| Konu: | Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 05.03.2022 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
23'üncü maddede söz aldım. Bana göre en sıkıntılı maddelerden bir tanesi. Aslında bu teklif maddelerinin birçoğu sıkıntılı. Bir sefer, bu kadar kısa sürede, bu kadar sıkışmış bir vaziyette Meclisin önüne dayatılması çok yanlış. Hayati bir konu. Tamam, tartışıyorsunuz, söylediklerimize alınıyorsunuz ama gerçekten elle tutulur tarafı yok.
Bakın, bu 23'üncü maddeyle Nükleer Düzenleme Kurumuna bağlı NÜTED'i yani bir anonim şirketi getiriyorsunuz; bunu Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'ndan, Kamu İhale Kanunu'ndan muaf tutuyorsunuz. Ben çok merak ediyorum, bu ülkede Kamu İhale Kanunu ne işe yarıyor? Büyük ihalelerde uygulamazsınız, burada uygulamazsınız; bu kanunu kaldırın, iptal edin, Beyefendi istediğine versin, istediğini elesin; zaten fiilen öyle yapıyor. Yani gerçekten anlamış değilim.
İki: Bununla yüzde 51 her şekilde bizde, güzel. Yüzde 49'unu verebiliyorsunuz. Peki, hangi şartlarda? Kimlere verilmeyecek asla? Hangi teknolojiyi getirirlerse hangi şartlarda verilecek, ne kadar süre verilecek, niye bunlar bu teklifte yok? Bu yüzde 49'u niye sarayın iradesine bırakıyorsunuz? Ruslarla sözleşme yaparken kendi topraklarınızda elin oğlu geliyor ayrıntılarıyla tüm maddeleri, şartları, sözleşmeleri belirliyor, siz yasayı böyle çıkarmıyorsunuz. Bu nasıl bir sorumsuzluktur? Yani bir sefer 23'üncü madde ayrıntılarıyla düzenlenmeli, şartlar koyulmalı, kimlerin yönetime geleceği belirlenmeli çünkü pek iyi bir sabıkanız yok. Mühendisi Sağlık Bakan Yardımcısı yaparsınız, güreşçiyi Vakıfbankın Yönetim Kurulu üyesi yaparsınız; ben korkuyorum, Savcı Sayan'ı falan -görevi bittiği zaman- Mehmet Metiner'i de bu Kurula getirirsiniz. Bir liyakat sorunu var sizde ve maalesef ki teknolojiyle, akılla, bilimle bir türlü örtüşemiyorsunuz.
Bakın, arkadaşlar, siz "Uzaya gideceğiz." diyorsunuz, uzaya. Uzay Ajansı 4 eleman alıyor; 2 çaycı, 2 sekreter. Uzay Ajansı için ayırdığınız para 5,5 milyon dolar. Oysa Cem Yılmaz A.R.O.G ve G.O.R.A filmlerine 12 milyon dolar ayırmıştı. Yani böyle bir partinin bilimle, akılla bu işi yürütebileceğine inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum. "Mersin'de nükleer santral istemiyoruz, Sinop'ta istemiyoruz." dediğimiz zaman kızıyorsunuz. Biz nükleere mecbur değiliz, biz Ruslara mecbur değiliz, biz kirli enerjiye mecbur değiliz, biz topraklarımızda bu imtiyazı bir ülkeye vermek zorunda değiliz.
Bakın arkadaşlar, Türkiye'nin 400 milyar kilovatsaat güneş enerjisiyle elektrik üretecek potansiyeli var ve yüzde 3'ünü kullanıyor. Şu Meclisin elektrik ihalesini 5'li çeteden biri olan Cengiz İnşaata verdiniz. Ya, buraya da güneş enerjisini getirirsiniz, bu topluma yük yapmazsınız, örnek olur; saraya da getirirsiniz, tüm kamu binalarına getirirsiniz. Yani Türkiye sadece güneş enerjisiyle tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi elektrik enerjisi artar. Niye biz nükleer santrale mecbur olalım? Neden? Biz kendi topraklarımızda denize girdiğimiz, yüzdüğümüz, piknik yaptığımız o bölgeye milletvekili olarak giremiyoruz. Bir Rus güvenlik görevlisi geliyor "Giremezsin." diyor.
AHMET AKIN (Balıkesir) - Nasıl denetleyecekler?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Nasıl denetleyeceksiniz, evet, nasıl denetleyeceksiniz siz? (CHP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Neyi denetleyeceksiniz?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Ha, neyi denetleyeceksiniz, doğru. Bence hiçbir şeyi denetleyemeyeceksiniz, doğru söylüyorsunuz. Çünkü orası Rusların, orası Rusların mülkiyetinde.
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Ne alakası var? Ne alaka?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Çok alaka! Arkadaşım, gerçekten çok alaka. Ben bunu kavga etmek için söylemiyorum. Yüzde 51'i her şekilde Rusların, her şekilde, yüz yıl, bin yıl, beş bin yıl geçse de Rusların olacak yüzde 51'i. Ve kendi topraklarımı vermişim.
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Abartma!
ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Ya, sözleşmeye bak, sözleşmeye!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - "Abartma!" olur mu? Bakın sözleşmeye, yalansa ben Mersin'e gitmeyeceğim bir daha. Ben utanç duyuyorum bundan.
ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Haberi yok ki bilmiyor ya! Sözleşmeye bak, sözleşmede var.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bu bir imtiyazdır. Bakın, gelin, vazgeçelim. En azından o sözleşmeyi yırtıp atın, alın, millîleştirin orayı. Bizim topraklarımız...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - İki: 12,35 dolar/kilovatsaat elektriğin alım garantisini vermişsiniz on beş yıl. Neden? Siz garanti vermeden bir iş yapamayacak mısınız? Köprüye garanti, hastaneye garanti, otoyola garanti, Ruslara garanti.
AHMET AKIN (Balıkesir) - Parayı bitirdiler.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Yani "GAK iktidarı" diyorum, "garanti AK PARTİ" yani bu... Niye veriyoruz?
TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Devleti bitirmek istiyorlar.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Türkiye'de alınan bu elektrik dünya standartlarının 10 katı, milyarlarca dolar. Biz Ruslara verdiğimiz parayla Türkiye'nin her yerine güneş enerjisini getiririz, rüzgâr enerjisini getiririz; Türkiye ışıl ışıl olur. Gerçekten, bir kez daha düşünün. Özellikle Mersin Akkuyu Nükleer Santrali'nin Ruslarla ilişkisini kesin, kesin. (CHP sıralarından alkışlar)