GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:103
Tarih:15.06.2022

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

337 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Getirdiğiniz bu kanun teklifinin 3'üncü maddesinde disiplin soruşturmaları ile ek ödemelerin, sağlık çalışanlarına verilecek ek ödemelerin verilmesi için bir inceleme heyeti kurulmasını öngörmüşsünüz. Bu inceleme heyeti ne yapacak? Bakacak tipine, siyasi görüşüne, oturmasına, kalkmasına ona göre disiplin cezası verecek ya da vermeyecek; alacağı ek ödemenin kesilmesine ya da devam etmesine karar verecek. 2013 yılında bunu çıkarmışsınız, Danıştay 2016 yılında bunu iptal etmiş. Şimdi tekrar bir cümle ekleyerek bunu getiriyorsunuz. Bu da hem Anayasa'ya aykırı hem de bu inceleme heyetinin kapsamı, hangi kriterlerden oluşacak, kim bunu oluşturacak, hangi kriterlere göre puan verecek belli değil. Bunun da zaten Anayasa Mahkemesinden döneceğine inanıyoruz.

Sağlıkta geldiğimiz durum ortada. Biraz önce eski Sağlık Bakanı, uzun dönem Sağlık Bakanlığı yapan, şu anda Sağlık Komisyonu Başkanı Recep Akdağ bizim hatibin sözleri üzerine çıktı, buradan birtakım rakamlar verdi, dedi ki: "Ambulans yoktu, ambulansın mazotu yoktu; hastanelerde yatacak yer yoktu, yerlerde yatılıyordu."

Sayın Bakan, siz zaten bunları yapmak için iktidara geldiniz, bu sizin göreviniz; ekstra bir iş değil.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Ne kadar doğru dedin.

ERKAN AYDIN (Devamla) - Evet, çok güzel.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Ve yaptık.

ERKAN AYDIN (Devamla) - Ama şunu unuttunuz: Güzel güzel hastaneler yaptınız, güzel güzel ambulanslar aldınız ama vatandaşın çığlığını unuttunuz. Bakın, ben buradan bir sesleneyim size, diyor ki, daha dün yurttaşımız seslenmiş...

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Bir örnek üzerinden gidemezsiniz.

ERKAN AYDIN (Devamla) - ...buradan bağırıyor, diyor ki: "Vatandaş olarak Sağlık Bakanına sesleniyorum -eski Sağlık Bakanı burada, ben de ona sesleniyorum- doktorların istediklerini karşılayın lütfen yoksa biz vatandaş olarak hapı yutacağız. Doktor yok hastanede, şehir hastanelerinin içinden beş dakika, dışından on dakika baksak tedavi olamıyoruz; bize doktor lazım, doktor, hastane lazım değil." (CHP sıralarından alkışlar) Demek ki neymiş? Yandaş firmalara aktardığınız o kaynaklarla, yandaş firmalardan gelen "yap-işlet-kırışalım" modeliyle hastalıklara tedavi çözümü olmuyormuş.

Şimdi, geldik, 945 hekim sadece 2022 yılında yurt dışına gidiyor; asistanların şu anda hemen hemen hepsi yabancı dil kursunda Almanca, İngilizce öğreniyor. Niye?

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Kendini geliştirmek için (!)

ERKAN AYDIN (Devamla) - O güzel hastanelerin içinde durmak istemiyor çünkü geçinemiyor, çünkü öldürülüyor, çünkü mobbing var; o yüzden buradan kaçmak istiyor.

Gelelim kendi meslektaşlarımıza. Bakın, burada 2018'de çıkan yasayla eczacılar da birinci derecede sağlık sunucusu olarak yasallaştı. Şimdi 39 kategoride sağlık çalışanı var, 36'sına bir hak vermiyorsunuz, sadece 3 kategoriye veriyorsunuz. Eczacılar, kamuda çalışan eczacıların sayısı 3.740, emeklileriyle birlikte yaklaşık 5 bin eczacı; bu teklifte verdiğiniz rakam kişi başı ortalama 1.500 TL yani 5 bin eczacıya 1.500 lira verseniz ayda yaklaşık 7,5 milyon yapar. Bu neye geliyor biliyor musunuz? Sarayın yarım günlük masrafına geliyor yani sarayı yarım gün kapatsanız 5 bin meslektaşımızı mutlu edeceksiniz, en azından bir seviye atlatacaksınız ama itibardan tasarruf yok; sağlıkçıya hiçbir ödenek yok; eczacı, sağlıkta çalışan veteriner, hemşire, laborant, tekniker, onlara hiçbir şey yok; gelip şurada 3 kategoriyi ki onları da memnun etmeyen bir teklifle karşımızdasınız.

Bugün 100 bin hekim meslekte grev yaptı, iş bıraktı. Niye bıraktı? Ya, bir insan 30-35 yaşına kadar okuyup, bu insanlara, bu halka hizmet etmek için didinip, hâlâ daha uzmanlık, yan dal uzmanlığı yaparken niye gitmiyor? Bir düşünün. Ya, bunların çığlıkları var; öldürülüyorlar, mobbinge uğruyorlar, geçinemiyorlar, çoluğunun çocuğunun geleceğini düşünüyorlar; siz ise bunu çıkıp da bir müjde olarak veriyorsunuz.

1 Aralık 2021'de getirdiğiniz altı ay önceki teklifin -ki ona bütün partiler, biz onay vermiştik, hep birlikte desteklemiştik- neredeyse üçte 1'ini veriyorsunuz. Sebebi de o gün Sağlık Bakanı hemen burada kuliste -Cumhurbaşkanının sanırım haberi olmadan getirdi- ayaküstü, kameraların karşısında bir fırça yedi. Hop, kanun kalktı rafa, altı ay sonra kırpılmış bir şekilde bugün karşımıza geliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ERKAN AYDIN (Devamla) - Bakın, yaklaşık bir haftadır başta Grup Başkan Vekilimiz, meslektaşımız Özgür Özel olmak üzere hepimize, bütün kamuda çalışan meslektaşlarımız, meslek örgütlerinden... Ki Türk Eczacıları Birliği Başkanı geldi Komisyonda anlattı. Bunlar bir lütuf değil, sizin verdiğiniz ikramiyeler de değil, cebinizden verdiğiniz paralar hiç değil, hak ettikleri paralar bunlar, hak ettikleri haklar ama siz ne yapıyorsunuz? Bunu vermeyip, yap-işlet-devret modelleriyle hastaneleri bize anlatıp -ki beş yılda çöktü, Bursa'dakini fona satıp kurtulmaya çalışıyor- meslektaşlarımızı memnun etmeyip bir avuç yandaşı memnun etme derdindesiniz ama az kaldı, ya kasımda ya haziranda -hiç fark etmez- bu haklarını vermediğiniz sağlıkçılar, eczacılar, hemşireler, veteriner hekimler, hepsi sandıkta hesabını soracak diyorum; geliyor gelmekte olan diyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)