| Konu: | Samsun'daki Atatürk Onur Anıtı'na yapılan saldırıya, Diyanet İşleri Başkanlığındaki torpil ilişkilerine ve Regaip Gecesi'ne ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 52 |
| Tarih: | 03.02.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, bu sabah sabaha karşı Samsun'da herkesi bir kere daha düşünmeye iten bir olay yaşandı. Samsun Atatürk Anıtı ki bu Atatürk Anıtı her vilayette olan anıtlardan farklı olarak "Onur Anıtı" diye bilinir, simgesel değeri yani çok daha önemlidir. Bu anıta bir saldırı yapıldı. Hiç şüphesiz bu saldırının bir sapığın, bir meczubun, bir şuursuz izansızın işi olduğunu, yaptığını biliyoruz. Değilse bile bizce bu saldırıyı yapan bir meczuptur fakat bizi düşündüren bu meczubun Samsun'da, kurtuluşun başkentinde, kurtuluşun ilk ayak sesinin duyulduğu ildeki anıta saldırısı "Bu saldırı bir meczubun işidir canım." diye de geçiştirilmemeli çünkü bu tür meczupların sayısı günden güne artıyor ve bunların kimden cesaret aldığını ben de biliyorum, 84 milyon da biliyor. Cesaret tabii, şu: "Gidin, böyle bir şey yapın." denilir mi? Denilemez ama kimi eylemler, kime söylemler, kimi tutumlar, ki buna Diyanet İşleri Başkanlığımızın geçmişte çok siyasi toplara girmesi dâhil, bu meczupların bu cüreti bulmasına yol açıyor, sebep oluyor. Umarım ve dilerim yürütme organı bu konularda hem koruma bakımından hem de engelleyici, önleyici hizmetler bakımından daha dikkatli olur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu ülkede Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün anıtına yapılan saldırılar yürütme tarafından "Bir meczubun işi canım, ne var bunda?" diyerek geçiştirilemez. Onların korunması, millî ve manevi değerlerin korunmasıyla aynıdır. Atatürk bizim en büyük millî değerimizdir ve devletin bunca emniyet görevlisi, bekçisi, polisi -neyse- jandarması... Bu konularda yürütmeyi biraz daha dikkate davet ediyorum çünkü bu ve benzer olayların tekrarı meczuplar tarafından bu işler yapılmış olsa bile toplumu gerer, toplumda istenmeyen olaylara sebep olur.
Sayın Başkan, atalar bize söylenecek söz bırakmamış, "Allah'tan kork, milletten utan." diye bir söz var. Torpil, devletin kılcal damarlarına öyle bir girdi ki artık kabul edilebilir sınırların çok üstünde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hiç şüphesiz, siyasetçilerden vatandaşlarımızın -bize de- talepleri oluyor. Biz de bazen ilgili birimleri, şu kardeşimiz sınava giriyor, eşitlerin birliği hâlinde hakkı yenmesin... Bunlar olabilir. Zaten muhalefet ne der? "Hakkını yemeyin." der. İktidar ne der? "Bunu tayin edin." der. Şu benim içime oturdu: Kamunun bütün unsurlarında torpil... Geçmişte de örnekler gösterdik; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, bekçi alımı, polis alımı ama Sayın Başkan... "Sayın -nokta nokta, isimleri okumuyorum- Van İl Müftüsü, aşağıda isimleri yazılan -'Sayın Hocam' diye başlıyor- hemşehrilerim kurumunuzda girecekleri mülakatlarda yardımlarınızı bekler. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. -nokta nokta- AK PARTİ -nokta- Milletvekili." Arkadaş, din hizmeti ya!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi, buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Regaip Gecesi'ne giriyoruz bugün. Peygamber'imizin şu kuyudan su çekip önce köpeğe içiren adamla ilgili anekdotunu bilmeyeniniz yoktur. En yakınına yapmadığı, gerçekleşmediği, kuyudan su çekip köpeğe içiren insan için gerçekleşmişken, ey Diyanet İşleri Başkanı, bu torpil ilişkilerine din hizmetlerinde ne kadar göz yumacaksın? Hiç mi Allah'tan korkunuz yok? Din görevlisi seçeceğiz; müezzin, imam her neyse... Ya, burada torpil olabilir mi? Görevin gerektirdiği niteliklere kim daha çok sahipse o olur. Adalet Bakanına, İçişleri Bakanına yazıyorsunuz, yazın, lanet olsun. KPSS'de 1'inci olanı mülakatta eliyorsunuz ama Sayın Başkan, bu olmaz. Bu, inandığımız İslam inancının bütün değerlerini ters yüz eder. Böyle bir şey olamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açayım, buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Öyle mi? Benim bir hakkım daha var diye biliyorum.
Ben buradan şimdi Diyanet İşleri Başkanına, Sayın Başkana çağrı yapıyorum; beni duyuyordur, Diyanetten birisi Meclisi mutlaka izliyordur. Şimdi Diyanet İşleri Başkanına... Bu, sadece Van Müftüsüne yazılmış değil, Manisa var, var da var, her il müftülüğüne bu yazılar gitmiş. Diyanet İşleri Başkanımıza sesleniyorum. Şimdi, bugün bir genelge yayınla bütün müftülere. "Milletvekillerinden mülakatlarla ilgili gelen talepleri yok sayın." diye bir genelge yayınlamasını, Diyanet İşleri Başkanının hem Allah'a hem de bu millete borcu olduğunu düşünüyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Bu vesileyle, Regaip Gecesi'ne giriyoruz; Allah İslam âlemi için -özelde- aziz milletimiz için hayırlara vesile kılsın, yapılan duaları, ibadetleri kabul etsin diyorum, Genel Kurulu ve sizi saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)