| Konu: | Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 01.07.2022 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "Torba yasa yok, artık tematik yasalar yapıyoruz." dediniz; torbayı geçtiniz, çorba oldu, bir de çuval oldu. 4 milyon kamu çalışanını, 2,5 milyon emekli memuru kapsayan yasalar çıkarıyorsunuz. Sendikaların görüşlerini almak gerek, derneklerin görüşleri, baronun görüşü bile önemliydi bir maddede; almış gibi yaptınız, aldınız ve onlar, bunlara karşı olduklarını ve doğru bir çalışma olmadığını ifade ettiler. Ama ne oldu? Görüşünü aldınız, dikkate almadınız.
Çok kısa bir süre önce ek bütçe getirdiniz. Hazine ve Maliye Bakanı mayıs ayında "Bütçe fazlası var, performansımız çok iyi." dedi; e, beş gün geçti Sayın Erdoğan Meclise ek bütçe teklifini gönderdi. Maalesef, iktidarın artık altı ay sonrasına bile öngörüsü yok. Zaten daha döviz kurunda öngörünün tutmadığını biliyoruz yani "Faizi düşüreceğiz, düşüreceğiz." derken döviz kuru 8,50'den 18,50'ye, enflasyon 19'dan 34'e yükseldiğinde, zaten 2022'nin bütçesi o tarihte sapmıştı, güdük olmuştu ve şimdi, işte, dün, 2022 bütçesi tutarının yüzde 80'i kadar bir ilave yapmak zorunda kaldınız.
Sözüm ona siz hiç faizi sevmezsiniz, "Politika faizini düşürüyoruz." dediniz; vatandaşa yönelen faiz yükseldi, iç borcun size yansıyan faizi yükseldi, hazinenin yükü yükseldi, güven probleminiz sebebiyle CDS'ler yükseldi, 12,5'tan dışarıya borçlanmak zorunda kalıyorsunuz. Yine, sözüm ona siz hiç faizi sevmezdiniz ama iç borç faizine 43,5 milyar lira, dış borç faizine 31,9 milyar lira ilave yapmak gerekti bütçede. Yine, sözüm ona siz "Kur korumalı mevduatın hazineye hiç yükü olmayacak, sıfır, maliyeti yok." dediniz ama onun için de bir 40 milyar lira daha ilave etmeniz gerekti.
Bir pembe gözlükle bakıyorsunuz ve biz bunu Plan ve Bütçe Komisyonunda da görüyoruz. Mesela, dış ticaret rakamına bakmıyorsunuz, onu ifade etmiyorsunuz, o ilk beş aydaki 43,5 milyar dolarlık ticaret açığından bahsetmiyorsunuz ama diyorsunuz ki: "İhracat arttı." Yani vatandaşı kandırıyorsunuz da kendinizi de kandırıp en azından çözüm üretmenizi de önlüyorsunuz. İstikrar bozucu ne hamle varsa yapıyorsunuz, istikrar yapıcı en ufak bir girişim bile yok. Şimdi, finansal sıkıntılarınız sebebiyle kur korumalı mevduat yetmedi, gelire endeksli senetleri çıkarmak durumunda kaldınız, kamu kurumlarının hazine ve bütçeye aktarması gereken gelirleri karşılık göstererek yeni bir ihale oluşturdunuz, ihalenin sonucu fiyasko değerli milletvekilleri.
Şimdi, sonuçta ne oldu? Zaten faize 240 milyar lira ayırmıştınız, ek bütçeyle 89 milyar lira daha, artı, kur korumalı faiz için 40 milyar lira daha, toplam 369 milyar lira siz faizi sevmeyen iktidar faize para ayırmış oldu.
Torba yasa getirdiniz, göz boyayacaksınız. Açlık sınırı 6.319 lira, yoksulluk sınırı 20.818 lira; şu anda yirmi beş yıl hizmet üzerinden hesapladığınızda polislerin aldığı 9.706, öğretmenlerimizin aldığı 8.668 lira, doktorlarımızın aldığı 13.332 lira. Yani sadece asgari ücret alanlar değil, bu saydığım kesimler de polis, öğretmen, doktorlarımız da 20.818 liranın yani yoksulluk sınırının altında alıyorlar. Çalışan ve emekli olan toplam 34 milyon kişinin yüzde 80'i de yoksulluk sınırının altında alıyor. Siz zaten 3600'ü getirirken de bunlarda da geç kalmış oldunuz.
Sürem az olduğu için kısa kısa değinmek durumunda kaldım. Şimdi, üniversite sınavında barajı kaldırdınız, af getiriyorsunuz; getirmenize de karşı değiliz ama siz gençlere şunu söyleyin, istihdamdan haber verin. Bu gençler mezun olunca iş bulabilecek mi; siz bunun için ne yaptınız? Peki, af getiriyorsunuz da kredi borçlarını affettiniz mi, bunun için ne yaptınız? Beslenmesi eksik olan, yoksulluk, yoksunluk içerisinde yurt barınma imkânı olmayan gençler için ne yaptınız? Yani affı getirmek yetiyor mu? Bu göz boyama değil mi? Lütfen, oturup gençlerin geleceğini ciddi olarak düşünmenizi tavsiye ederim.
Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)