GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:6
Tarih:13.10.2021

LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; şimdi yine 64-65 maddelik bir vergi teklifiyle karşı karşıyayız. Bunu algı yönetimiyle aslında bir vergi reformu olarak görmek son derece yanlış, bu algıyı yaratmak yanlış. Çiftçiye yılda 200 lira vergi geliri sağlayacak, bir fayda sağlayacak. Bir taraftan basit usule bir istisna getiriliyor ama bunun da zaten tüm vergi gelirleri içerisinde binde 1 payı var. Hani, bunlarla bir vergi reformu olmaz ancak kanun teklifinin gerekçelerine baktığımız zaman gerekçelerinde aslında gerçek ihtiyaçları yazıyor ama maddelerde gerçek ihtiyaçlara çözüm olacak hiçbir şey yok ya da yeterli seviyede yok. Yalnız şunu hemen ifade edeyim: Amaçlar ve hedefler kısmında "Verginin tabana yayılması." diyor. Tabana yaymak değil, vergi tabanını genişletmek olarak düşünmek lazım. Zaten ücret geliri az olanın üzerinde vergi yükü daha fazla.

Şimdi, ne denmişti? Kurumlar vergisi ve gelir vergisi bir yerde birleştirilecek, adil bir vergi reformu yapılacaktı. Ama bunların hiçbirisi maalesef olmadı.

Kanun teklifi 7'si vergi kanunuyla ilgili -1'i de diğer kanunlarla ilgili- 8 maddede, 8 kanunda değişiklik getiriyor aslında. Şimdi, şunu düşünelim: Adil bir vergi reformunun olması için öncelikle rantiye sınıfının korunduğu ama üreticinin ve asgari ücretlinin cezalandırıldığı bir vergi sisteminin olmaması gerekiyor. Bu, son derece yanlış. Eğer bu hatalar düzeltilirse ancak vergi reformundan söz edilebilir. Mesela brüt 3.577 lira alan asgari ücretli vatandaş ağustos ayı geldiğinde yüzde 20'lik vergi dilimine hemen giriyor ama bir taraftan kentsel rantlardan vergi alınmadığı gibi vergisiz cennetlere vergisiz olarak bir yığın paranın kaydığını da biliyoruz.

Bir taraftan Anayasa'nın amir hükmünü hatırlayalım. Ne diyor? "Mali güce göre vergilendirme; çok kazanandan çok, az kazanandan az." Ama maalesef bizde böyle bir sistem yok. Bir taraftan rantiyeciler korunuyor, diğer taraftan asgari ücretli ve gelir yetersizliği içinde olanlardan daha çok vergi alınıyor. Vergiye baktığınızda dolaylı vergiler zaten doğrudan vergilerin çok daha üstünde. Yüzde 65'lik bir paya sahip olan dolaylı vergi ortamında adaletli bir, adil bir vergi sisteminden söz etmek de zaten doğru değil değerli milletvekilleri.

Bir taraftan, vergi ve SGK borçlarına yapılandırma getirildiğini biliyoruz ama şu anda başvurulara baktığınızda, üçte 1'i başvurdu, çok cüzi. Aslında doğru bir vergi politikası olmuş olsa vergi uyumunun sağlanması çok daha kolaylaşmış olacak.

Bir de şunu unutmayalım değerli milletvekilleri: İstihdam için 23 paket yapıldı; 23 paket yapıldı, sonuç boş. Aslında, istihdam teşviki için en önemli şey asgari ücretin üzerindeki vergi yükünü kaldırabilmek. Bunu yapmak zor değil, hem kayıt dışı istihdamı ortadan kaldırmış, azaltmış olursunuz hem de bir taraftan istihdamı da artırmak konusunda bir çaba sarf edilmiş olur. Ama maalesef, böyle bir adil sistem getirilmiyor. Diğer taraftan, vergilendirme sisteminde eğer köklü bir değişiklik yapılmazsa düzenli olarak vergi aflarının da kaçınılmaz olarak devam edeceğini de biliyoruz, bu da bir gerçek. Oturacağız, yılda 1 kere, 2 kere -yılda 2 kere yaptığınız dönemler de var- sürekli vergi affı getireceğiz.

Ve değerli milletvekilleri, şunu unutmayalım ki az kazanandan çok vergi almanın ama rantiyecileri bir tarafa bırakmanın ve korumanın büyük bir vebali var. Ve yine unutmayalım ki aslında vergi politikaları, yönetenlerin zihniyetinin aynası, bu zihniyeti yansıtıyor ve yönetenlerin kimden yana olduğunu gösteriyor vergi politikaları. İşte, bu vebali unutmayalım ve adil bir vergi sistemini getirmek için gereken neyse bunun yapılmasını sağlayalım. (CHP sıralarından alkışlar)