| Konu: | Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 97 |
| Tarih: | 01.06.2022 |
CHP GRUBU ADINA MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünün geneliyle ilgili parti grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teklifle, genel itibarıyla bakıldığında ve Komisyon görüşmelerinde de açıkça ortaya çıktığı üzere, âdeta, iktidarın, zaten fiilen arka bahçesine dönüşmüş bir kurumu kanunen de Ticaret Bakanlığının boyunduruğu altına almak istediği göz önüne serilmektedir.
Değerli milletvekilleri, birlikler ve TİM'de görevlendirilecek Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının otuz gün içerisinde atanmaması hâlinde Ticaret Bakanlığınca atama yapılacağı bu yasa teklifiyle düzenlenmektedir. Yine, Yönetim Kurulu üye sayısı 12'den 15'e, 3 olan başkan vekili sayısıysa 5'e çıkarılmaktadır. TİM seçmenlerinin ilgili yasa kapsamında bu ay içerisinde seçimlerinin yapılacağı düşünülürse 27 sektör ve 61 birlikten oluşan TİM'de sektör temsilcilerinin seçiminde her üyenin 1 oy kullanacağı da göz önünde bulundurulduğunda salt çoğunlukta bu rakamın ne kadar önem taşıdığını ortaya çıkmaktadır. Bu özerk olan kurumun ne kadar da siyasallaşacağının göz önünde bulundurulmasını ve kamuoyunun dikkatine bunu da sunmak isteğimizi de buradan ifade etmek isterim.
Değerli milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi kararıyla ihracatçı birliklerinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olduğuna hükmedilmiştir ve bu kararla TİM ve birliklerin Ticaret Bakanlığına bağlı kuruluş vasfı ortadan kalkmış olmasına rağmen, teklifte yer alan düzenleme birliklerin ve TİM'in özerk yapısına aykırılık taşımakta, "Her türlü vesayeti kaldırdık." diyenlerin her kurumun üzerinde Anayasa'ya aykırı olarak vesayet kurma çabalarını açıkça ortaya koymaktadır. Liyakat burada ortadan kalkacak, kurum siyasallaşacak, birliklerin özerk yapısının korunması da ne yazık ki engellenmiş olacaktır.
7'nci maddede, yine birliklerin yedek akçelerine aktarılan Ticaret Bakanlığınca belirlenecek tutarın ihracatı geliştirme sermayesine eklenmek üzere sermaye taahhüdü ödemesi olarak aktarılacağı düzenlenmektedir. Tabii, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Burada Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak birliklerin gelirlerinin, yedek akçelerine aktarılan meblağın sınırının kanunla binde 3 oranında belirlenmesi gerektiğini ifade ettik. Buradan, Meclis kürsüsünden de bunu ifade etmek isterim.
8'inci maddede, TİM ve birlikler tarafından kullanılan hazine taşınmazlarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, kuruluş amaçlarında kullanılmak üzere TİM ve birliklere tahsis edileceği ifade edilmektedir.
10'uncu maddeye baktığımızda da akredite olmayan kuruluşlarca helal sertifikası verilmesi hâlinde 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası uygulanacağı ifade edilmektedir. Bu makasın bu kadar açık olması bir handikap yaratacaktır arkadaşlar. Cezalar orantılı olmalı ve makasın bu kadar geniş olmasının bir ceza niteliği taşıması hususu da göz önünde bulundurularak düzenlemede mutlaka 100 bin liranın en az 2 katı ya da 3 katı gibi belirli bir rakamın verilmesi burada önem taşımaktadır; bu yönde de vermiş olduğumuz önerge umuyorum oylarınızla kabul edilecektir.
Değerli milletvekilleri, bu teklif ihracatçıların hangi sorununu çözüyor, doğrusu merak ediyoruz. Komisyonda sorularımıza tatmin edici yanıtlar alamadık. Teklifin gerekçesinde yazılanlardan ziyade, siyasi amaçlar güdüldüğü açıkça görülmektedir. İhracatçıların artan ham madde, girdi ve navlun maliyetlerinin çözümü yönünde bir adım atmayan teklif, ihracatın yapısal sorunlarına da çözüm getirmemektedir. 2022 Ocak-Nisan aylarında toplam ihracatımız 83,57 milyar dolarken ithalatımız 116 milyar dolar olmuş, dış ticaret açığımız da 32,5 milyar dolara ulaşmıştır.
Değerli milletvekilleri, 1980'de, ithal ikameci sanayiden ihracata dayalı büyümeye geçildiği yılda ülkemizin dünya ticaretinden aldığı pay binde 86'yken 2020 yılı sonunda bu pay hâlâ binde 85. Hani, nerede büyüme arkadaşlar? 1980 yılında ülkemizin gelişmekte olan ülkeler grubu millî geliri içindeki payı yüzde 3,55'ken AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında bu oran yüzde 3,39'du. 2020 yılı sonunda, AKP'nin yanlış politikaları sonucunda bu oran yüzde 2,12'ye geriledi.
