GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:101
Tarih:09.06.2022

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Çevre Kanunu'nu konuşuyoruz. Sürekli olarak Çevre Kanunu'nda değişiklik yapılıyor ama anlayış değişiyor mu? Çok tartışmalı. Çevre Kanunu diyorsak Mersin'de son bir ayda yaşanan 2 büyük rezaleti, gerçekten Mersin'i, Mersinliyi üzen durumu burada anlatmak isterim.

Değerli milletvekilleri, bakın, Mersin'in Yenişehir ilçesi Çiftlikköy Mahallesi'ndeki bir taşınmaz, kamu arazisi; 1996 yılında "kamu hizmet alanı" ve "park alanı" olarak Büyükşehir Belediyesi karar aldı, 2021 yılında Cumhur İttifakı'nın Meclis üyeleri, Millet İttifakı'nın Meclis üyeleri oy birliğiyle karar aldı "Burası park alanı, yeşil alan." dedi ama geçen hafta Çevre Bakanı bir kararla burayı konut ve ticaret alanına çevirdi ve şimdi ihaleye çıkarıyor. Şimdi ben merak ediyorum: Siz, o Bakan, o Bakanın imzası Mersin halkından güçlü mü? Cumhur İttifakı'nın Meclis üyeleri, onlar oy vermiş, tüm Mersin oy vermiş; yaklaşık 12 dönüm bir yer. Şimdi, burayı Çevre Bakanı ne hakla konuta açıyor? Yani bir kente böyle bir ihanet yapılabilir mi?

Gelin Erdemli'ye. Bakın, Erdemli ilçesi Tırtar Mahallesi; çiftçiler yüz elli yıldır orada yaşıyor, orada çiftçilik yapıyor dededen, babadan, atadan, Osmanlı'dan beri ve üçüncü derece sit alanı. Aynı Çevre Bakanı önce orayı sit alanından çıkarıyor, sonra orayı "ticari alan" ilan ediyor ve yakın bir şirkete satıyor. Geçen hafta polis zoruyla o çiftçilerin gözyaşlarıyla evleri barkları, ahırları yıkıldı. Ben bu durumdan utanç duyuyorum. Yani Çevre Kanunu'nu değiştirmekle, buraya bu kanunları getirmekle olmuyor. Gerçekten, bu durumu gözden geçirin. Çevre Bakanının görevi, Türkiye'deki tarım alanlarını, sit alanlarını, denize 100 metre mesafedeki arazileri, hastane, konut, park alanlarını imara açıp satmak mı? Yeşili bu şekilde mi koruyacağız, çevreyi bu şekilde mi koruyacağız? Bakın, gidin, TOKİ'nin ihalelerine, Millî Emlakin ihalelerine; bu ülkenin toprakları, tarım alanları, yeşil alanları, park alanları parsel parsel satılıyor. Neden? Bu 128 milyar doların 2 zararı oldu bu ülkeye. Hazineyi boşalttınız, şimdi, onu alan kodamanlara kur korumalı mevduattan dolayı para ödeyeceksiniz, topraklarımızı satıyorsunuz; olmaz, olmaz. Türkiye'nin her yerinden şikâyet geliyor. Kamuya ait yeşil alanlar belediyelerdeki imar planlarına aykırı bir şekilde imara açılıyor; bu çok kötü. Bakın, Mersin Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer isyan etti. Haksız mı? Mersin Belediye Başkanından, Mersin'in Meclis üyelerinden, Mersin halkından daha mı iyi biliyor Bakan burayı? Aynı şey İstanbul'da yapılıyor, Anadolu'da yapılıyor. Yani bu ülke, bu ülkenin toprakları, hazinenin toprakları, bu yeşil alan kimsenin babasının malı değil. Bu kadar kolay satamazsınız, bu kadar kolay talan edemezsiniz; yazık.

Değerli arkadaşlar, bakın, anlamadığım konu şu: Ağaç dikmemeniz gereken yere ağaç dikiyorsunuz, Atatürk Havaalanı'na; bizim milyarlarca dolarlık bir değerimiz. Niye? Birilerine söz verdiğimiz için, diğer havaalanını korumak için, üçüncü havaalanındaki şirketin haklarını savunmak için ama Türkiye'deki, her yerdeki yeşili katlediyorsunuz. Yani şimdi oraya ağaç dikmekle, Atatürk Havaalanı'nı yıkmakla, oraya fidan dikmekle siz yeşilci, doğacı, çevreci mi oluyorsunuz? Oraya ağaç dik, Mersin'de tarım alanlarını sat. Oraya ağaç dik, Erdemli'de tarım alanlarını sat. Oraya ağaç dik, Mersin Çiftlikköy'deki hazine arazisini konuta aç, öyle sat.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Olmaz, olmaz, olmaz. Yani yakın bir zamanda seçim var, giderayak tüm kamu arazilerini satıyorsunuz, satışa çıkarıyorsunuz, bunu parsel parsel yapıyorsunuz ve bu ülkedeki 84 milyona hiçbir faydası yok. Bakın, yakın bir zamanda milyarlarca lira para ödeyeceksiniz. Neden dolayı? Kur korumalı mevduattan dolayı. Birkaç zengini daha çok zengin etmek için topraklarımızı satmayın; hastane, okul, yeşil alanları katletmeyin.

Hele hele bir Mersin Milletvekili olarak, Çevre Bakanının yaptığı son rezaleti kınıyorum. Eğer bir parça vicdanı varsa, bir parça seçilmiş Meclis üyelerine, Belediye Başkanına, Mersin halkına saygısı varsa bunu geri alır diyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)