| Konu: | Şanlıurfa Akçakale'de şehit olan Ertuğrul Ulupınar, Murat Alyakut ve Enes Koç'a Allah'tan rahmet dilediğine, Konyaspor ve Millî Takım oyuncusu Ahmet Çalık'ın vefatına, 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ'yle ilgili cevaplanmayan sorulara, devletimizin ahlak, liyakat ve adaletten süratle mahrum olduğuna, Elâzığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2'nci sınıf öğrencisi Enes Kara'nın intiharına ve cemaat yurtlarında yaşananların kabul edilemez olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 11.01.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, tasada ve kıvançta bir olmak aziz milletimizin kadim geleneklerindendir. İsteriz ki burada sevinçleri paylaşalım; sevinçleri, mutlulukları, başarıları gündeme getirelim. Maalesef, pek rastlayamadığımız için bunu yapamıyoruz.
Öncelikle, peşinen, Akçakale'de hain bir saldırıyla şehadete ulaşan Teğmen Murat Alyakut'a, Er Ertuğrul Ulupınar'a ve Er Enes Koç'a Allah'ımdan rahmet diliyorum; son olsun diyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konularda sadece taziyeyle yetinmemesini, Hükûmetin Meclisten istediği bir şey varsa terörle mücadele konusunda bütün bu noktalarda -samimilerse tabii ki- katkı sunacağımızı tekrar beyan ediyorum.
Gene bugün acı bir haber aldık; A Millî Futbol Takımı'mızın ve Konyaspor'un kıymetli futbolcusu Ahmet Çalık'ı elim bir trafik kazasında kaybettik. Futbol camiamızın, Konya'mızın, Konyaspor'umuzun, ailesinin, sevenlerinin, milletimizin başı sağ olsun.
Sayın Başkan, bu oturumdan önce bir tartışma var idi, siz ara verince yarım kaldı ama ben bir iki soruyu sormak istiyorum. Mesela, AK Parti MKYK üyesi Sayın Şamil Tayyar'ın ortaya attığı, FETÖ borsasından kimler ne kadar para aldı, verdi; Meclis bunu bilmeli diye düşünüyorum. Mesela, 15 Temmuz darbesinden sonra Meclisimizde kurulan Darbe Araştırma Komisyon Raporu'nun akıbetini sayın milletvekillerimizin bilmesi gerekir diye düşünüyorum. Mesela, 251 şehit yakını için toplanan paranın neden ödenmediğinin cevabını -önceki oturumda sordum- hâlâ alamadık, milletvekillerinin ve milletimizin bunu bilmeye hakkı var diye düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Mesela, darbeden sonra yakalandığı hâlde kaçırılan Adil Öksüz'ün neden kaçmasına göz yumulduğunu milletvekillerimizin bilmeye hakkı olduğunu düşünüyorum. Mesela, Ergenekon, Balyoz davalarının mimarı Savcı -"sözde savcı" diyeyim ben- Zekeriya Öz'ün nasıl kaçtığını, kimlerin buna göz yumduğunu milletvekillerimizin bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela, Hükûmetimizin Amerika'da, Başkan da değişmişken Fetullah Gülen'in Amerika'dan iadesi konusunda neden ciddi, yüksek refleksli, yüksek duyarlılığı olan bir girişimde bulunmadığını milletvekillerimizin bilmeye hakkı var diye düşünüyorum.
Sayın Başkan, devleti soymak bir tek Türkiye'de ticari sır sayılıyor. 20 Aralık gecesi döviz manipülasyonu esnasında -ben artık ona "kur borsası" diyorum- kur borsası marifetiyle kimlerin bir gecede milyarlarca TL'ye varan haksız kazanç elde ettiği konusunda bir araştırma yapma gayretimizi, girişimimizi Meclisimizin reddetmesini anlamıyorum, anlam da veremiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani devleti soymanın ticari sır sayıldığı dünyada başka bir ülke varsa bunu da merak ediyorum; bilen bir sayın milletvekilimiz varsa, bana söylerse memnun olurum.
Sayın Başkan, devleti devlet yapan 3 unsur vardır. Maalesef, yüce devletimizin, büyük devletimizin bu 3 unsurdan da her geçen gün süratle mahrum olduğunu üzülerek tespit ediyoruz, görüyoruz. Devleti devlet yapan bu 3 unsur şudur: Birincisi ahlaktır, ikincisi liyakattir, üçüncüsü adalettir. Ama maalesef, bir gecede dolarını 18 TL'den satıp sabah 11 TL'den alan, bunun haberini önceden alan ve bu şekilde haksız kazanç sağlayanlara göz yumulması ahlakla bağdaşmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, Somalı maden işçisine tekme atan insanın Türkiye Cumhuriyeti'nin ataşesi yapılması liyakatle bağdaşmaz. Ve Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda en yüksek puanı aldığı hâlde mülakatta elenmek adaletle ilişkilendirilemez. Bunlar Türkiye'nin ayıbıdır; hükûmetlerin ayıbı olabilir, devletin ayıbı olmaz, olmamalıdır. Devletin daha çok kirletilmesine burada parti ayrımı yapmaksızın bütün saygıdeğer, kıymetli milletvekillerimizin bir parça kafa kaldırması gerekir, böyle düşünüyorum.
Gene üzücü bir haber: Elâzığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2'nci sınıf öğrencisi Enes Kara intihar etti; ilk değil, inşallah son olur. Bir tıp öğrencisi istemediği, huzursuz olduğu bir yurtta kalmak zorunda olduğu için intihar etti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Peşinen kimseyi suçlamak istemem ama Türkiye'de özel yurtlar ve cemaat yurtlarında yaşananlar artık kabul edilebilir sınırları zorlayan bir hâl aldı; yangınını gördük, tacizini gördük, tecavüzünü gördük, intiharları gördük, cinayeti gördük; görmediğimiz bir şey kalmadı. Devlet devletse -ki öyle olmalı ve hep öyle kalacak- bunlara göz yumamaz Sayın Başkan, sayın milletvekilleri. Çocuk, yurtta istem dışı kalıyor -ailesinin zoruyla da olabilir, ekonomik imkânsızlıktan da olabilir- ve bu yurtta, tıp öğrencisine yurdun ayrıca bir müfredatı zorla tatbik ettirilmeye çalışılıyor. Böyle şey olabilir mi? Bu kabul edilebilir mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Devletin, Millî Eğitim Bakanlığının, Gençlik ve Spor Bakanlığının, şahsım hükûmetinin bunları seyretmesi belki olur ama Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu trajedilere -gün geçmiyor ki bir trajik vakayla karşı karşıya kalmayalım- sessiz kalması hiç kabul edilemez Sayın Başkan. Durumu Genel Kurulun, zatıaliniz takdirlerine sunuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)