| Konu: | Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 26.05.2022 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 12'nci maddesi Türkiye Varlık Fonuna devredilen at yarışları ve Millî Piyango lisanslarından alınan kamu paylarının Türkiye Varlık Fonu veya Fon tarafından kurulacak şirkete devredilmesini öngörüyor.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu kanun teklifi Komisyona geldiği zaman, Komisyonda normal rutininde maddeler tartışılıyor, bu konuyla ilgili muhalefet partileri tabii söz istiyorlar doğal olarak fakat kanun teklifinin bütün görüşmeleri bittikten sonra son anda bir önergeyle bu maddeyi getiriyorlar. Bu madde de aslında Varlık Fonuyla ilgili bir bölümü dile getiriyor. Tartışılmadan "Kabul edenler... Etmeyenler..." ve Meclise geliyor bu.
Şimdi, burada ne var? 2018 yılı başında at yarışlarıyla ilgili lisans yetkileri Türkiye Varlık Fonuna devredildi ancak at yarışlarını izleme ve denetleme yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesinde bırakılmıştı. Yeni düzenlemeye göre at yarışlarından elde edilecek net gelirler, artık at ıslahı ve tesisler ile hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla Tarım Bakanlığına gitmeyecek. Nereye gidecek? Türkiye Varlık Fonuna. Bakın, bu kadar küçük rakamları bile Varlık Fonu artık emmeye başladıysa o Varlık Fonunun durumunu da izah etmeye gerek vardır, biraz sonra anlatacağım. Kamu payları Varlık Fonuna aktarılacak. Kamu kim? Halk. Peki, Varlık Fonu kim? Recep Tayyip Erdoğan. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, buna belki itiraz edebilirsiniz. Varlık fonlarının kuruluş amacı, ülkenin artı değerlerinin bir fonda biriktirilerek o fonun iyi değerlendirilip gelecek nesillerin geleceğiyle ilgili yatırımlarda kullanılmaktır. Peki, Türkiye'de böyle bir şey var mı? Yok. Petrol zengini miyiz? Yok. Doğal gaz zengini miyiz? Yok. Peki, neyiz? Bunlardan yoksun, aynı zamanda da büyük dış borçları olan, cari açık veren bir ülkeyiz ve böyle bir Varlık Fonunu icat edip elimizde kalmış olan, kamunun elinde kalmış olan bankaları, Türk Hava Yollarını, BOTAŞ'ı, PTT'yi, aklınıza ne geliyorsa hepsini içine doldurdunuz. Peki, ne yaptınız? AKP Genel Başkanını, aynı zamanda, Cumhurbaşkanını Varlık Fonunun başına Yönetim Kurulu Başkanı olarak atadınız. Varlık Fonunun başındaki Recep Tayyip Erdoğan istediği gibi burayı yönetti. Nereye dayandırıyorum peki ben bunu? Dayandırdığım yer açık. Bu saydığımız birçok kurumun Sayıştay tarafından denetlendiği, dolayısıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün raporlarının didik didik incelendiği, kamu zararı yaratılmış mı, ne yapıldıysa bunların hepsinin değerlendirildiği yani halkın yani bizlerin, milletvekillerinin incelediği bir durum vardı; bugün tamamen bağımsız denetim kurumlarına işletiliyor, bu evraklar Meclise zamanında gelmiyor, Meclise gelmediği gibi, Varlık Fonunun hiçbir detayı olmayan incelemeleriyle karşı karşıyayız.
Peki, şimdi, Türkiye Varlık Fonu... Şurada birkaç tane örnek vereceğim size: PTT 2018'de Varlık Fonuna devredilmiş. 2018 yılında kârı, devredildiği yıl kârı 216 milyon lira, 2019'da 1 milyar 218 milyon lira, 2020 yılında 741 milyon lira zarar etmiş. Ne oluyor arkadaşlar? Kâr eden şirket...
