| Konu: | Kanunda öngörülen iş ve işlemleri savsaklamanın da kanunu çiğnemek olduğuna, RTÜK üyeliğine, sansür yasasına ve yukarıdan gelen komutlara göre kanun yapan Meclise ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 12.10.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Yıllar önce bu Mecliste şöyle bir laf etmiştim: İstemeyiz ama kanunlar da zaman zaman ihlal edilir, çiğnenir ama kanunların çiğnenmeyeceği, çiğnenemeyeceği tek yer varsa, bir yer varsa o da Meclistir demiştim. Şimdi, kanunda öngörülen iş ve işlemleri savsaklamak da kanunu çiğnemektir Sayın Başkan. Şu anda sizin oturduğunuz makamın, vekâletini yürüttüğünüz makamın sahibi dört aydır kanunu çiğnemiştir. Bu kabul edilemez. Biz Türkiye'de -beğenelim, beğenmeyelim- orta yerdeki Anayasa'ya herkesin uymasının zorunlu olduğunu savunan bir anlayıştayız.
Şimdi, RTÜK'te bir istifa oldu, dört ay önce oldu. Meclisteki aritmetiğe göre İYİ Partiye düşecek bir üyelik idi. "Ya, dur bakalım, bu AK PARTİ'ye 1 milletvekili transfer edersek bu RTÜK üyeliğini de biz alırız." kafası pis ve kötü bir kafadır; kötü bir kafadır. Yazıklar olsun! (CHP sıralarından alkışlar) Milletvekili transferleriyle ilgili söylemedik söz bırakmayanların iş kendilerine gelince bu işleri demokrasinin gereği sayması da garip bir durumdur. Hadi -"hadi" demek doğru değil de- Meclisin Sayın Başkanı parti aidiyetinden dolayı bir teslimiyet yaşıyor, teslimiyet yaşıyor, reis efendiye karşı bir teslimiyet yaşıyor. RTÜK Başkanı da o makamda oturmayı hakikaten hak etmiyor ve -en azından kendi adıma ve grubumuz adına- böyle bir RTÜK Başkanının orada oturmasının hepimizin ve Meclisin ayıbı olduğunu düşünüyorum. Allah var, geçmişte de gene böyle bir arıza yapmıştı, ben de demiştim ki RTÜK Başkanı için: "Şarlatanlık ve şaklabanlık yapıyor." RTÜK Başkanı bana dava açtı, kaybetti; hakaret davası açtı, kaybetti. Ya, Allah'tan korkun ya, hak yenir de bu kadar açık hak yenir mi ya? Yazıklar olsun! Bu ayıba ortak olanlara, bu günahı işleyenlere yazıklar olsun, lanet olsun diyorum! (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, Sayın Başkan, Tayyip Bey geçen, üç gün önce bir cümle kurdu. Şöyle: "Yolsuzlukların olmadığı, rüşvetin olmadığı, yoksulluğun -Allah'ın izniyle- olmayacağı bir Türkiye'yi biz hallederiz. Bunu biz yaparız. Şu an itibarıyla onun hazırlığı içindeyiz." dedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Düşün, düşün, düşün bulamıyorum bu lafı niye etti? Çünkü döneminde o kadar yolsuzluk oldu, o kadar rüşvet çarkları, ilişkileri oldu ki en son Sermaye Piyasası Kurulu üzerinden dün Meclise getirdik, reddedildi. 2 danışman niye atıldı o zaman? Tayyip Bey de burada bir sıkıntı olduğunu kabul ediyor, SPK üzerinden bir rüşvet yolsuzluğu, suistimal olduğunu, borsa manipülasyonu üzerinden fakir fukaranın parasının soyulduğunu zımnen de olsa Cumhurbaşkanı da 2 danışmanı işten atarak kabul etmiş, Meclis "Aman, biz bunu ellemeyelim." diyor ya; tıpkı İYİ Partinin Erzurum'da verdiği dilekçeyi savcının alamaması gibi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ve dedim ki: "Tayyip Bey, yolsuzluğun ve rüşvetin önünden gövdeni çek, Tayyip Bey, Meclisin üstüne gölge olma, yargının üstüne gölge olma, yargının üstünden gölgeni çek." dedim.
