| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ve Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile 98 Milletvekilinin Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3771) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 16 .07.2026 |
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Mesela Edirne'de Gülden Coni diye bir evladımız öldürüldü, bilginiz var mı bu konuyla ilgili?
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bilgimiz var tabii.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Evet, onun erkek arkadaşı -aslında bir iki yaş büyük yani 15-16 falan gibi hatırlıyorum- bu kızı okulun bahçesinde, kimsenin bulamayacağı bir yerde, okul tatilken çok gaddarca yani defalarca bıçak darbesiyle parça parça edip öldürüyor ve ölmesini başında sigara içerek bekliyor. Bu bana göre vahşice, çok korkunç bir cinayet; siz nasıl buluyorsunuz?
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Yani şey dememizi bekliyorsanız herhâlde amacınız başka. Biz vahşice bir cinayet değildir demiyoruz. Biz şunu söylüyoruz...
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Hayır, vahşice cinayet olunca da şöyle bir şey çıkıyor: Bu, canavarca hisle işlenmiş bir cinayet. Bu suçlar Amerikanlaştı, dünyada da Türkiye'de de yayılan bir fenomen var. Ne oluyor biliyor musunuz? Mevzuat bazen tıkanabiliyor. Mesela, sanki bütün çocuklar eğitimevine götürülmeyecek gibi bir dezenformasyon ve algı oluşturuluyor burada. Oysaki bu çocuk, hükmü kesinleştiği an eğitimevine gidecek. Eğitimevi ne biliyor musunuz? Kapıda polis olmayan, gayet dışarıya çıkıp gelebileceği bir yer. Kapalı tutukevinde de aslında eğitim devam ediyor ama eğitimevi çok daha açık bir yer. Bir anne, bir babanın çocuğunun katilinin hükmü kesinleşir kesinleşmez eğitimevine gitmesi, orada da âdeta tatilde gibi, lunaparkta gibi -kendi ifadeleri- yaşaması, sonra da 18 yaşına gelince dışarıya çıkması buradaki hazırunun vicdanını sızlatmıyorsa ben buna şaşırıyorum. Bununla ilgili toplumdan gelen bir talebi değerlendirerek biz bunu hazırladık, bu kanunu. Akut bir duruma karşı bazı akut tedbirler, acil tedbirler öngörüldü ama gerek basına yansıyan açıklamalar gerek basın toplantılarında yapılan açıklamalar... Ya kanunun içeriği gerçekten anlaşılmamış ya okunmamış demek zorunda kalıyorum.
Bir şey daha söyleyeceğim. Biraz evvel bir buçuk sene önce olan bir hadiseye atıfta bulunarak sanki bir kişi için bir kanun çıkarılıyormuş algısı da oluşturulmaya çalışıldı. O çocuğun ismi biliniyor, çok nurlu, güzel bir çocuk, belki de o yüzden böyle bir sembol çocuk oldu ama onunla aynı günde 15 yaşında başka bir çocuk -Ahmet Minguzzi'den bahsediyorum- Gaziantep'te ikizinin kolları arasında hiçbir husumetinin olmadığı başka bir çete tarafından -çocuk, evinin sitesinde yürüyüş yapıyor, şişmanca bir çocuk, spor yapıyor- hiçbir sebep yokken kalbinden defalarca bıçaklanarak ve ikizinin kollarında can verdi. Bu bana göre vahşice, gaddarca işlenmiş bir cinayettir ve bu cürmü işleyene ben aman da çocuk falan diyemiyorum. Anlatabiliyor muyum?
MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Burada hâkime bir takdir yetkisi verelim diyoruz.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Takdir yetkisi bırakıyoruz. Ve şöyle de bir şey var...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Çocuk deme kriterinizi kabul etmek zorunda değiliz ama.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Değilsiniz Sibel Hanım, gerçekten değilsiniz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yani burada çok kişisel şey yapıyorsunuz. Çocuk olmanın kriteri var uluslararası hukukta ve bizim çocuk kanununda.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Sibel Hanım, değilsiniz, ben vekilime cevap veriyorum müsaade ederseniz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Hayır, baştan beri aynı...