Evet, arkadaşlar, ülkemizde maalesef hukukun üstünlüğü ilkesi yerle yeksan edilmiştir; yatırım iştahı tümüyle tükenmiştir, erozyona uğramıştır. Türkiye'de kamu kaynakları ne yazık ki kamu kaymağına dönüşmüş durumdadır. Kamu kaynaklarının sınırlı bir kesime pay edildiği ortadadır; bu sınırlı kesim için yurt dışına aktarılan sınırsız paralar, milyonlarca garibanın ekmeğidir, elektriğidir, işidir, aşıdır, suyudur, doğal gazıdır, benzinidir, mazotudur, meyvesi ve sebzesidir. İşsizlik ve yoksulluk almış başını giderken vatandaşların vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçları 27,7 milyar liraya çıkmıştır. Yine, Türk lirasının kredi risk primi tarihî rekorla 728'i bulmuştur arkadaşlar. Mayıs 2022'de iç borç ödeme projeksiyonu 1 trilyon 504 milyar lira anapara... Faizi ne kadar arkadaşlar? 2 trilyon 53 milyar TL yani arkadaşlar, Türkiye tarihinde ilk defa faiz ana borcu 2'ye katlamış durumda, bu da hamdolsun AKP sayesinde olmuştur.
Evet, değerli milletvekilleri, işsizlik ve yoksulluk almış başını gitmişken, vatandaşların vadesinde ödeyemediği için bankalarda bu kadar borç bulunurken, ülkemizde öğrenciler yurtlarda yer bulamazlarken, banklarda uyudukları görüntüler hâlâ hafızalarımızda yer alırken ne yazık ki finans merkezi Manhattan'da kurulan ve TURKEN Vakfına milyonlarca dolar aktarılarak yapılan yurtlar, öğrencilere hizmet etmek etmekten çok... Sözde öğrenci yurdu yerine yapılmıştır burası. O paralarla bu ülkede eğer yurt yapılsaydı şu anda barınamayan ve yurtsuz bir tek öğrencinin kalmayacağı bir durumda, ABD'de kurulmuş bir vakfa aktarılan paraların hayır işlerinde kullanıldığını söylemek aklımızla açıkça alay etmektir.
Vatandaş sizden, TİM'in gelecek hafta yapılacak seçimlerinde rüşvet olarak yönetim kurulu üyelikleri değil, bu ülkenin sorunlarına çözüm bulacak kanun teklifleri getirmenizi bekliyor. Bugün doğal gaza, elektriğe, akaryakıta gelen zamlar yoksulluk altında ezim ezim ezilen halkın belini bükmeye devam ederken siz, yaşam biçimlerine müdahale ederek, sizin gibi düşünmeyen herkese ve her kesime baskı yapmayı arttırarak bu zulmü sürdürüyorsunuz. En demokratik hak olan protesto hakkını gasbediyorsunuz. Dün Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine ve öğrencilere Gezi'yle ilgili nöbet tuttukları için gözaltılar yaşatanlar, Başkanımız Canan Kaftancıoğlu'nu cezaevine atmaya çalışanlar, bugün 16 milyon İstanbullunun Belediye Başkanını, üstelik 2 kez halkın iradesiyle seçim kazanan Ekrem İmamoğlu'nu yargılamaya kalkıyorsunuz. Unutmayın, Anadolu'da bir söz vardır: "Zulmün artsın ki tez zeval bulasın." Halk yoksulluk altında inim inim inlerken her nedense vatandaşın sorunlarına çözüm getiremeyen basiretsiz Hükûmetiniz, baskıyı her geçen gün arttırıyor. Yettiniz artık, yettiniz gayri! (CHP sıralarından alkışlar) Atanamayan öğretmenler, mühendisler, mimarlar, şehir plancıları, veterinerler, EYT'liler, emekliler, şiddet gören kadınlar, gençler, 3600 ek gösterge bekleyenler, çiftçi, esnaf, kısacası, sorunlarını çözemediğiniz ve görmezden geldiğiniz, gündemi değiştirmeye çalışarak halının altına süpürdüğünüz tüm bu sorunlar yumak olup iktidarınızı ezecek ve sandıkta halkımız gereğini yapacak; bundan hiç kuşkum yok.
Çocuklarının beslenme, barınma, eğitim, sağlık, iş, atanma sorunlarını çözememiş, pandemi döneminde sağlık çalışanlarını sadece alkışlamakla yetinen, özlük haklarında ve maaşlarında herhangi bir düzenlemeye gitmeyen iktidar, yurt dışında geleceğini arayan gençlere yüzsüzce "Giderlerse gitsinler." deme aymazlığını göstermektedir. Biz hiçbir yere gitmiyoruz arkadaşlar, buradayız. Siz ise nereye gitmeye çalışırsanız çalışın, bu ülkede yeniden tesis edilecek hukuk kuralları çerçevesinde tüm bunların hesabını tek tek vereceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Ülkemiz, aydınlık yarınlara halkımızla birlikte kavuşacak. Herkese, her kesime canıgönülden, yürekten bir çağrı yapmak istiyorum: Başı dik, onurlu halkımız; haramilerin saltanatına son vermek istiyorsanız bize katılın diyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)