| Konu: | Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 05.03.2022 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben, nükleerle ilgili daha önce bir konuşma yapmıştım. Bu konuşmada tamamen, Ukrayna ve Rusya arasında kanlı çatışmaların olduğu ve bunun da Türkiye'ye yansımalarını değerlendireceğim.
Değerli arkadaşlar, 24 Şubatta Rusya Ukrayna'ya saldırdı, hepinizin malumu ve orada bir insanlık dramı, insanlık krizi yaşanıyor, birçok can kaybı söz konusu oldu. Ben buradan şunu söylemek istiyorum: En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir. Bu kan, akıtılan bu kan acilen durdurulmalı ve acilen barış sağlanmalıdır.
Şimdi, buradan şuraya geleceğim. 2016'da, -2015 yılının sonunda- Rus uçağının düşürülmesi krizinin hemen arkasından Türkiye'de yine öngörüsüz iktidarın öngöremediği büyük krizler yaşandı ve -biz o zaman demiştik- bu düşürülen uçak Antalya'ya düştü ve yaş sebze ve meyveyi, aynı zamanda da turizmi derinden etkilemişti. Şimdi, aynı durum; bugün, yine bir öngörüsüzlükle hem sahil kentlerini -özellikle Akdeniz kentlerini- Mersin'i, Adana'yı, Antalya'yı, Muğla'yı hatta İstanbul'u çok derinden etkileyecek ekonomik krizle karşı karşıya kalabiliriz ve bugün bunların ayak seslerini duyuyoruz. Sayın Elitaş, geçenlerde, bir açıklamasında "Rusya-Ukrayna savaşının ekonomiye yansımalarını şimdiden görüyoruz." demişti üç gün, dört gün önce ve şimdi daha da ağırlaşıyor. O yüzden ben buradan bir uyarıda bulunmak istiyorum. Antalya'nın, Mersin'in, Adana'nın, Muğla'nın yaş sebze ve meyve ihracatının çok büyük bir bölümü Ukrayna'ya ve Rusya'ya yapılıyor. Ukrayna'ya şu anda giden tırların hiçbirini tabii ki orada alabilecek bir tüccar kalmadı. Oraya yatırım yapmış, Türkiye'den mal getiren Türkler de canını zor kurtardı ve her şeylerini bıraktılar, geldiler. Hatta bazı ihracatçı arkadaşların, çiftçi arkadaşların oraya giden tırlardaki malları dağıtabilecekleri kanal yoktu ve onları, insani bir destek olsun diye Ukrayna vatandaşlarına bedava dağıttılar ama şu anda büyük bir krizle karşı karşıyalar, oradan alacaklarını alamıyorlar, Rusya'dan alacaklarını alamıyorlar. "Ya, ne olacak, 3 ihracatçı." diyebilirsiniz fakat 3 ihracatçı meselesi değil bu. İhracatçı halden malı alır, halciye çek keser; halci köylüden malı alır, köylüye çek keser; ihracatçı, tamamen ambalaj malzemesi ve nakliyeye çek keser ve şu anda ayrıca beş kuruş para gelmiyor, gelemiyor Rusya'dan ve üstelik inanılmaz bir devalüasyon olmuş, inanılmaz 72-73 ruble 1 dolar. Şu anda karaborsada 150 rubleye çıkmış, o para da bir işe yaramıyor, masrafı bile karşılamıyor, böyle büyük bir kriz var. Bununla ilgili iktidara ve sizlere... Acilen bir kriz masası oluşturup çiftçiye kadar uzanan, köylüye kadar uzanan bu krize bir çare bulun. Ya, afet durumunda verilecek krediler falan var yani bunları bir an önce devreye geçirin ki piyasa tamamen kilitlenmesin. Şu anda çiftçiler, köylüler örtü altındaki ürünlerini, meyvelerini, portakalı, mandalinayı, limonu ağaçta bıraktı, toplamıyor çünkü fiyatlar yarı yarıya geldi. Bu fiyatların yukarıya çıkabilmesi de mümkün değil, öyle gözüküyor yani çünkü ihracatımızın yarısını Rusya'ya ve Ukrayna'ya yapıyoruz yaş sebze ve meyvede. Şimdi, bu acil çağrısını da lütfen dikkate alın.
İkincisi turizm. Bakın, Ticaret Bakanı bu ihracatla ilgili daha şu ana kadar bir açıklama yapmadı, duymadık. "Siz rahat olun, siz üretmeye devam edin, biz sizin sıkıntılarınızı karşılayacağız." sözünü bekliyor üreticiler. Turizm Bakanı nerede? Bakın, Antalya turizminin yüzde 55'ini temsil eden 2 ülke savaşıyor; Ukrayna ve Rusya. Antalya'ya gelen turistin yüzde 55'i Ukrayna ve Rusya'dan geliyor ve Turizm Bakanı daha çıkıp bir şey söylemedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Daha bir şey konuşup bir destek açıklaması yapmadı.
Sayın Başkanım, 2016 yılında uçak krizi olduğunda Antalya'ya 48 bin Rus gelmişti. Şu anda erken rezervasyonlar durdu ve rezervasyon iptalleri başladı. Bakın, burada büyük bir tehdit var. Bunların hepsi millî servet. Antalya'da sadece 100 milyar dolarlık turizm yatırımı var, konaklama tesisi yatırımı var ve bu tesislerin önemli bir bölümü yabancılara geçebilir, haraç mezat satılabilir. Daha henüz 2016 krizinin etkilerini Antalya ortadan kaldırmamışken, bir pandemi krizi, arkasından da Rusya-Ukrayna savaşı. Biz acıların durmasını umuyoruz ama bir taraftan da ekonomik yönden çok ciddi tedbirlerin acilen alınması gerektiğini burada ifade ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)