| Konu: | İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine, 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü ile Dünya Çiftçiler Günü'nü kutladığına, Âşık Mahzuni Şerif'in ölümünün 20'nci yıl dönümüne, Mithat Sancar'ın annesinin vefatına, Yargıtayın 12 Mayıs Perşembe günü CHP İstanbul İl Başkanıyla ilgili verdiği karara, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve Yeşilköy Atatürk Havalimanı'na ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 17.05.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Saruhan Oluç'a hemen bir şey söylemek istiyorum: IŞİD'le ilişkiler devlet sırrı olur, ticari sır olur tabii, petrol ticareti yapıyorlar beraber; nasıl olmasın?
Sayın Başkan, 14 Mayıs Eczacılık Günü'nü ve Çiftçiler Günü'nü kutluyorum. Büyük halk ozanı Mahzuni Şerif'in aramızdan ayrılışının 20'nci yılında kendisini rahmetle anıyorum ve geçtiğimiz cuma günü anneciğini kaybeden HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar'a ve ailesine başsağlığı diliyorum, merhumeye Allah'tan rahmet diliyorum.
Sayın Başkan, bir yerde demokrasinin olduğunu iddia edebilmek için muhalefetin hareket kabiliyetinin olabiliyor olması lazım yani muhalefeti biber gazıyla, tazyikli suyla, panzerle, copla, dipçikle susturamayan, durduramayan iktidarın yeni taktiği olan muhalefeti sarayda alınan kararları mahkeme salonlarında okutarak durdurabileceğini zannetmesi ham bir hayaldir. Yargıtayın 12 Mayıs Perşembe günü İstanbul İl Başkanımızla ilgili verdiği karar da tam olarak böyledir. On yıl önce attığı birkaç "tweet"ten dolayı İstanbul İl Başkanımıza siyaset yasağı getirmek akla ziyandır.
Ve Yargıtay koridorlarına sesleniyorum: Ey Yargıtay, on-on iki yıl önce AK PARTİ üst düzey yöneticilerinin üçte 2'si FETÖ'yle ilgili, üçte 1'i de PKK'yla ilgili suç işlemişlerdir; gelin, bunlarla ilgili de bir işlem yapın.
On iki yıl önce hem FETÖ'ye hem PKK'ya yani terör örgütlerine methiyeler düzen siyasetçiler siyaset yapmaya devam ediyor; on iki yıl önce bir "tweet" atan, Cumhurbaşkanını eleştiren siyasetçiye siyaset yasağı geliyor. Bu, şudur: İktidarın muhalefeti mahkemeler üzerinden sindirmesi yolun sonunun işaretidir. Biraz önce Bursa Milletvekilimiz Nurhayat Hanım da bir dakikalık konuşmasında söyledi; iktidar türküleri ve tiyatroları yasaklıyorsa da yolun sonuna gelmiştir, iktidar için artık yapabilecek çok bir şey kalmamıştır. Hani doktor "Ne yerse yesin." der ya, iktidarın durumu tam olarak budur.
Sayın Başkan, dünyanın ilk 10 havalimanı içindeydi, 1912'de kurulmuştu ve İstanbul Havalimanı'na buldozerler, ekskavatörler girdi. Neye göre yapıldı bu iş, İstanbul'a soruldu mu?
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Yanlış söylüyorsun, "Atatürk" diyeceksin, düzelt.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yeşilköy Atatürk Havalimanı'nın, evet.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Siyasete, yerel yönetime ve 16 milyon İstanbulluya sorulmadan bu kararın alınmasının -düşündüm taşındım- üç sebebi olabilir:
Birincisi: İktidar buradan bir tahrik süreci medet umuyor olabilir ekonomik darboğazı gölgelemek adına. Bunu boşuna ummasın.
İkincisi: İstanbul'un ortasına, Arap dostlarına bir vaha mı yapmak istiyor Tayyip Bey? Çok merak ediyorum. Araplara özel, İstanbul'un göbeğinde, yeşili bol, çok özel bir yerleşke mi kurmak istiyor? Bunu merak ediyorum.
Üçüncüsü: İstanbul Havalimanı'nın satışıyla ilgili görüşmelerin yapıldığına dair bilgiler, duyumlar var. İstanbul Havalimanı'na talip olan Arap sermayesi "Siz Atatürk Havalimanı'nı ortadan kaldırmazsanız, siz iktidardan gidince gelenler orayı işletir, biz zarar ederiz." diye bir endişeyi mi Hükûmete ilettiler?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bunu da merak ediyorum. Almanya'da örneği var. Yeşilköy Atatürk Havalimanı'nın pistlerini muhafaza ederek orayı bir kültür kompleksine ve bir yeşil alana dönüştürmek mümkündür ve biz bunu yapacağız.
Ancak, ben bu vesileyle iktidara şunu hatırlatmak istiyorum: 26 Ocak 2022'de aşırı bir kar yağmıştı, devletin İçişleri ve Ulaştırma Bakanları İstanbul Havalimanı'na inemedikleri için Atatürk Havalimanı'na sığınmışlardı. Niye indiniz oraya o zaman? Atatürk'ü o kar yağışında sığınacak bir liman gören AK PARTİ zihniyeti Atatürk'e bir kere daha sığınmıştı, nerede sığınmıştı? 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ertesi sabahında AK PARTİ Genel Merkezine bugüne kadar görmediğimiz büyüklükte bir Atatürk posteri asarak sığınmıştı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben, AK PARTİ'yi ve AK PARTİ'den ziyade Erdoğan'ı buradan uyarmak istiyorum: Atatürk'le cebelleşme, Atatürk'le didişme; sana oy veren seçmenlerin de büyük çoğunluğu, kahir ekseriyeti Atatürk'ü benimsemiş, içselleştirmiş ve özümsemiştir. Atatürk Havalimanı'na bugün yaptığınızın tam adı gerçekten ekonomik kazanımları, kültürel birikimi yerle yeksan etmektir, bu husumetten vazgeçin; bu işin, yaptığınız işin tam adı vatana ihanettir.
Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)