| Konu: | (2/1486) esas numaralı Ergenekon Davası Kapsamındaki Dava Süreçlerinin Yol Açtığı Mağduriyetlerin Giderilmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/159) münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 22.02.2022 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Ergenekon Davası Kapsamındaki Dava Süreçlerinin Yol Açtığı Mağduriyetlerin Giderilmesine İlişkin Kanun Teklifi üzerine söz almış bulunmaktayım.
Sözlerime başlarken başta Ali Tatar, Kuddusi Okkır, Kaşif Kozinoğlu ve bu karanlık süreçte yaşamına son veren, yaşamını yitiren birçok kahraman, aydın, asker, siyasetçiyi rahmetle, saygıyla anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Arkadaşlar, Ümraniye'de 2007'de başlayan bir oyun 12 Eylül 2010 referandumundan sonra zirveye ulaştı çünkü o referandumda yargıyı FETÖ'ye teslim etmiştiniz. O referandum bir FETÖ projesiydi çünkü onun bir amacı vardı; bu ülkedeki kahraman subayları, siyasetçileri, aydınları, milletvekillerini, üniversite hocalarını mağdur etmek istiyorlardı, tutuklamak istiyorlardı, tasfiye etmek istiyorlardı ve maalesef ki plan önce medyada başladı, önce medya linç etti, sonra siyaset kurumu, en son da yargı devreye girdi. Bakın, biz, o dönem Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve Genel Başkanımız "Bu bir kumpas." dedik, "Bu bir kirli oyun." dedik, Silivri'de bir mücadele verdik ama siz bize "darbeci" dediniz ama kim darbeciymiş, kim vatansevermiş tarih gösterdi. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, arkadaşlar, Fetullah Gülen çetesiyle birlikte dönemin Başbakanı, dönemin bakanları, dönemin kirli yazarları bir oyun ortaya koydu ve tertemiz insanları mağdur ettiler. Avukatlar Silivri'deki karanlık mahkemelerde savunmalarını yapamadılar.
Ben neye üzülüyorum biliyor musunuz? Zekeriya Öz'e makam arabasını verenler, ordunun kalbi kozmik odayı FETÖ'ye teslim edenler ya da "Devletin bağırsağı temizleniyor." diyenler bugün hâlâ görevde ve yüzleri kızarmıyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Merak ediyorum; o tertemiz, yürekli subay Ali Tatar'ın hesabını verebilecek misiniz? Ömrünü öğrencilere, bilime, insanlığa vermiş Türkan Saylan'ın hesabını verebilecek misiniz? Bu ülkenin Genelkurmay Başkanını "terörist" sıfatıyla yargıladınız. Değerli arkadaşlar, kimdi gizli tanık? Bir terör örgütü yöneticisi. Şurada aramızda olan Tuncay Özkan -idam cezasını savunuyorsunuz ya- idam cezası olsaydı asılmıştı, asılmıştı, birçok asker, birçok sanatçı, birçok siyasetçi idam edilmişti. Evet, İlker Başbuğ'un hesabını veremezsiniz. Ne dediniz? "Ergenekon'un kasası Kuddusi Okkır." Cebinden 5 lira çıkmadı, Silivri Belediyesi cenazesini kaldırdı. Peki, neden bunu yaptınız, niçin bunu yaptınız? Çünkü FETÖ bunu istiyordu, bir Amerikan projesiydi; ordunun güçlü olması, ordunun vatansever olması birilerini rahatsız ediyordu. Buna ortak olduğunuz için üzülüyorum ben. Bakın, düşmanın silahla, topla, tüfekle, tankla yapamadığını orduya FETÖ'yle yaptınız. Orada ölen insanların kanları var ellerinizde ama ne yaptınız? "FETÖ kirli." dediniz, "FETÖ kirlenmiş." dediniz, çekildiniz. Sonra o kirli ellerinizi FETÖ sabunuyla yıkadınız. Olmaz arkadaşlar, olmaz. Bakın, gelinen süreçte -devlet hata yapabilir ama mağdurların hakkını teslim eder- bir özür dilemediniz; görülen tazminat davaları yıllar yıllar geçmiş hâlâ Yargıtayda, insanlar daha tutuklu kaldığı günlerin tazminatlarını alamadılar ve maalesef ki bu durumdan yüzü kızarmayan bir iktidar var.
Değerli arkadaşlar, hiç kimse o karanlık dönemi unutmamalı. Tam bu sözleri söylerken değerli bir arkadaşınızı görüyorum, Sayın Ramazan Can'ı görüyorum. Ne demişti?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - "O zaman FETÖ'cülük bir trenddi." demişti, "O zaman FETÖ'cü olanlar bir yere geliyordu." demişti, daha yakın bir zamanda demişti. Oysa biz cumhuriyette de 1960'ta da 1980'de de bugün de FETÖ ve onun gibileri bir trend olarak değil bir hain olarak gördük. (CHP sıralarından alkışlar) Siz onlara maalesef ki bu güzel devleti teslim ettiniz; bu yargıyı, istihbaratı, orduyu teslim ettiniz.
Bakın, Bilgin Balanlı'yı tutukladınız, yerine kim geldi; Akın Öztürk geldi; bu Meclisi bombalayan adam şu anda cezaevinde. İlker Başbuğ'u tutukladınız, Hava Kuvvetlerinde asker bırakmadınız ve onlar ne yaptı? Boğaziçi'ni kesti, insanları öldürdü, Meclisi bombaladı. Sorumlusunuz, gereğini yapmak zorundasınız, özür dilemek zorundasınız. O insanlara bir özür borcunuz var çünkü onların kanları ellerinizde. (CHP sıralarından alkışlar)