| Konu: | (2/1251) esas numaralı Çiftçilerin Kamu Bankaları, Özel Bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerine Olan Kredi Borçlarının Faizlerinin Silinmesi ve Borçlarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/153) münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 11.01.2022 |
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun teklifini 2018'de vermiştim. O zaman çiftçinin borcu özel bankalar, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Bankası, kamu bankaları hepsi 100 milyar liraydı. Sayenizde, uyguladığınız yüksek girdi fiyatları, düşük ürün fiyatları sayesinde çiftçinin borcu 210 milyar liraya çıktı; hâlâ da gidiyor. Artık bu görüntüler Türkiye'de ciddi anlamda yaşanıyor, ne yazıyor: "icraburada.com." Girin, dünya kadar icralık traktörle karşılaşabilirsiniz; işte, AK PARTİ iktidarının Türk tarımını yirmi yılda getirdiği durum bu.
Evet, bu da bundan sonra çiftçinin kullanacağı alet yani geriye dönüş; cumhuriyeti kurarken atalarımız, dedelerimiz kağnıyla, öküzle toprakları işliyorlardı, yine oraya gidiyoruz. Neden? Geçen hafta bu traktörü, bu icralık olan traktörü iki hafta önce tam bin liraya doldurabiliyorduk; son zamlardan sonra 2 bin liraya doluyor. Artık bununla mazot alıyor çiftçi. Neden? Parası yok, bin lira nereden bulsun, 2 bin lira nereden bulsun? Siz, çiftçiyi bu hâle getirdiniz ama hiç farkında değilsiniz.
Şimdi, Grup Başkan Vekili diyor ki: "Biz zaten bunu yapmıştık." Evet, yaptınız; tam 20 bin çiftçi borcunu ödeyemedi. Bugün Ankara'ya geldi onlar yine, 12'nciye geliyorlar, dertlerini anlatıyorlar; siz de gazlarını alıyorsunuz, geri gönderiyorsunuz, "Halledeceğiz." diyorsunuz, halletmiyorsunuz. Her taraf satılık tarla dolu, icralar dolu. Bakın, borçlar sizin yüzünüzden oldu. Neden sizin yüzünüzden oldu? Çünkü uyguladığınız politika, yüksek girdi fiyatları, düşük ürün fiyatları.
Peki, çiftçi nasıl borçlandı? Bu yüksek girdi fiyatlarına dayanamadı çiftçi ama başka bir işi yok, üretmeye devam etti. Baktı, gördü, girdi satın alamıyor, ürünü para etmiyor, dedi ki: "Ya, hanım, şu bileziklerini versene Tarım Kredinin borcunu ödeyelim, Ziraat Bankasının borcunu ödeyelim." Bu on sene önceydi, o zaman eşlerde bilezik vardı, bilezikler bozduruldu, borçlar ödendi. Ertesi yıl yine düşük ürün fiyatları çünkü ürünler nereden geliyor? Başka ülkelerden geliyor. Siz Türkiye'yi ithal ürünler cenneti hâline getirdiniz, her şeyi ithal ediyorsunuz. O sene ne oldu? O sene de dediler ki: "Ya, bari tarlayı ipotek edelim." ondan sonraki sene "Traktörü ipotek edelim." ondan sonra "5 dekar tarla satalım." ondan sonra "Başka bankaya gidelim, o bankadan çekelim, başka bankaya yatıralım." Sonra ne yapalım? "İnekleri satalım." Yani, çiftçi sizin yüzünüzden her türlü taklaları ata ata borcunu bir türlü bitiremedi. Bakın, 2018'de 100 milyar lira olarak vermişim bu kanun teklifini, şu an 210 milyar lira, bir de bunlar kayıtlı. Kayıtlı olmayan yani aracılardaki, tefecilerdeki borçlar hariç.
Peki, çiftçi ne yapıyor? Her şeye rağmen üretmeye çalışıyor ama siz, ona, gübre bile kullandıramıyorsunuz. Şu anda tarlalar gübre bekliyor, özellikle üre gübresi. Ya, 1 ton üre gübresi 13-14 bin lira; 1 dekar tarlada bu kadar. Yani sizin hiç fiyatlardan haberiniz yok mu? Çiftçiniz nereye gidiyor? Biz bas bas bağırıyoruz, "Gıda krizi geliyor." diyoruz, sizin bakanınız seralarda fotoğraf çektiriyor, "Gıda krizi yok." diyor. Arkadaşlar, seralarda domates, biber yetişiyor. Biz tarlalardaki krizden bahsediyoruz; çiftçi tarlaya nasıl gitsin, tarlasındaki kullanacağı traktör icralık. Siz bunların hiç farkında değilsiniz, sürekli her şeyi ithalatla çözmeye çalışıyorsunuz, bir de ithalat zamanlarınız o kadar yanlış ki çiftçi tarladayken siz ithalat düğmesine basıyorsunuz.
AYHAN BARUT (Adana) - Mazot, mazot.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Ya, bırakın, çiftçi tarlasını sürsün, ürününü hasat etsin, ürününü satsın, birkaç ay sonra ithalat yapın en azından ama siz rakip oluşturuyorsunuz. Örneğin, buğdayı çiftçi 2.250 liradan sattı, siz daha on beş gün sonra Rusya'dan 3.343 liraya ithalat yaptınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Gaytancıoğlu.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Her şeyi ithal ediyorsunuz. Şimdi, tabii ki ben sizden bu kanun teklifine "evet" demenizi isteyeceğim, siz "hayır" diyeceksiniz ama ben de bizi izleyen çiftçilere biraz daha bekleyin çiftçi kardeşim, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında zaten biz bir hafta içerisinde çiftçinin faizini sileceğiz, ana parayı da ne yapacağız arkadaşlar? Burada yazdığı gibi dört yıl -kırk sekiz ay- eşit faizle böleceğiz, çiftçi rahat bir nefes alacak. Her yıl 4 milyon dönüm alana su götüreceğiz, 35 yaşına kadar olan bütün köylü, çiftçi gençlerimizin sigorta primlerini ödeyeceğiz, ithalatı durduracağız. Neden? Çiftçiye destek vereceğiz, yasalardaki yazan destekleri uygulayacağız. Yasa ne diyorsa onu yapacağız yani şu an sizin verdiğiniz desteğin yaklaşık 3 katını biz çiftçiye vereceğiz üretsin diye. Başka bir şey istemiyoruz. Üreten bir Türkiye, hakça bölüşen bir ülke. (CHP sıralarından alkışlar)