| Konu: | Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilişlerinin 50'nci yılına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 26.04.2022 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Aslında, bu konuşmayı 6 Mayısta yapacaktım ama bayram nedeniyle Meclis tatil ve bugün yapıyorum.
Evet, bugün, 3 yiğit adamın idamının üzerinden tam elli yıl geçti. Alçak bir zihniyet hain bir hükümle bu yiğitleri idam etti. Deniz, Hüseyin, Yusuf daha 20'li yaşlarda ülkesinin ve dünyanın en temel sorunlarını kendisine dert edinmişlerdi. Bu çocuklar yetenekliydi, zekiydi, yakışıklıydı, Türkiye'nin en iyi okullarında okuyorlardı, ailelerinin hiçbir şeye ihtiyacı yoktu; yaşasalardı hepsi zengin birer avukat, birer mühendis olabilirlerdi, hayatlarını en iyi şekilde sürdürebilirlerdi ama emekten, halktan, işçiden, köylüden, haktan, adaletten yana tercihlerini kullandılar. (CHP sıralarından alkışlar) Bir mücadele verdiler, haklı bir mücadele verdiler ve dediler ki: "Yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti."
Evet, bu 3 yiğit sadece Türkiye'nin sorunlarını değil, dünyadaki sorunları da kendilerine dert ettiler. Filistin'e gittiler, Filistin'de İsrail zulmüne karşı direndiler. Evet "bir dakika" deyip de daha sonra İsrail'e yüzlerini dönmediler çünkü yürekleri vardı, idealleri vardı, inançlıydılar.
Değerli arkadaşlar, bir resim göstereceğim; bakın, Samsun. 19 Mayısta bir yürüyüş başlattılar. Ne diyor? "Tam bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal yürüyüşü" diyor. (CHP sıralarından alkışlar) Kim yapıyor bunu? Deniz Gezmiş ve arkadaşları yapıyor, kucaklarında Türk Bayrağı'yla yapıyor. Evet, bu arkadaşlar defalarca tutuklandılar, gözaltına alındılar, işkenceye maruz kaldılar ama hep direndiler.
Bugün bu 3 yiğidin değerli bir avukatını kaybettik. Kendisine, Erşen Sansal'a Allah'tan rahmet diliyorum. Halit Çelenk'e -avukatları- Allah'tan rahmet diliyorum, saygıyla anıyorum. Değerli arkadaşlar, gerçekten acıyla, üzüntüyle yaşadığımız bir gün.
Bakın, o anneyi, o anneleri, 3 yiğidin annesini ağlattık. Deniz Gezmiş'in annesi Mukaddes Öğretmen oğlunun idamından iki gün sonra evine gelir, gelinine seslenir: "Kızım, git okul müdürüne, öğrencilerime söylesin, iki gün gelemeyeceğim okula." der. İşte, biz böyle bir anneyi ağlattık ama dün de bir cumhuriyet aydını, dün de bir cumhuriyet kadını Necla Kavala'nın ciğerini yaktık. Evet, bu ülkenin kaderi mi? Cunta, sıkıyönetim mahkemeleri ya da 13. Ağır Ceza Mahkemesi gibi hukuktan uzak, vicdandan uzak, ahlaktan uzak karar veren mahkemeler bu ülkenin kaderi mi, merak ediyorum.
TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - 6'ncı Filoyu kıble yaptılar.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın değerli arkadaşlar, elli yıl önce cunta vardı, bugün daha beter durumdasınız. En azından o mahkemeler bir karar verdiği zaman zikzak yapmıyordu, lanetliyorduk. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'ndeki bir mahkeme Osman Kavala'ya beraat ettiği dosyadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veriyor, tutuklandığı casusluk dosyasından beraat kararı veriyor. Ya, cunta mahkemeleri, sıkıyönetim mahkemeleri bu kadar ucube bir şekilde karar vermiyordu ama o mahkeme şunu bilsin: Ona o talimatı verenler, ona o hükmü yazdıranlar ve kendileri Osman Kavala hakkında karar vermediler, kendileri ve o hükmü ona verdirenler hakkında bir karar verdiler. Gün gelecek dünkü karar o beyefendilerin yüzüne okunacak, söz veriyorum. Söz veriyorum, bunun hesabını verecekler. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Gezi... Ben bakıyorum, tüm partilerden -MHP, CHP, HDP- o gün bozkurt işareti yapan, zafer işareti yapan milyonlarca çocuk sokaktaydı.
ALİ MUHİTTİN TAŞDOĞAN (Gaziantep) - Biz yoktuk; karıştırma kardeşim, biz yoktuk.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Çünkü Gezi bir onur hareketiydi.
ALİ MUHİTTİN TAŞDOĞAN (Gaziantep) - Yalan söyleme, milletin gözünün içine bakarak yalan söyleme!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın, Gezi şerefli çocukların bir hareketiydi.
ALİ MUHİTTİN TAŞDOĞAN (Gaziantep) - Sabahtan beri 6. Filo propagandası yapıyorsun.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bu çocuklara bugün "terörist" diyemezsiniz.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Orada hangi pankartları gördük?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Gezi; "Deniz" demektir, "Yusuf" demektir, "Hüseyin" demektir.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Terör örgütünün pankartlarını görmediniz mi?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Gezi, "zulme karşı tam bağımsız Türkiye" "Türkiye Cumhuriyeti" demektir. Gezi, yiğitliktir!
YAVUZ SUBAŞI (Balıkesir) - Bak, Gezi'yi görmek istiyorsan buraya bak.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Hadi oradan, onu kimin yaptırdığını ben biliyorum!
YAVUZ SUBAŞI (Balıkesir) - Bak, buraya bak, buraya! Gezi'yi görmek istiyorsan buraya bak!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Gezi, Mustafa Kemal'e "2 ayyaş!" diyen zihniyetin yüzüne tükürmektir, yüzüne! (CHP sıralarından alkışlar)
YAVUZ SUBAŞI (Balıkesir) - Mustafa Kemal yok orada! Türk Bayrağı yakıldı orada!
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Yalan konuşuyorsun yalan! Orada PKK'nın paçavraları vardı!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - O yüzden bir kez daha ben o çocukların önünde saygıyla eğiliyorum, saygıyla. (CHP sıralarından alkışlar)