| Konu: | İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 18.11.2021 |
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün kürsüye Türkiye ekonomisinde yaşadığımız derin kriz ve bugün itibarıyla iyice derinleşen kur şokuyla ilgili yüce heyetinizi bilgilendirmek üzere çıktım.
Değerli arkadaşlar, hepimiz olanları anlamaya çalışıyoruz ve anlamakta zorlanıyoruz. Ben sizi makroekonomik ilişkiler hakkında bir miktar bilgilendirirsem bundan sonra daha doğru işlerin yapılmasına faydamız olur diye kürsüye çıktım.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, son birkaç aydır mevcut Hükûmet, mevcut yönetim faizleri indirmeye çalışıyor. Hepimizin muradı "Türkiye'de düşük faizler olsun."dur ama arkadaşlar, unutmayın, eğer bir ülkede enflasyon yüksekse faizi düşürmek çok mümkün olmuyor ve sizlere şunu söyleyeyim arkadaşlar: "Faiz enflasyonun sebebidir." teorisi bu ülkeye çok büyük zarar veriyor. Bakın, unutmayın, enflasyon kanserse faiz kemoterapi; kanser olduğunuz için kemoterapi alırsınız, kemoterapi iyi bir şey değildir ama enflasyonunuz yüksek olduğu için faiz yüksek olur.
Bakın, şimdi ne yaptık? Son iki ay içerisinde biz toplamda 3 puan faiz indirdik arkadaşlar. Ne oldu 3 puan faiz indirince? Faizi indirdiğimiz sırada dolar kuru 8 Türk lirasıydı, şu an itibarıyla ben kürsüye çıktığımda yaklaşık 11 Türk lirası. Biz faizi 3 puan indirdik diye kur ne kadar arttı? Yaklaşık yüzde 30. Peki, arkadaşlar, bundan sonra ne olacak? Bizim birçok üretimimiz ithalata bağlı olduğu için maliyet enflasyonu kaynaklı olarak kur enflasyonu yükseltecek yani yüzde 30 kur artışı enflasyonu yaklaşık yüzde 15 artıracak. Enflasyon artınca ne olacak? Doğal olarak faizler artacak. Faiz enflasyonun altında kalamayacağı için, bu, iktisadın temel prensiplerine aykırı olacağı için 15 puan faiz artmış olacak. Yazık günah değil mi? 3 puan faiz düşürüyorsunuz, üç ay içerisinde 15 puan artacak bu faiz.
Değerli arkadaşlar, bu tip hatalar yapılamaz, bu tip eksik bilgilerle, bu tip denenmemiş teorilerle bir ülke kobay gibi kullanılamaz. Bakın, bundan sonra ne olacak? Arkadaşlar, bu faiz indiği için kur bu kadar fırladı ya, ilk enflasyon roketleyecek ve size samimiyetle, bütün kalbimle söylüyorum, partizan bir körlük içinde söylemiyorum: Arkadaşlar, Türkiye'de enflasyon yüzde 20 değil, açıklandığı kadar değil. Bakın, en alt grubuna böyle bir bakın, bir ön yargısız bakın, ölçüm biçimine bakın; Türkiye'de enflasyon yüzde 50. Siz enflasyonu yüzde 20 açıkladığınızda, herkesin maaşı yüzde 20 artıyor ama harcamaları yüzde 50 artıyor, milyonlarca ücretli çalışan fakirleşiyor. Bundan sonra ne olacak? Enflasyon roketledi, birinci olan, başımıza gelen bu. İkincisi, arkadaşlar, yakında karaborsa başlayabilir. Bakın, ilaçta, şekerde, ayçiçeği yağında bu başladı çünkü artık ithal fiyatları bile çok yüksek olduğu için biz bunları hem ithal edemiyoruz hem de vatandaşın talebini karşılayamıyoruz. Bundan sonra olacak başka bir şey daha değerli arkadaşlar: Eğer biz bu şekilde gidersek bir sosyal patlamanın eşiğindeyiz. Bakın, her gün çok çok acı olaylarla karşılaşacağız: İntihar eden insanlar, borcunu ödeyemediği için suç oranlarının artması... Bir sosyal patlamanın eşiğindeyiz değerli arkadaşlar. Yarın öbür gün göreceğiniz o hüzünlü olayların hepsi bugünden oluşuyor.
Değerli arkadaşlar, bakın, birçok firma döviz kredisi kullandı, üstelik Türk lirası kazanmasına rağmen kullandı ve buna sizin Hükûmetiniz izin verdi. Şimdi, döviz kredisi kullanmış firmaların bu işten çıkması mümkün değil, art arda iflaslar başlayacak. Bu art arda iflaslar yani reel sektördeki bu kriz bir süre sonra bankacılığa yansıyacak. Evet, bizim bankacılık sistemimiz sağlam duruyor görünüyor ama tebliğlerle sağlam duruyor. Batmış bir sürü kredi BDDK'nin tebliği sayesinde canlı kredi gibi görünüyor. Arkadaşlar, bu tebliğlerle bu kredileri bir süre götürebilirsiniz ve bir süre sonra bizim bankalarımız sendikasyon kredisi yani döviz üzerinden kredi alıp TL üzerinden kullandırdığı için ve dövizdeki bu şok dalgalanma yüzünden bankacılık sistemimiz sarsılmaya başlayabilir. Bu çok tehlikeli bir durumdur; Türkiye, bunu yirmi yıldır yaşamadı. Bunlara dikkat etmek zorundayız.
Şimdi sürem bitecek, bir iki sebep daha var Sayın Başkanım, bir dakika daha uzatırsanız, eksik kalmasın diye.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Değerli arkadaşlar, başımıza gelecek bir diğer husus şu: Bizim ekmek gibi, su gibi dövize ihtiyacımız var ve bizim Merkez Bankamız "last resort" derler yani son kaynak; dövize ihtiyacı olduğu zaman bankanın, ülkenin, Merkez Bankasına gider. Arkadaşlar, gideceğimiz son kaynak da eksi 35 milyar dolar. Yani bizim bakın, brüt rezerv 120 milyar dolar diyoruz. Evet, doğrudur ama size söylenmeyen bir net rezerv sorunu var. O paralar bize emanetti, o paralar harcandığı gibi eksi 35 milyar dolara indirildi. Şimdi, biz sıfır rezerv için 35 milyar dolar para bulmalıyız ve biz 1 milyar dolar alsak, dolar 11,5 lira olacak, bu kadar tehlikeli bir durumdayız. Yarın öbür gün eğer bu faiz politikasıyla güvenirliliğini azaltmaya devam edersek insanlar bankaların kapısına koşabilir.
Sizden rica ediyorum, ekonomi yönetimini uyarın, çok yanlış yolda gidiyoruz, başımıza iş gelecek korkuyorum.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)