| Konu: | Kamu eczacılarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 3 |
| Tarih: | 05.10.2022 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Sayın Başkanım, meslektaşlarımızın sorunlarını dile getirmek amacıyla gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, iktidarı tebrik etmek istiyorum, gerçekten iktidarları süresince sokağa dökmedikleri bir meslek grubu kalmadı; doktorundan öğretmenine, işçisinden emeklisine, son olarak da eczacılar, meslektaşlarımız... 16 Ekimde iktidarın sağlık çalışanlarına, doktorlara, eczacılara, hemşirelere yaptığı bu baskı, adaletsizlik ve haksızlıkla mücadele etmek için Ankara'da büyük eczacı mitingi düzenliyoruz. Ne için düzenliyoruz? Eczacıların ekonomik çıkmazına karşı adalet için düzenliyoruz. Kamu eczacılarının hak kayıplarına karşı, ilaç yokluğuna karşı, hastaların cebini yakan yüksek ilaç fiyatlarına karşı, eczacıların yok sayılmasına karşı, kontrolsüz açılan eczacılık fakültelerine karşı "Dur!" demek için, 16 Ekimde, yaklaşık 48 bin eczacı, 80 bin eczane çalışanıyla birlikte Ankara'da büyük mitingteyiz.
Bakın, değerli milletvekilleri, 12 Ağustos tarihinde Bakanlık bir ek ödeme yönetmeliği yayınladı. Bu yönetmelikte sağlık çalışanlarının her ne kadar yetmese de özlük haklarında, maaşlarında birtakım iyileştirmeler yaptı ancak burada eczacılar yine yok sayıldı. Diş hekimlerinin katsayıları görünür oranda yükselirken eczacılar, özellikle kamu eczacıları bu haktan yararlanamadı. Aynı Bakanlığa bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundaki eczacı ile hastane eczacısı veya kamu eczacısı arasındaki maaş farkları neredeyse 2 kat arttı. Bakın, bir insan için gıda ne kadar önemliyse ilaç da aynı öneme sahip yani hayati önemi haiz. İlacın 4 sahibi var: Biri üretici, diğeri depo, diğeri eczaneler, son sahibi de hastalar. Sizin bozduğunuz bu zincirde maalesef depolar can çekişiyor, üretici kur fiyatından dolayı ilaç üretmiyor, ithalatçı ithalatını yapmıyor. Kamu kurum iskontoları, ilaç fiyat kararnamesi derken 2009 yılından beri güncellenmeyen ilaç fiyat kararnamesiyle... Bugün euro 18,5 lirayken, gidin Sağlık Bakanlığındaki fiyatta 7 lira 69 kuruş. Yani diyorsunuz ki siz ilaç üretene: "18,5'a al, 7,5'a sat, sonra da ticaret yap." Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. Ne oluyor? Eczanelerde şu anda yüzde 20'ye yakın ilaç yokluğu başlamış, kronik hastalar, kanser hastaları, diyabet, insülin kullanan hastalar ilaç bulamıyor. İlaç gerçekten şu anda ulaşılması çok zor bir meta konumuna gelmiş. Buradan uyarıyoruz: On üç yıldır güncellemediğiniz ilaç fiyat kararnamesindeki baremleri düzeltin. Enflasyon 2009'dan bu yana yüzde 1.000'in üzerinde artmış, her türlü gider 10'a katlanmış ama eczacının kârı 2009 yılında kalmış. Temmuz ayında ilaca zam geldi, dünyada herhâlde fiyat artarken kârı düşen başka bir meslek grubu yoktur, başka hiçbir meslek grubu olamaz. Bunun yanında hastanın ilaca ulaşması da bu kadar zorlaşıyor. Bunları defalarca dile getirdik. Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti devamlı bakanlıkları gezdi, Sağlık Bakanına gitti, Çalışma Bakanına gitti, Maliye Bakanına gitti, bürokratlarla görüştü, genel müdürlerle görüştü, şu saatlerde de Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu'yla görüşüyor. Neden? 48 bin meslektaşımız adına, 80 bin çalışan adına çözüm üretmek istiyorlar ama maalesef iktidar eczacıyı görmezden geliyor, sorunlarını çözmek yerine hasıraltı etmeyi deniyor.
Şimdi, geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanı çıktı Bakanlar Kurulu toplantısından sonra, her tarafa bir şeyler verdi, dedi ki: "İşte, EYT'ye şu kadar milyar, aile destekleri sigortasına 20 milyar, diğerine 30 milyar..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ERKAN AYDIN (Devamla) - Neredeyse, bütün bunları içine kattığınızda, 2023 yılı itibarıyla milletimizin sırtına 500 milyara yakın bir ek yük getirecek. Nereden çıkacak bunlar? 85 milyonun vergisiyle çıkacak, bir de dışarıdan işte bu net hata noksan rakamında bir para bulunursa oradan çıkacak. Biz de diyoruz ki 48 bin meslektaşımızı yok saymayın, her tarafa dağıttığınız o milyarlardan birazcık da serbest eczanelere dağıtın, kamu eczacılarına verin, orada hakkı yenen meslektaşlarımıza verin.
Son söz olarak da şunu söyleyeyim: Biz diyoruz, uyarıyoruz ama yapmadınız, fark etmez, şunun şurasında sekiz ay kaldı; meslektaşlarımız birazcık daha sabretsinler, ne vermedilerse misliyle biz vereceğiz diyoruz.
Geliyor gelmekte olan diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)