| Konu: | Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 03.03.2022 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; düne kadar dünyada enerji politikaları tüm politikaları belirliyordu, politika ajandasının en üstünde enerji politikaları vardı, savaşlar çıkartıyordu enerji, hükûmetler deviriyordu enerji ancak dünya, bir varoluş problemi yaşamaya başladıktan sonra yani iklim krizinden sonra artık durum tersine döndü. Artık, politika ajandasının en üst noktasında iklim var ve iklim politikaları; enerji politikalarını, sağlık politikalarını, eğitim politikalarını, ulaşım politikalarını belirler noktaya geldi. Dolayısıyla, bundan sonra biz her konuya iklim penceresinden, bu pencereden bakmak zorundayız değerli arkadaşlar.
Nükleer bize ne getirir, ne götürür? Hem Komisyonda hem burada, kanun teklifini getiren arkadaşımızdan bir nükleer güzellemesi dinledik, Akkuyu güzellemesi dinledik; kısaca şunu söylüyor "Türkiye'nin karbon nötr ülke olması için, emisyonları düşürmesi için nükleer enerjiye ihtiyacı var." diyor. "Nükleer enerjinin yakıtı kolay depolanabilir, ucuza bulunabilir." diyor. "Nükleer santral, enerji arz güvenliğimizi sağlar." diyor ve "Nükleer enerji, temiz ve yeşil enerjidir." diyor. Peki, değerli arkadaşlar, bu söyledikleri gerçek mi? Hayır, bunların tamamı palavra, hiçbiri gerçek değil.
Peki gerçek ne, ben size anlatayım. Nükleer enerji karbon emisyonunu azaltmaz. Senin kömürlü termik santrallerin emisyon yaratmaya devam ederken sen nükleer tesis yaparak o emisyonu azaltamazsın. Hiçbir matematikçi, Muhammet Emin Akbaşoğlu dışında, bunu açıklayamaz arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, matematiksel olarak imkânsız. Nükleer santrallerin ürettiği nükleer atığın ne olması gerektiği de ayrı bir sorun. Bilim insanları diyor ki: "Bu nükleer atıklar, 10 bin yıl radyasyon yaymaya devam edecek." Ve bu atıkların saklanması gereken süre -şaka değil- 1 milyon yıl. Bununla ilgili Almanya'da yasa var, 1 milyon yıl.
Arkadaş burada söyledi, Komisyon Başkanı dedi ki: "Altmış yıl işleteceğiz." Sen altmış sene elektrik elde edeceksin, 1 milyon yıl o atıklar saklanacak, 1 milyon yıl. O atıkları bertaraftan bahsediyorsunuz. Daha siz... Biz size güvenmiyoruz. Siz daha Türkiye'de termik santrallerin bacasına filtreyi takamamış bir iktidarsınız değerli arkadaşlar. Kömürlü termik santrallerin olduğu kentlerde kar siyah yağıyor, siyah. 100 binlerce insanı kanser riskiyle karşı karşıya bırakmış bir iktidarsınız.
Bakın, 500 gram plütonyumu tüm dünyaya eşit olarak yaydığınızda tüm insanlığı kanser edecek etkiye sahip. Güvenli nükleer yok. En güvenlisi; Fukuşima'ydı, Japon teknolojisiydi, Japon hassasiyetiyle yapılmıştı. Her şeyi düşünmüşlerdi, 9 şiddetinde depreme dayanıklıydı, tsunamiye de dayanıklıydı. 9 şiddetinde deprem oldu, tsunami oldu arkadaşlar, ek yedek güç santralleri de vardı ama şunu hesap edemediler: Yedek güç santrallerinin de tsunamiden etkileneceğini hesap edemediler ve Fukuşima yaşandı. Güvenli nükleer güç santrali diye bir şey yok. Fukuşima'da yaşananlar, deprem kuşağında olan Türkiye'de nükleer santralin nasıl bir risk oluşturacağını göstermiştir.
Bakın, doğanın size merhametli davranacağını düşünerek nükleer santral yapamazsınız. Her türlü tedbiri alırsınız; depremle, doğal afetle ilgili tedbiri alamazsınız ve iklim krizinin derinleşen etkisiyle doğacak sonuçları da hiç hesap etmiyorsunuz. Fransa'da nükleer santral soğutmasında kullanılan nehrin ısısı yazın çok arttığı için 2 tane nükleer güç santralini kapatmak zorunda kalındı. Bunu bilmiyorsunuz, hadi bunu bilmiyorsunuz, yakıtı yurt dışından, personeli yurt dışından, teknolojisi yurt dışından yabancı firmalara inşa ettireceksiniz, nükleer enerjinin dışa bağımlılığı azaltacağını zannediyorsunuz değerli arkadaşlar. Enerji güvenliği, arz güvenliği derken doğal gazda Rusya'ya bağımlıyız, şimdi nükleerde de Rusya'ya bağımlı hâle getireceksiniz göbekten, Türkiye'yi.
Temiz, ucuz enerji olarak pazarlamaya çalıştığınız nükleer enerjiyle ilgili eski Almanya Çevre Bakanı diyor ki: "Biz 3 kuşaktır nükleer santral kullanıyoruz ama 30 kuşak yaşlanacak bu radyasyon sebebiyle, ortadan kalkması için." Her şey doğru, bir şey yanlış: 30 kuşak değil, 400 kuşak çünkü her kuşak yirmi beş yıl; bir milyon yıl atıkları saklamak zorundasınız. Japonya eski Başbakanı Naoto Kan diyor ki: "Türkiye'ye nükleer enerjiyi tavsiye ettiğim için pişmanım, utanç duyuyorum."
Peki, yapılan nükleer yatırım ucuz mu? Ucuz değil. 20 milyar dolar ama bunun sökme maliyeti ve o atıkların gömme maliyeti, yapım maliyetinin 1 ila 2 katını -son hesaplamalara göre- yani 20 ila 40 milyar dolarlık hesabı hiç sokmuyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MURAT BAKAN (Devamla) - Elektrik fiyatı ne? 12,35 dolarsent kilovatsaat başına. Şu an GES'le ilgili yarışma açtı Bakanlık. O yarışmada güneş enerjisiyle ilgili verdiği garanti, arkadaşlar, 2,5 ila 3,5 dolarsent kilovatsaat başına. Yani yenilenebilir enerjinin 3-4 katına Rusya'dan elektrik alacaksınız. Yenilenebilir enerji kaynakları ucuz, bol. Türkiye'nin 3 tarafı denizlerle çevrili, Off-shore RES'leri yapabilirsiniz; güneşimiz bol, GES'leri yapabilirsiniz. Türkiye'nin sadece güneş enerjisi potansiyeli, arkadaşlar, 380 milyar kilovatsaat. Türkiye'nin tüketimi ne? 330 milyar kilovatsaat.
Arkadaşlar, nükleer enerji doğaya düşman, nükleer enerji canlıya düşman, nükleer enerji insana düşman.
Nükleere hayır, savaşa hayır diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)