyecek olsak "Evet." diyeceğiz ama dikkate alınmıyor. Orada o kurumun müdürü neyse, kurumun müdürü ne düşünüyorsa, maalesef, kurullar o doğrultuda hareket ediyor.

CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANI YASİN AYDIN - Notlarımızı aldık Sayın Vekilim, bu konuyla alakalı gündeme getireceğiz.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bu şekilde iletilirse sevinirim.

İkinci bir sorum Sayın Başkan: Ben Mevzuat Genel Müdürümüze soracağım.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Mevzuat Genel Müdürümüz.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Müdürüm, çok kısa bir soru soracağım, böldüm sizi kusura bakmayın.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Toparlayalım.

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Şimdi, bu 7'inci maddenin (a) bendinde "kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar." öncesini okumadım zaten, işte, hariç tutulan suçları zaten muhtemelen onlar önceki düzenlemede 11'inci maddede sayılan düzenlemelerdi. Şimdi bu toplam üç yıl ve daha az hapis cezası toplam kasti suçlardan üç buçuk yıl, dört yıl cezası olanları da o zaman bu kapsama alıyorsunuz.

ADALET BAKANLIĞI MEVZUAT GENEL MÜDÜRÜ MEHMET ÖKMEN - Şöyle arz edeyim Başkanım: Bu madde kurgulanırken İnfaz Kanunu'nun 14'üncü maddesi esas alındı, orada yetişkinler bakımından kapalı cezaevinden açık cezaevine ayrılma ve doğrudan açık cezaevine alma hâlleri düzenlenmiştir. 14'üncü maddenin (2)'nci fıkrasında "Aşağıdaki hâllerde hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir." der. Belli suçları saymış; "terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak" şeklinde devam ediyor; taksirli suçlarda beş yıl, kasten işlenen suçlarda üç yıl veya daha az. Dolayısıyla, üç yıl veya altındaysa -burada da aynı mantıkla hareket ediyor- herhangi bir ceza... Eğer o istisna suçların içine girmiyorsa eğitimevine alacağız çocuğu, üç yılın üzerindeyse ya da (a) bendinde belirttiğimiz suçlardan bir cezaysa üç yılın altında olsa dahi yine kapalıya alacağız çocukları; iyi hâl değerlendirilmesiyle, üç ayda bir yapılacak değerlendirmeyle eğitimevine alıp almayacağımıza karar vereceğiz Başkanım yani sistem böyle işleyecek. Aynı uygulama yetişkinler bakımından da var ve bunun aynı mantığı çocuklar bakımından, eğitimevleri bakımından kurgulanmıştır yani düşük cezaları doğrudan kapalıya almayacağız, doğrudan eğitimevine alacağız ama bu sayılan suçlardan dolayı üç yılın altında olsa bile kapalıya alacağız, yapacağımız iyi hâl değerlendirmesi sonucu -en geç üç ayda bir, onun için önerge verildi- eğitimevine alma değerlendirmesi yapacağız.