| Konu: | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 13.12.2021 |
CHP GRUBU ADINA NİHAT YEŞİL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu yıl da iki yakası bir araya gelmeyen saray bütçesini konuşuyoruz. Bütçenin sunulduğu 16 Ekimde dolar kuru 9 lira 27 kuruş iken şu an itibarıyla dolar kuru 14 lira 35 kuruş oldu. Yani elli sekiz günde yüzde 54 arttı. Yani 1 trilyon 750 milyarlık bütçenin yarısı 2022 yılına girmeden uçtu gitti. 16 Ekimde Meclise sunulan bütçenin toplamı 188 milyar dolar ederken, bugün itibarıyla daha onaylanmadan bütçe 125 milyar dolara denk geliyor yani 2022 bütçesini daha başlamadan yüzde 54 erittiniz, giderleri de sadece elli sekiz günde yüzde 54 artırdınız. Olmayan bütçe geliriyle 16 Ekimde dolar alınmış olsaydı elli sekiz günde 735 milyar fazla olacaktı. "O akıbeti belli olmayan 128 milyar dolar nerede?" diye sorduğumuzda Merkez Bankasının kasasında olsaydı, 128 milyar dolar o dönemki kurla 875 milyar 520 milyon lira ederdi. Bugünkü 14 lira 35 kuruşla satılsaydı 1 trilyon 836 milyar 800 milyon Türk lirası edecekti yani bugünkü hesapla 916 milyar 280 milyon lira boş yere gitmeyecekti, bütçe denk gelecekti, birilerini zengin etmeyecekti.
Değerli arkadaşlar, altmış gün sonrasını dahi görmeyen bu bütçe bir yıllık hesabı nasıl tutturacak, belli değil. Faize sözde karşıydınız ama bu yıl 240 milyar da faiz ödeyecek. Bu bütçeyle bir yıl nasıl geçecek, belli değil; ekonomi nasıl düzlüğe çıkacak, dertleri değil; halkın nasıl geçineceği umurlarında değil; bu vesileyle kurumların bütçelerini tartışıyoruz.
Vakıflar Genel Müdürlüğümüze gelecek olursak; Türk Medeni Kanunu gereği vakıfları denetleyen kurum Vakıflar Genel Müdürlüğümüzdür. Vakıflar Genel Müdürlüğünün en önemli görevlerinden biri kültür varlıklarımızın kurumlarını, vakıflarını denetlemek, korumak ve kollamaktır. Vakfın mantığında esas olan ticari kazanç değildir, birikimi ve kültürü gelecek kuşaklara en doğru şekilde, bozulmadan aktarmaktır. Vakıfların amacı, yüzyıllardır dayanışma kültürü içerisinde tüzel ve gerçek kişilerin yarattığı değerleri yardıma ihtiyacı olanlarla paylaşmaktır. Ama artık vakıf denilince akıllara başka şeyler geliyor. Vakıflar ne yazık ki merdiven altı tarikatların akçeli işlerini yürüttüğü kurumlara dönüştü. Türk Medeni Kanunu'nun vakıfları tanımlayan 101'inci maddesinde "Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz." denmesine rağmen Hükûmet tam tersini yapıyor. Belli amaçlara hizmet eden ticaret -siyaset- tarikat üçgeni içinde devleti sömürmeye devam ediyor.
Değerli arkadaşlar, vakıflar, mütevelli heyetlerinde dönen kirli işlerin rant merkezi olmamalıdır. Vakıflar kaynak yaratma, yandaşlara iş bulma kurumu da olmamalıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü kurumsal yapısıyla bu vakıfları denetlemeli; özgür, bağımsız, kamu yararına hizmet eden, çağdaş bir yapıya mutlaka kavuşturmalıdır. (CHP sıralarından alkışlar)
AKP'nin değerli milletvekilleri, tıpkı Vakıflar Genel Müdürlüğünde olduğu gibi iktidarınız da her alanda kurumları bitirdi. Tarım politikanız tarımı bitirdi, sanayi politikanız sanayiyi bitirdi, sağlık politikanız sağlığı bitirdi, eğitim politikalarınız eğitimi bitirdi, sosyal güvenlik politikalarınız sosyal güvenliği bitirdi, gençlik politikalarınız gençliği bitirdi, dış politikanız Türkiye'nin itibarını bitirdi. Ülkede; üretici maliyet artışının altında eziliyor, işçi enflasyonun altında eziliyor, çiftçi kredi borçlarının altında eziliyor, esnaf kira borçlarının altında eziliyor, emekliler gün yüzü görmeden yaşamaya çalışıyor, gençlerimiz işsizlik sarmalında yurt dışına giderek çare arıyor, atanmayan öğretmenlerimiz kadro bekliyor, sağlıkçılarımızın taleplerine kulak tıkanıyor, derdini anlatan vatandaşın sesi kesiliyor. O nedenle diyoruz ki: Bu bütçede hiçbir derde çare yok, işçiye çare yok, çiftçiye çare yok, esnafa çare yok, emekliye çare yok, atanmayan öğretmenlere çare yok, sağlık emekçilerine çare yok, gençliğe çare yok, sanayiciye çare yok. Kısacası, ülkeyi yirmi yılda iflasın eşiğine getirdiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
NİHAT YEŞİL (Devamla) - 2002 yılında asgari ücretle 10 tane çeyrek altın alınırken 2021 yılında sizin bütçenizde 20 tane 32'lik tuvalet kâğıdı alınıyor. Ülkemizi bu ayıptan kurtarmak da Cumhuriyet Halk Partisi olarak boynumuzun borcu olsun. Geliyor gelmekte olan, gidiyor gitmekte olan.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)