Şimdi, taşlar yerine oturdu, şöyle oturdu: Bir yasa görüşüyoruz, sansür yasasını görüşüyoruz ve gördüğüm kadarıyla Cumhur İttifakı çok kararlı; çözdüm ben meseleyi Sayın Başkan.
Şimdi, Tayyip Bey'in üç gün önce söylediğini şöyle okuyalım: "Yolsuzlukların konuşulmadığı, rüşvetin konuşulmadığı, yoksulluğun -Allah'ın izniyle- konuşulmayacağı bir Türkiye'yi biz hallederiz, bunu biz yaparız, şu an itibarıyla onun hazırlığı içindeyiz." Bu yasa, işte, o hazırlık bu yasa, bu yasa o. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Ve İletişim Başkanı da ilk tebriğini yayınlamış, hayırlara vesile olsun inşallah. Dezenformasyon Bülteni...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Benim daha ikinci ışığım.
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tamam Başkanım.
Dezenformasyon Bülteni, bak, bak, bak; cambaza bak. Şimdi, buraya madde madde dezenformasyonları yazmış. Şimdi bu yasa çıkacak, Fahrettin Altun her hafta böyle bir bülten yayınlayacak ve savcılar bu bülteni komut kabul edip -yazıklar olsun öyle savcılara da- "Yoksulluk var." diyen kodese, "Rüşvet var." diyen kodese, "Yolsuzluk var." diyen kodese... Böyle bir düzene de yazıklar olsun. (CHP sıralarından alkışlar)
Hodri meydan ey AK PARTİ, ey MHP hodri meydan, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün bize verdiği bütün hakları, obstrüksiyonları kullanacağız, kimse kusura bakmasın. Bu yasanın...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Yapıyorsunuz zaten yapıyorsunuz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Daha yapacağız, merak etme sen.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Bekleriz.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Elinizden geleni arkanıza koymayın, tamam mı?
BAŞKAN - Sayın Yıldız...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sen de koyma Feti Bey.
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Altay.
METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Konuşsun, konuşsun Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yolsuzlukların örtbas edilmesi senin ne işine geliyor onu da anlamış değilim ben.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Bizim işimize gelmez.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Neyse, sözümü kesme.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Sizin işinize gelir yolsuzluk.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sözümü kesme, otur yerine.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Terbiyeli ol benimle konuşurken.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sen terbiyesizsin. Ne "Terbiyeli ol." bana.
BAŞKAN - Sayın Yıldız...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ne dedim de ben "Terbiyeli ol." diyorsun bana?
BAŞKAN - Sayın Altay...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Terbiyesiz adam! Terbiyesiz adam!
METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Bağırma.
BAŞKAN - Genel Kurula hitap edin Sayın Altay.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Yolsuzluk... Bizim dünyamızda yok öyle bir şey.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Konuşma, payanda oluyorsun.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Yolsuzlukla bizi yan yana getiremezsin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Gelme o zaman.
BAŞKAN - Sayın Altay, tamamlayalım, buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi özetle, daha bu hafta başında ey Meclis, darphanede soygun var dedim ya, darphanede. 185 milyona yapılan bir işi, Ahmet'in yaptığı bir işin ihalesini 400 milyona Mehmet'e verdiniz dedim, Mehmet'in matbaası bile yok dedim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alalım.
Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bitiriyorum.
Mehmet aynı işi 185 milyona Ahmet'in matbaasında Ahmet'e yaptırıyor dedim, aradaki 215 milyonu da cebine koyuyor dedim. Bunu araştıralım dedik. Bunu da araştırmayan bir Meclis, yukarıdan gelen komutlara göre kanun yapan bir Meclis nasıl milletin Meclisi olur?
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)