| Konu: | 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'na, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu sarayın artık öğrenmesi gerektiğine ve muhalefetin susturulamayacağına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 18.05.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, yarın 19 Mayıs. Yüz üç yıl önce emperyalizme karşı tam bağımsızlık mücadelesinin meşalesinin ateşlendiği gün, büyük bir gün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş adımının, ilk adımın atıldığı gün. Baskılara rağmen, idam fermanına rağmen, suikastlara rağmen, "Katli vacip." fetvalarına rağmen 1 milim geri adım atmayan eşsiz kahraman Atatürk'ü ve tüm İstiklal Savaşı şehit ve gazilerini rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Bize bırakılan kutsal emanet cumhuriyetimizin karşıtları, kurulduğu günden beri vardı ve belli ki var olacak, maalesef bugün de var. Herkes müsterih olsun ki karşı devrimcilere karşı da emperyalizme karşı da yerli iş birlikçilerine karşı da haramilere karşı da Cumhuriyet Halk Partisi de var olacak. (CHP sıralarından alkışlar)
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle memlekette yaşamaktan ümidini kesmiş gençlerimize seslenmek istiyorum: Bayramınız kutlu olsun, Türkiye Cumhuriyeti'ne de Anadolu'ya da Türk Bayrağı'na da Türkiye Cumhuriyeti devletine de güveniniz sarsılmasın, bu zor ve kötü günler geçecek. Türkiye'de yaşamaktan kıvanç duyacağınız tam bağımsız Türkiye'yi kurana kadar mücadelemize devam edeceğiz diyorum. Gençleri Türkiye'den ümitli, umutlu olmaya davet ediyorum.
Sayın Başkan, ekonomi çöküyor, demokrasi dökülüyor. Demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu sarayın artık öğrenmesi lazım. 2 genç çocuğun -birisi 16 yaşında, birisi 17 yaşında- "Tayyip kaç, kadınlar geliyor." dedikleri için okuldan, derslikten öğretmenin ve arkadaşlarının gözünün önünde karakola alınması bir garabettir, bir rezalettir; bunun hukukla, adaletle, mevzuatla bir ilgisi de olamaz, yönetenler bu kadar acz içinde de olamaz. Cumartesi Annesi "süslü sülo" dediği için gözaltına alınıyor yani Soylu diyor ki: Benim Tayyip'ten neyim eksik? Ona laf çakanlar alınıyorsa bana laf çakanlar da alınacak." Ne hâle geldi Türkiye ya, ne hale geldi!
Ben bir örnek vereceğim size: 14 Ekim 1979, ara seçimlerden sonra Ecevit, CHP Hükûmeti istifa etmiş, Süleyman Demirel azınlık Hükûmeti kurulmuştur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Antalya'nın Manavgat ilçesinde vatandaşın biri kahvehanede Süleyman Demirel'e sövüp saymış. Demirel Başbakan olduğu için savcı resen soruşturma başlatmış, adamı da içeri attırmış. Rutin görüşmelerin birinde Demirel, Yaşar Topçu'ya "Önemli bir şey var mı?" diye sorar. Topçu da "Önemli bir şey değil ama sadece bilgi arz etmek istiyorum, Antalya'nın Manavgat ilçesinde vatandaşın biri kahvehanede size hakarette bulunmuş, galiz sözler söylemiş, vatandaşı tutuklamışlar. Mahkeme 'Şikayetçi misiniz?' diye soruyor." der. Demirel de "Bu hâkim ve savcı arkadaşlar bazen kantarın topuzunu kaçırıyorlar. Başbakana hakaret etti diye bir vatandaş tutuklanır mı yahu? Biz burada oturuyoruz, haberimiz olmuyor, yaptığımız uygulamalarla kim bilir adamı..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - "...nasıl bunalttık ki canını sıkmışız, bize galiz küfürler etmiş. Hemen Antalya'ya o ilçeye git ve o vatandaştan davacı olmadığımı söyle hapisten çıkar, tahliye et, sevaba girersin." diyor ve Topçu gidiyor, bu işlemi yapıyor. Türk demokrasisinin geldiği yere bakın ya!
Ben size daha vahim bir şey anlatacağım, ben burada dedim ki: "Recep Tayyip Erdoğan milletin sırtında kamburdur." Beyefendi, tazminat davası açtı, kaybetti. Sonra ne oldu biliyor musunuz Sayın Başkan? Geçen hafta Meclise Cumhurbaşkanına hakaretten hakkımda bir fezleke geldi, 7'nci, 8'inci fezleke mühim değil ama şu mühim: Erdoğan'a "Milletin sırtında kambur oldu." dediğim için bana fezleke geliyorsa bu şudur: Mahkemeler Erdoğan'ın giyotinine dönüşmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Mahkemeler Erdoğan'ın emir ve talimatıyla hareket ediyordur. Cumhuriyet Halk Partisi muhalefet partisidir, iktidara "kambur" da der, "dumur" da der, der de der kardeşim, demeye de devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Bir sene önce Erdoğan için "Milletin sırtına kambur." demiştim, şimdi kamburun kamburu olmuş. Bunu söylediğim için bana fezleke göndermek şu: Muhalefete ayar vermek, muhalefeti susturmak... Susan namerttir! Susan haindir! Bunları devirene kadar konuşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)