| Konu: | Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 52 |
| Tarih: | 03.02.2022 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi'ni görüşüyoruz. İktidar sözcüleri, Grup Başkan Vekilleri "On dokuz yılda millî eğitimde çok büyük işler başardık, devrim yaptık, büyük devrimler gerçekleştirdik." diyorlar. "Şimdi Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu çıkararak Türk millî eğitim sisteminde önemli bir adım atıyoruz." diyorlar. Peki, gerçek öyle mi? Değil. Bunu söyleyen arkadaşlar hakikatle bağını koparmış, kendi gerçekliklerini yaşıyorlar, buna "sanal gerçeklik" deniliyor. Öğretmenler için öğretmenlerin karşı olduğu bir kanun hazırlıyorsunuz. Bu kanunla ilgili düşüncelerini öğretmenlere sordunuz mu "Ne düşünüyorsunuz?" diye. Öğretmenler Meclisin kapısında feryat ediyor arkadaşlar "Bu kanun çıkmasın." diye ve siz öğretmenler için meslek kanunu çıkardığınızı söylüyorsunuz. Bir defa, şu "Eğitimde devrim yaptık." palavrasından vazgeçin lütfen. Eğitimde devrim falan yapmadınız, tam tersine, sizin döneminizde Türk eğitim sistemi çöktü. 2002-2021 yılları arasında 8 Millî Eğitim Bakanı değiştirdiniz, eğitim sistemini on dokuz yılda 16 defa değiştirdiniz. Eğitimde kadrolaşma sizin döneminizde oldu. İktidara geldiğiniz ilk yılda 1.300 eğitimli, deneyimli bürokratı bir gecede görevden aldınız. 2004 tarihli yasayla öğretmenleri "ücretli, kadrolu, sözleşmeli, uzman, başöğretmen" diye ayrıştırdınız. 2007 yılında sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına gittiniz. 652 sayılı KHK'yle yüz yıllık teşkilat yapısını yıktınız arkadaşlar. Aynı KHK'yle proje okul uygulamasıyla kayırmacı yaklaşımla öğretmen ve yönetici atadınız. 2002-2021 yılları arasında atanamayan öğretmen sayısını 1 milyona ulaştırdınız. Ben bir haftadır mail alıyorum; 1, 2, 3, 5 değil, binlerce öğretmen mail atıyor arkadaşlar, o mailler size gelmiyor mu, merak ediyorum. Onların sesini biz duyuyoruz, siz duyuyor musunuz? Bu öğretmenler haykırıyor, diyorlar ki: "2021 yılında 377 bin 987 öğretmen KPSS'ye girdi." 2021'de atanan öğretmen sayısı sadece 15 bin. Yani yüzde 3,96'sı atanmış; siz devrimden bahsediyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, bu kahraman millet Çanakkale Harbi'nde, Millî Mücadele'de, cephede, cephe gerisinde vatan için şehit olan öğretmenleri gördü. Köy enstitülerinden mezun olup köyüne gidip kendi okulunu inşa eden ve orada öğrenci yetiştiren öğretmenleri gördü -benim dayım da onlardan biridir, hepsini saygıyla anıyorum- ama intihar eden öğretmen görmedi arkadaşlar. Bu ülke İkinci Dünya Harbi yıllarını yaşadı, soğuk savaş yıllarını yaşadı, büyük ekonomik buhranlar gördü; intihar eden öğretmen görmedi arkadaşlar. Sizin döneminizde öğretmenler intihar ediyor. Tüm sistemi yozlaştırdınız, liyakat bitti. En güçlü referansı olan mülakatı geçiyor. Emek vermenin, çalışmanın hiçbir karşılığı yok. AK PARTİ'de eşi, dostu, yakını olan mülakatta geçiyor; ona duble yol, otoyol, her önü açık ama kimsesi olmayan öğretmeni şosede açlığa, sefalete, yoksulluğa, ölüme mahkûm ettiniz. Öğretmenler ölüyor, öğretmenler intihar ediyor değerli arkadaşlar.
23 yaşında gencecik bir öğretmen Fedai Altun atanamadığı için çalıştığı, boyacılık yaptığı inşaatta elektrik akımına kapılıp öldü. Son sosyal medya paylaşımında kendi fotoğrafını çekiyor ve diyor ki: "83 puanın mükâfatı bu."
Bir başka öğretmen -burada çokça ismi geçti- Mustafa Kaya, 28 yaşında. Yüksek lisans yapmıştı, diplomasını alamadan hayatına son verdi. Kuzeni, ölen Mustafa öğretmen için diyor ki: "9 yaşından bu yana babasızdı. Annesi ve ağabeyinin desteğiyle, kendi çabalarıyla okulunu bitirdi, yoksuldu. Okulunu bitirince büyük bir umutla atanmayı bekliyordu, atanamayınca maddi sorunları devam etti. Kimse böyle bir şey yapacağını beklemiyordu." Yurttan arkadaşı, bir avukat, sosyal medyada paylaşım yapmış, diyor ki: "Adı Mustafa Kaya, babasız büyüdü. Kendi çabalarıyla, büyük umutla PDR bölümünü kazandı, devlet yurdunda kaldı. Dört yıl boyunca aynı yeşil montu, aynı siyah ayakkabıyı giydi. Yoksuldu, tek isteği emeğinin karşılığıydı, vermediler." Gençlerin umutlarını tükettiniz, hayallerini çaldınız. Bir insan hangi çaresizlik içinde yaşamına son verir; gencecik, hayatının baharında bir insan.
Değerli arkadaşlar, işin gerçeği, Mustafa Kaya'nın ölüm nedeni intihar değil. Mustafa Kaya'nın ölüm nedeni cinayet ve bu cinayetin failleri de bu yozlaşmış sistemi kuranlar, yönetenler. Faili uzakta aramayın, aynaya bakın. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Mustafa Kaya cinayetinin faili öğretmen adaylarının sayısının 1 milyona ulaşmasına sebep olanlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MURAT BAKAN (Devamla) - Bu cinayetin faili, öğretmen olmak için eğitim gören gencecik evlatlarımızın inşaatlarda, pazar yerlerinde, taksicilik yaparken neden öğretmen olamadığını sorduğunda, "Herkes öğretmen olmak zorunda değil." diye pişkince cevap verenlerdir. Bu cinayetin faili, kamunun ihtiyacı olan öğretmen atamasını yapmayanlardır. Bu cinayetin ve iki yılda 50'ye yakın öğretmenin cinayetinin faili bu yaşanan drama sebep olanlar, göz yumanlar ve buraya gelerek kanunlara gözü kapalı oy verenlerdir değerli arkadaşlar.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)