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Şöyle bir şey: Münferit bir olaydan çıkarılmış bir şey değildir ki münferit bir olay da bir kanuna sebebiyet verebilir. İngiltere'de niçin 10 yaşından başlıyor cezai ehliyet? İngiltere'de bu cezaların 10 yaşına düşmesinin sebebini biliyor musunuz? 10 yaşında iki çocuk, 2,5 yaşında bir çocuğu elinden tutarak alışveriş merkezinde annesinin yanından alıp götürüyor. 10 yaşında bir çocuk, kimse bunu tahayyül edemez, gerçekten inanılmaz bir şey ve çocuğu alıyorlar, korkunç bir şekilde tecavüz ediyorlar, öldürüyorlar ve bu yüzden o kanun 10 yaşına iniyor, bir münferit olaydan. Bizde münferit olmayan, ne yazık ki bu suçların Amerikanlaşması dediğim hadiseden dolayı, dijital dehlizlerin, dijital risklerin de bir şekilde sebebiyet verdiği hadiseler yaşanıyor. Ben bunlara gözümü kapatamıyorum, pembe gözlüklerle bakamıyorum ve şu tabirden de hiç hoşlanmadım; biraz evvel vekilimiz şöyle bir şey söyledi, dedi ki: "Siz çocuklarına bakmayan, ilgilenmeyen, sonra çocukları hırgür çıkarınca da ahıra kilitleyen bir babasınız bizim gözümüzde." Bu kabîl laflar etti. Ben de şöyle diyorum: Bazen siz de şöyle yapıyorsunuz: Çocuğunu azami bir şekilde şımartan, komşunun çocuğuna diyelim ki tacizde bulunuyor, diyelim ki sokaktaki kedinin kuyruğunu kesiyor, diyelim ki başkasına küfrediyor, bir şeyler yapıyor, yapıyor, yapıyor, "Çocuktur, hiçbir cezayı hak etmiyor." demek asıl o çocuğa zulümdür çünkü yaptığının yanlış olduğunu bilmesi ve bir yaptırımının olması çok kıymetli bir şey. Biraz evvel mesela dendi ki: "Cezai ehliyeti olmayan çocuklara bu yönlendirme tedbirleri nasıl uygulanacak?" Siz Türkiye'de, Ankara'da da 10 yaşında bir çocuğun cinayetten dolayı bir cinayetin faili olduğunu biliyor musunuz? Buna bir yönlendirme tedbiri ben uygulamak zorundayım çünkü cezai ehliyeti yok ama onu bir şekilde, yaptırımı olan bir rehabilitasyon mekanizmasının içine sokmak zorundayım ya da böyle, çocuk pornosuna, pornografik sitelere giren ya da bu da İngiltere'den adapte ettiğimiz bu dijital yönlendirme tedbirleri mesela... Mesela onlarda da Telegram gibi mecralarda çocukları âdeta topluyorlar. Mesela, bu tespit edildiyse bir sonraki aşamada onun girmemesini sağlamak çok yerinde bir tedbir değil mi? Maraş'taki çocuk Discord'a giriyormuş mesela. Onun telefonuna, tabletine böyle bir tedbir koymak gerçekten yani bunu "Vay efendim, ne yapıyorsunuz, kişisel verilere mi..." Ya, arkadaşlar, pembe gözlüklerimizi bir çıkaralım, bir sahayı görelim, bu milletin acısına da bir kulak verelim, feryatları dinleyelim. Çocuğun üstün yararı dediğimiz zaman da lütfen mezardaki çocuğun üstün yararını da hatırlayalım. Kimse burada çocukları hapse tıkmak istemiyor. Ben kesinlikle...
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bitirdiniz mi Sayın Başkan?
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Bitmedi. Sabahtan beri siz...
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Ama söz benimdi, ben size bir şey sordum, siz söz kırıyorsunuz.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Tamam, siz "Vahşice cinayet ne?" dediniz, ben de size tarif ettim.
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bunu açtınız, tamam, müsaadenizle...
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Size göre bu vahşice cinayet değilse ben bu konuda bir şey diyemiyorum.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Tamam, teşekkür ediyoruz.
SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Sayın Başkan, yalnız, hatibin ifade ettiği şeyler bana söz hakkı doğurdu.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Hayır, doğurmadı.