Peki, ÇAYKUR... Bakın, bu ÇAYKUR son derece önemli, bizim arkadaşlarımız da geçtiğimiz günlerde çaydaki rezillikleri burada anlattılar. ÇAYKUR'un içini boşaltıyorlar, ÇAYKUR'un içi boşalıyor arkadaşlar. Nasıl boşalıyor? 2016 kârı ÇAYKUR'UN 82 milyon lira -hemen devredildiği yıl bu 2016 yılı- 2017 yılında 267 milyon lira zarar ediyor, 2018'de 657 milyon lira zarar ediyor, 2019'da 635 milyon lira zarar ediyor, 2020'de zarar 547 milyon lira, 2021'de zarar 502 milyon lira yani topladığınız zaman milyarlarca lira zarar eden bir duruma geliyor. Ya bu işi bilmiyorlar yönetenler ya da burada, denetimden de kaçırıldığına göre çok büyük olaylar var. Bunları incelemek Meclisin göreviydi, Meclisten de kaçırıldı. Ha, şimdi ÇAYKUR'a ne yapılacak? Çok açık, daha önce TEKEL'E ne yapıldıysa, daha önce şeker fabrikalarına ne yapıldıysa ÇAYKUR'u da özelleştireceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Niye? "Zarar ediyor, bunu da özelleştirelim." diyeceksiniz. Zaten milletin ağız tadını da bozdunuz. Ya, zarar eden bir şirket, uluslararası firmalara peşkeş çekilen çiftçi, çay üreticisi; geldiğimiz nokta budur. Bakın, burada da notu düşüyorum altına, bu ÇAYKUR özelleştirilirken bizler buna sonuna kadar direneceğiz. Orada, o kadar çay üreticisini mağdur etmeye hiç kimsenin hakkı yok. Yani özellikle bu Varlık Fonuna aktarılan şirketlerin birçoğu rehin olarak verilip kredi alınıyor, bu kadar büyük borçlarda öyle. Bakın, BOTAŞ'a. BOTAŞ "İnanılmaz şekilde zarar ettim." diyor. Şimdi, buna "Görev zararı." falan denilebilir, "Millet sübvanse ediliyor buradan." denilebilir. Öyle bir yönetim tarzı anlayışı olmaz. Varlık Fonunun içinde de denetlenemediği için biz bu rakamları getiriyoruz. 2017'de Varlık Fonuna devrediliyor, 2017'deki kârı 3 milyar lira arkadaşlar, 3,3 milyar lira. Bugün 2022.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Bakın, saymıyorum, zaman kalmadı.
Sadece 2022'nin üç aylık zararı 52,5 milyar, eski parayla katrilyon lira arkadaşlar. Şimdi, buna can mı dayanır? Bu milletin kasası, bu milletin hazinesi buna dayanabilir mi? Görüyoruz enflasyon oranları resmî yüzde 70, gayriresmîsini halkımız biliyor; mutfakta yangın var.
Ve gelinen noktada, son bir şey daha söyleyeceğim Sayın Başkanım, yarım dakikaya sığdırmaya çalışacağım. Bakın, bu da bir vesika. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararnameyle Varlık Fonuna aktardığı 3 tane kupon arazi. Yeni daha, sanıyorum 30 Martta bu kararname. Diyor ki: "Denizli Sarayköy, 68 bin metrekare kupon arazi; Balıkesir Ayvalık, 15.526 metrekare kupon arazi; İzmir Menderes, 40 bin metrekare kupon arazi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz efendim.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Son, efendim...
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Şimdi, bu kadarcık, bakın, bu kadarcık küçük ama kupon arazilerin Cumhurbaşkanıyla ne alakası olabilir? Kararnameyle ne alakası olabilir? Fakat, maalesef, 3 tane kupon arazi bir şekilde kararnameyle Varlık Fonuna aktarılıyor. Demek ki arkadaşlar, burada bir tasarruf söz konusu olacak, bu tasarruf da Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanı tarafından kullanılacak; o anlam çıkar. O yüzden, bugün, buraya yangından mal kaçırır gibi getirilen, Komisyonda tartışılmayan ve oldubittiye getirilen 12'nci madde maalesef bu, Varlık Fonu da bu.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)