| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 51 |
| Tarih: | 02.02.2022 |
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan, sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İktidar vekillerimize bir empati yapmalarını rica edeceğim, şöyle bir empati: Bir an için gözlerinizi kapatın. Oldu ki -inşallah da diyorum- muhalefete düştünüz ve siz muhalefetteyken iktidar sizi izliyor.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Kapatamıyorum.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Kapatmazsan kapatma.
Devletin suçluları izlemek için kurmuş olduğu MOBESE kameraları sizin peşinizde. İzlemekle kalmıyor, bu görüntüler İstanbul'la ilgili bir tartışma esnasında bir medyaya servis ediliyor ve medya bunu yayımlıyor. Düşünün; ne yaparsınız, ne hissedersiniz; bir düşünün istiyorum.
Değerli arkadaşlar, Anayasa çiğnenmek için değildir, Anayasa -beğenin beğenmeyin- uymak içindir. İnsanların da -milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, sıradan vatandaş olsun, kim olursa olsun- Anayasa'dan kaynaklı hakları var. Bunların en başında da sanıyorum Anayasa'nın 20'nci maddesi var.
İktidarsınız, devlet elinizde; devletin, teknolojinin imkânlarını suçluları takip etmek için, uyuşturucu kaçakçılarını takip etmek için, mafyayı takip etmek için, kadın tacizcilerini, kadın tecavüzcülerini, kadına şiddete başvuranları takip etmek için, trafik kurallarını ihlal edenleri takip etmek için kullanmak sizin göreviniz. Bu ne ya! İstanbul'da kar yağdı, 2 Bakan koşa koşa İstanbul'a gitti. Zannettik ki havalimanında yaşanan sorunlarla ilgili, zannettik ki Kuzey Marmara'da yaşanan sorunlarla ilgili, zannettik ki TEM Otoyolu'nda yaşanan sorunlarla ilgili tedbir alacaklar, müdahale edecekler; zannettik ki AKOM'a gidecekler. Büyükşehir, ilçe belediyeleri, Karayolları Genel Müdürlüğü hep birlikte el ele verilecek TEM'de, havalimanında, Kuzey Marmara'da mahsur kalan insanlara derman olunacak; hayır. "MOBESE'yi izleyelim. Neredeymiş? Nerede balık yemiş? Kimle yemiş?" Ya, insan yemek yiyen bir varlıktır.
Sayın Elitaş, Recep Tayyip Erdoğan o lokantada 2008'de balık yemiş. Biz ne çekmeye gittiğini, o lokantaya niye gittiğini sormadık.
Beyefendi tutmuş, bir de lokantaya gidenlerle ilgili farklı bir yaklaşım... Beyefendi kafa çekenlere bakacağına Genel Merkezinizin önünde kokain çekenlere baksa daha iyi olur arkadaşlar, daha iyi olur, daha iyi olur. Bu, ayıptır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Önceki Adalet Bakanını... Adamcağız "biraz hukuk" diyordu ya, "biraz hukuk" "Olmaz Sayın Cumhurbaşkanım, bak, Anayasa var. Olmaz Sayın Cumhurbaşkanım, bak, TCK var." Ne? Adamı derdest ettiniz, tasfiye ettiniz. Neden? Güzel güzel çalışıyordu, uyumluydu da aslında, makuldü. Gladyatör değil devletin bakanı olmaya çalışan bir adamcağızı da tasfiye ettiniz. Sonuç? Buradan sebep İstanbul'da, Kuzey Marmara'da, havalimanında, TEM'deki mahcubiyetinizi, Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurunu örtemezsiniz. Örtemezsiniz de "Vay efendim belediye başkanı işte balıkçıya gitti." MOBESE'lerden toplanmış kayıtlar, güzergâh, gidiş geliş... Arkadaş, bu suçtur ya; bu, çok net bir suçtur. Bunu basına servis etmek suçun katmerlisidir.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yazıklar olsun!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bizim Bülent olsa "şeddelisi" derdi. Bunu niye işliyorsunuz? Şu zannediliyor ise... Ben bu suçu, bu skandalı -1972'ydi değil mi arkadaşlar Watergate, 1972-1974- 1972'deki Watergate skandalından aşağı ve daha düşük görmem; onunla aynı, eş değerde bir suçtur. Demokrasilerin tıkır tıkır çalıştığı ülkelerde böyle bir suç için Amerikan Başkanı istifa etmek zorunda kalmıştır. Biz hesap soramıyoruz; teknik adama sorsak "Müdür bana bu emri verdi." der çok çok, müdür "Ben yapmadım." der ama bak bu şöyle olacak; bunu herkes bilsin: Bir gün bu hesap sorulacak; bu MOBESE kayıtlarını toplayan teknik adam diyecek ki "Bana emri müdürüm verdi." o müdür de -o gün itibarıyla emekli midir, görevde midir bilmem- diyecek ki "Bana dönemin İçişleri Bakanı bu emri verdi." Yani hesap orta yerde kalmayacak. Bunun bilinmesini istiyorum.
