KOMİSYON KONUŞMASI

SADETTİN HÜLAGÜ (Kocaeli) - Başkanım, şimdi...

Suat Bey, sahadaki bilgiler sizin dediğiniz gibi değil.

SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Öyle mi?

SADETTİN HÜLAGÜ (Kocaeli) - Evet. Yani bölümde akademisyenlik yapanlar bilir, aşağıdaki kuşak "Üstteki adam gitsin de ne olursa olsun." zihniyetine dönüşüyor ya da rektör hegemonyası oluyor, "Gelsin elimi öpsün, onay vereyim."e dönüşüyor. Onun için, yapmayabilir teklifi, görüş ve ihtiyaçları YÖK'ün önüne koysun "Benim şu bölümüm var, şu ders ihtiyacım var." diye. Zaten şu andaki mevcut işleyişte bir üniversite kadro isterken hangi gerekçeyle istiyor, hangi sınıf var, hangi hocası var, kaç sayısı var, bu dersi verecek öğretim üyesi sayısı yeterli mi, değil mi; YÖK'ün yönetim kurulundan geçtikten sonra kadro ihdasını kullanma izni veriliyor üniversiteye yani burada işleyişe ters bir şey yok. Sahada öyle değil ama yani burada birçok vekilimiz geri dönüşlerde... Ben kendim üniversiteden de biliyorum, adam "Bu hoca gitsin de ne olursa olsun." diyor ama o hoca gitmesin istiyoruz yani o adam kıymetli bir adam. Onun görüşüne kalmasın, YÖK de müdahil olsun. Mutlaka da kriter konacak, hiç ders anlatmayan, ameliyat yapmayan, işlem yapmayan hocalarımız var; mutlaka getirilecek, H-indeksi getirecek, ameliyat sayısı getirecek, bunu YÖK çalışacak yani tabii, bu kanun içine konulacak gibi bir mesele değil.