| Konu: | İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 18.11.2021 |
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İcra ve İflas Kanunu'nda değişiklikler yapıyoruz yine, daha önce 362 kez değişiklik yapmışız ve kanunun bütünü defalarca değişmiş. Biz kanunu ne kadar değiştirirsek değiştirelim, asıl sorun, ekonomi çökmüş durumda, ekonominin çarkları işlemiyor ve dolayısıyla da vatandaşımız borçlu; icra dairelerinde 30 milyona yakın icra dosyası var. Şu anda, sizin devriiktidarınızda -bildiğiniz için tırnak içerisinde söylüyorum- ekonominin kitabını yazdığınız için vatandaşlarımız derin bir açlık, yoksulluk ve işsizlik riskiyle karşı karşıya, çocuklarımız beslenememe tehlikesiyle karşı karşıya ve maalesef siz bunu ancak seyrediyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, bu vesileyle önemli bir sağlık skandalını daha gündeme getirmek istiyorum. AKP nasıl ekonomiyi çökerterek, Türkiye'nin, ekonomimizin dengelerini böylesine bozarak insanlarımızın sağlığıyla oynuyorsa aynı şekilde Covid'i yönetirken de skandallara imza atmaya devam ediyor. Bugün Bilim Kurulu üyesi açıkladı, bilimsel bir veri geldi, "Pandeminin başından beri kullanılan favipiravir ilacının etkisiz olduğu anlaşıldı." dediler. Oysa değerli arkadaşlar, ben sadece bu kürsüden son bir buçuk yıl içerisinde 3 defa "Favipiraviri niye veriyorsunuz? Hiçbir bilimsel veri yok, insanlara 40 tane tablet içiriyorsunuz. Bu, böbreğe yük, kalbe yük, karaciğere yük ve ekonomiye yük; boşu boşuna bunu vermeyin." dedikçe dinlediniz, önlem almadınız, o ilacı kullanmayı tercih ettiniz ama bugün de diyorsunuz ki: "Meğer faydasızmış." Oysa bunun faydasız olduğunu tüm dünya, daha pandeminin ilk aylarında fark etti ve kullanmaktan vazgeçti.
Ben buradan sordum, yine soruyorum: Fransa'nın, Almanya'nın, İngiltere'nin, İtalya'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nin kullanmadığı bir ilacı Türk insanı niye kullanıyor iki yıldır? Bunun bir cevabı olması lazım. Bakın, Sağlık Bakanlığına soruyoruz, cevap alamıyoruz. Türkiye'de bu ilaçtan kaç milyon kutu kullanıldı, kaç milyon? Bu ilacı Türkiye'ye satanlar bundan kaç milyon dolar, kaç milyar dolar para kazandılar? Hiç olmazsa bunu bilmemiz gerekiyor ama bunu dahi söylemekten âciz bir iktidar.
Peki, bunu bir tek ben mi biliyordum? Elbette hayır. Biz, bu bilgileri, özellikle bu konudaki en üst meslek kuruluşu olan KLİMİK Derneğinden alıyoruz. KLİMİK Derneği, daha pandeminin ilk başında "Favipiravirin kullanılmasına gerek yoktur. Tüm dünyada olduğu gibi siz de bunu kullanmayın, vatandaşlarınıza vermeyin." dedi ama Sağlık Bakanlığı vermeye devam etti. Yine aynı şekilde, o sıtma ilacı vardı ya, klorokin, onu da pandeminin ilk başından itibaren neredeyse bir yıldan fazla kullandınız ve ancak geçen mayıs ayında tedavi rehberinden çıkardınız.
Peki, Sağlık Bakanlığı, saray yani sizler bu ilacı niye verdiniz? 2 nedenle verdiniz. Birincisi; aradan milyon dolarlar kazananlar oldu değerli arkadaşlar. İşte bu rakamların saklanmasının, gizlenmesinin temel nedeni budur. Buradaki rant zincirini ortaya çıkarmamız gerekiyor.
İkincisi de bunu bir politik iletişim aracı olarak kullandınız: Pandemide insanları çaresiz bıraktınız, evlerine hapsettiniz ama evlerine hapsettiğiniz insanları açlıkla karşı karşıya bıraktınız, yardımı çok gördünüz ve bizim belediyelerimizin yardım kampanyalarını dahi engellemeye kalkacak kadar gözünüz döndü, hasetleştiniz. Baktığınız zaman dünyada, OECD kriterlerine göre de, diğer ölçülere göre de, vatandaşına en az sosyal yardımı yapan Hükûmetsiniz. Bunu yapıyorken, daha doğrusu, vatandaşa hiçbir şey yapmıyorken, vatandaşa dediniz ki: "Merak etmeyin, biz geliyoruz, filyasyon ekipleri kurduk, size ilaç veriyoruz." Ama bakın, bu tiyatro çöktü. Vatandaşımıza götürüp verdiğiniz, neredeyse zorla içirttiğiniz 2 ilaç yani klorokin ve favipiravirin etkisiz olduğu bugün artık sizin ağzınızdan da ispatlanmış durumdadır. Öyleyse şu sorunun cevabını vermeniz şart. Sağlık Bakanı buraya gelecek ve bu cevabı verecek. Peki, kardeşim, hiçbir bilimsel veri yokken, hiçbir makale yayınlanmamışken, hiçbir ülke bunları kullanmıyorken, siz, insanlarımıza, iki yıl boyunca bu 2 ilacı niye içirdiniz, nasıl içirebildiniz ve kimleri zengin ettiniz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MURAT EMİR (Devamla) - Bu soruların cevabı son derece önemlidir. Türkiye'de maalesef bir halk sağlığı suçu işlenmiştir; kasten işlenmiştir, göz göre göre işlenmiştir ve 83 milyonun sağlığı, birileri para kazansın diye, birileri siyaset yapsın diye, birileri başarısız görünmesin diye tehlikeye atılmıştır. Bu anlayışla da, sizin, pandemiyle de mücadele etme şansınız yoktur. Bugün "Aşı karşıtlığı niye var?" diye soruyorsunuz ya çünkü size kimse güvenmiyor, size oy verenler dahi pandemiyi yönetemediğiniz için size güvenmiyor, sizin aşınıza da güvenmiyor. Dolayısıyla hâlâ dünyada en çok ölüm olan ülkelerden biriyiz ve bu alanda da son derece başarısız kaldık maalesef.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)