| Konu: | Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 18.01.2022 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üç ayda politika faizini 5 puan indirdiniz ve şimdi her şeyi onun için yapıyoruz aslında. Biz istemez miyiz politika faizi insin? Biz tabii ki isteriz ama doğru bir ekonomi politikasıyla, böyle değil.
Peki, ne oldu? Bir tabela faizi bu, 5 puan inen. Aynı dönemde dolar 8,66'dan 18'e tırmandı; enflasyon yüzde 20'den yüzde 36'lara çıktı, bu ayın sonunda belki 50'yi bile görürsünüz, o da ÜFE'den dolayı maalesef. Ne oldu? Merkez Bankası artık daha yüksek bir maliyetten borçlanıyor; Hazinenin ihaleleri daha yüksek bir faizden maliyetle oluşuyor; taşıt kredisi, ihtiyaç kredisi gibi krediler de daha yüksek bir maliyetle faiz oranından vatandaşa ulaşıyor. Ne oldu? Faiz indirdiniz.
Peki, 8,66'dan 18'e çıkan kur için ne yaptınız? E, müdahale ettiniz tabii. 3 Aralıkta 504 milyon dolar, 10 Aralıkta 687 milyon dolar, 13 Aralıkta 3 milyar 120 milyon dolar, 17 Aralıkta 2 milyar 123 milyon dolar, toplam 7 milyar 278 milyon doları kuru tutmak için sattınız. Yedi yıl önce müdahale ettiğinizde en azından üç hafta dayanmıştı; geçen yıl 6,86'dan müdahale ettiğinizde yetmiş beş gün dayandı; şimdi üç dört saatten fazla dayanmıyor. Tabii bu durumda yeni bir enstrüman getirmek gerektiğini düşündünüz, kur korumalı vadeli TL mevduatını getirdiniz. İşte, bugün de bunun altyapısını hazırlayan bir madde üzerinde konuşmaktayız.
Önce şunları ifade edeyim: Bakın, bu yöntemi getirdiniz, bocaladınız. Önce "Her gün on birde alış kuru açıklanacak." dediniz; alış kuru, satış kuru, çapraz kur, ne varsa açıklandı. Sonra dediniz ki: "Artık saat başı açıklanacak." Buna döndünüz. Tabii, kur korumalı vadeli TL mevduatı için bir faiz oranı gerekiyordu, yüzde 14 olarak açıkladınız. Sonra dediniz ki: "Bu olmaz, tavan olmalı." Hadi üç gün sonra "Artı 3 puan üzerinde olabilir." diye bir cümle ilave ettiniz. Ayrıca, TL hesabı açtırana faiz tavanı yok ama dövizini bozdurup TL hesabı açtırana faiz tavanı var.
Gerçek kişiler vardı önce sistemde, tüzel kişilere yoktu bu uygulama, bu enstrüman ama herhâlde çok itibar görmedi ki, çok hesap gelmedi ki tüzel kişileri de aldınız. Onlara da üç, altı, dokuz, on iki ay yerine altı ve on iki aylık bir vade tanıdınız yani bocalaya bocalaya gittiniz. Ne kadarlık bir hesap var bilmiyoruz ama kur korumalı vadeli hesaba gelen miktar olarak 120 milyar gibi bir rakamın olduğu ifade ediliyor.
Şimdi, değerli milletvekilleri, şu konuda dikkatinizi çekmek isterim: Bakın, şu anda bankalardaki toplam mevduat 5 trilyon 193 milyar. Bunun 4,97 trilyonluk kısmı, yurt içindeki yerleşik gerçek ve tüzel kişilere ait, bunun da yüzde 60'ı döviz cinsinden. Şimdi, size gelen miktar ise -çok itibar görmediği için- bunun yüzde 2'si kadar yani devede kulak, bunda başarılı olamadınız. Bunda ne zaman başarılı olurdunuz? Bunda eğer o ülkede faiz oranı düşükse, enflasyon oranı düşükse ve risk düşükse o zaman başarılı olabilirdiniz. Bizde hangisi düşük? Döviz kuru mu düşük? Enflasyon mu düşük? Risk derseniz CDS'lerin geldiği noktayı zaten size anlatmama gerek yok.
Şimdi, bu maddeyle aslında Anayasa'ya aykırı bir durumu söz konusu hâle getiriyorsunuz. Bir kere TL üzerinden verilen faiz ile kur artışı arasında bir fark olması durumu, kamu gideri sayılamaz, olmaz, olamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
LALE KARABIYIK (Devamla) - Bir dakika alabilir miyim?
BAŞKAN - Buyurun.
LALE KARABIYIK (Devamla) - Bu, kamu gideri sayılamayacağı için de yine Anayasa'nın 73'üncü maddesine aykırıdır çünkü kamusal külfetlere katlanmada eşitlik ilkesine aykırılık söz konusudur. Çünkü, Değerli milletvekilleri, herkes vergi veriyor ama vergi veren herkesin döviz mevduat hesabı, TL mevduat hesabı yok. Bakın, şimdi, siz bu miktarın, az önce bahsettiğim miktarın hepsinin bu yeni enstrümana gelmesini istiyorsunuz. Dün, Plan ve Bütçe Komisyonuna getirdiğiniz, geçen maddelerde de bunların kur farkı kârı ve kambiyo kârlarını da vergiden istisna ediyorsunuz. Bakın, sadece bu bile devlete getirdiği yük olarak kur 14 lira olursa 230 milyar, 17 lira olursa 900 milyarı aşan bir zarar; 18 lira olursa 1 milyar 150 milyon zarar yazıyor Hazineye. Bu, vatandaşın sırtından çıkacak, sizin büyük bir yanlışınızdır. Bu uygulama yanlıştır, Anayasa'ya da aykırıdır; bir kez daha altını çizmek isterim.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)