| Konu: | Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 08.06.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkanım, sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Keşke bir çözüm üretiyor olsak şimdi. Yani beyefendi yanlış üstüne yanlış yapıyor, millete fatura çıkarıyor, milletten fedakârlık istiyor. Tamam da nereye kadar? Burada bir sınır yok, burada geleceğe umutla bakabileceğimiz bir emare de yok, bir iş ve işlem de yok. Şu var, beyefendi şöyle bir laf etti -anlamış değilim, anlayan varsa lütfen biri bana izah etsin- dedi ki tam olarak: "Teknik olarak enflasyon yok, fiilî olarak hayat pahalılığı var." E, TÜİK? TÜİK'i de hasta etmişler, TÜİK'in 7 mensubu bu enflasyon açıklamasından önce hasta olmuş -Allah şifa versin- rapor almış hepsi; herhâlde bu kadar ayıba ortak olmayalım diye düşündüler.
Makyajlı enflasyon yüzde 70'i aşmış ve ne yapıyoruz şimdi? "Kiralar yüzde 25'te kalsın." Kalsın da bu neyi çözecek Sayın Başkan? Bu, yeni sorunları beraberinde getirecek. Evet, kiracılar çok mağdur, biliyorum. Bazı ev sahipleri çok yüksek artışlar da talep ediyor, bunu da biliyorum. Ortasını bulmak konusunda yukarıdan, kanunla, Türkiye Büyük Millet Meclisince bir sınır koymanın bu soruna çözüm getireceğine inanamıyoruz; keşke inansak. Çözümü de söyleyeceğim tabii. Ama bu ne yapacak? Kiracıların tahliyesi hızlanacak, ev sahibi ile kiracılar arasında yeni gerilim alanlarına yol açacak, ilk defa kiralanacak evler için çok yüksek... "Bir yıl boyunca yüksek artış, enflasyona göre artış yapamayacağım." diye -ilk defa evini kiraya verecek olanlar- yeni binaların kiraları daha da artacak; bu da başka bir yanlış. Doğuracağı üçüncü yanlış sonuç, kayıt dışılık artacak; kayıt dışı ev sahibi- kiracı ilişkileri, sözleşmeleri ortaya çıkacak.
Şunu da anlamıyorum: Bu yılın ilk dört ayında bankaların kârı, geçen yılın ilk dört ayına göre yüzde 374 artmış yani millet yanıyor, bankalar kârına kâr yapıyor, kâr katlıyor; 5'li çetenin kârına kâr katlanıyor yani "Zenginimiz bedel öder, askerimiz fakirdendir." hesabı, zenginimiz zenginleşiyor, fakirimiz daha çok fakirleşiyor.
Ben çözümü de söyleyeyim, bunun daha pratik bir çözümü var: Yürütme organı kiraya bir sınır koyacağına, mazota, benzine, doğal gaza, elektriğe ve gübreye zam yapmasa, oraya bir sınır koysa mesela yıl içinde en fazla yüzde 25, yüzde 20 zamla bunu sınırlasa belki de Türkiye ekonomisi şu yaşadıklarımızı yaşamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu getirilen teklif, bu madde ihdası şudur: Yürütmenin yirmi senelik beton ekonomisi çökmüştür ve Erdoğan'ın yanlışlarının bedelini vatandaş ödeyecektir, kiracı olarak ya da ev sahibi olarak hiç fark etmez.
Bu vesileyle, kiracıların içinde bulunduğu zor durumu da anlayarak, İç Tüzük 87'nin üçüncü fıkrasının emsal olmamak üzere, bir defaya mahsus, toplumun genelini ilgilendiren bir konuyu ilgilendirdiği için kullanılmasına Cumhuriyet Halk Partisi olarak -ve diğer partiler- itiraz etmedik ama bu, yapılan işin çok doğru bir iş olduğu anlamına gelmez. Vatandaşlarımız, buradan -maalesef bunu üzülerek söylüyorum- umduklarını bulamayacaklar. Bu teklif dostlar alışverişte görsün teklifidir; keşke bir derde çare olsa, bir yaraya merhem olsa diye düşünüyorum.
Her şeye rağmen hayırlısı olsun diyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)