Şimdi, ayrıca arkadaşlar, devletin hukuk dışına çıkması kimin işine yarar? Bu ülkede kaotik ortam isteyenlerin işine yarar. Devlet hukuk dışına çıkarsa kimsenin can ve mal emniyeti, güvenliği kalmaz. Sizin MOBESE'yle izlediğiniz Ekrem İmamoğlu, her şeyden önce bir babadır, 3 evladın babasıdır; her şeyden önce bir eştir ve bir insandır; bunun özel hayatına giremezsiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkanım, bitireyim.
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Eski Bakan çok güzel söylüyor, bu FETÖ'vari bir taktiktir. Bir kısım FETÖ'cüler içeride, bir kısmı dışarıda ama FETÖ zihniyeti devlete sirayet etmiş, hâlâ izini ve yöntemlerini korumaya da devam ediyor. (CHP sıralarından alkışlar) Böyle bir şey olabilir mi? Bunu kabul etmemiz mümkün değil.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Aynen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ayrıca, bundan şey yapın. Bir kulak çekildi vatandaş tarafından 31 Martta, kulağı daha çok ittiniz. Bu sefer, bastı millet şamarı. Siyasi şamar, alınmayın. (CHP sıralarından alkışlar) Yetmedi... Bu şamarın acısı böyle çıkmaz; bu şamarın acısını çıkaracaksanız önce hukuka uyacaksınız, hukuka. Hukukun yolundan çıkarak, mafyavari yollara, FETÖ'vari yollara saparak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını gözetleyerek siz şamar yemekten kurtulamazsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Verecek mi acaba?
BAŞKAN - Sayın Altay, verdim zaten.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hani, bir ilave dedim çünkü bu cümlemi bitireceğim, müsaadenizle kürsüyü kullanacağım.
BAŞKAN - Kürsüden buyurun, bitirin yani.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Buradan kurtulamazsınız.
Ve ayrıca bir şey daha söyleyeyim: "İstanbul'da her şeyi ben yaptım, bizden sonra bir şey yok." diyor Tayyip Bey de Allah'tan kork, kuldan utan! Ekrem Bey bir şey yapmadı ama AK PARTİ Kadın Kolları yöneticisine 128 bin avro, 123 bin TL, 9 bin dolar verip yurt dışına yüksek lisansa göndermedi ama 53 bin öğrenciye öğrenim desteği yapabildi. (CHP sıralarından alkışlar) Şu anda, sizin temelini atıp unuttuğunuz katı atık yakma tesisi bitti; haberiniz var mı? Dünyanın en büyük tesisi, 1 milyon 400 bin haneye elektrik sağlayan ve katı atığı bertaraf eden bir tesis İstanbul'da açıldı.
BAŞKAN - Sayın Altay, kayıtlara geçmiştir.
Teşekkür ediyorum.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Son efendim.
Ve bir şey daha "İstanbul'a bir şey yapılmamış." ya arkadaşlar...
BAŞKAN - Sayın Altay, süreniz tamamlandı, lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şu anda dünyanın hiçbir metropolünde aynı anda, eş zamanlı 10 ayrı metro inşaatının sürdürüldüğü başka bir başkent yok.
BAŞKAN - Sayın Altay, teşekkür ediyorum.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bugün, artık, İstanbul'da İBB'nin 30 kreşi var; bugün artık, 150 bin çocuk süt içiyor ve bugün artık, üniversite öğrencileri İBB'nin yaptığı yurtlarda barınabiliyorlar.
BAŞKAN - Sayın Altay, teşekkür ediyorum.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Size de teşekkür ediyorum Başkanım.
Şunu söyleyeyim: Ey valiler, ey savcılar, ey Kişisel Verileri Koruma Kurulu; Ekrem İmamoğlu'nun üçünüze de başvurusu var, görevinizin gereği olarak bu başvurulara mutlaka bir cevap verin, bunu savsaklamaya çalışmayın! Konunun takipçisi olacağız.
Yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)