| Konu: | Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 12.10.2022 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. 27'nci Dönem Altıncı Yasama Yılının da hayırlı olmasını diliyorum.
Göreve geldiğimiz günden bu yana ilimizin ve ülkemizin sorunlarını hem komisyonda hem de Genel Kurulda elimizden geldiğince gündeme getirmeye çalışıyoruz ama her ortamda AKP'nin yasakçı, sansürcü anlayışıyla karşı karşıya kaldık. Komisyonlarda, işte, Avukatlık Yasası görüşülürken baro başkanlarımız içeri alınmadı, Spor Yasası görüşülürken konunun muhatapları dinlenmeden yasalar geçirilerek bugüne kadar geldik. Şimdi gene AKP'nin o sansürcü, yasakçı anlayışının bir sonucu bir yasayla karşı karşıyayız. Ucube sisteminizin ucube yöntemlerle yürüttüğü bir yasayla, ucube bir yasayla karşı karşıyayız. Bakın, Dijital Mecralar Komisyonunda bir olay yaşadık. Pazartesi Komisyona gelmişti yanlış hatırlamıyorsam, çarşamba günü, kırk sekiz saat içerisinde görüş bildirmemiz istendi. Bu konu birçok sosyal medya sağlayıcısını da ilgilendiriyor. Şunu rica ettiler, dediler ki: "Daha biz bu yasanın gerekçelerinin çevirisini tamamlayamadık. Bununla ilgili nasıl görüş bildirelim?" Bu kadar gerçeklikten uzak yasa yapma yöntemine maalesef devam ediyorsunuz. Günlerden beri kamuoyunda tartışılıyor, milletvekillerimiz var, gazeteci milletvekillerimiz konuyu gündeme getiriyor, hukukçu arkadaşlarımız gündeme getiriyor ve özellikle konunun muhatabı basın mensupları, gazeteciler bu yasanın ne kadar yanlış yasa olduğunu gündeme getiriyor. İşte, Medya Dayanışma Grubu bir basın açıklaması yaptı, bu yasanın ne kadar tehlikeli bir yasa olduğunu, geri çekilmesi gerektiğini ısrarla anlattı; özgürlükleri kısıtladığını, yerel gazetelere ağır darbe vuracağından bahsetti. Yine ağır cezalarla karşılaşılacak, 1 milyar liraya kadar varan para cezalarıyla internet sitelerinin karşılaşacağından... Yine, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından, o WhatsApp yazışmalarınız var ya, yarın biz iktidara geldiğimizde onların o kurum tarafından istenmesinin önünü açacak madde var; belki okumamışsınızdır, haberiniz olsun diye söylüyorum. Bu şekilde, Basın İlan Kurumu ve birçok kuruma yetki veren bu düzenlemelerle ilgili kaygılarını gündeme getirdiler. Bu yasakçı, baskıcı, ülkeyi yönetemeyen anlayışınız, evrensel kurallardan uzak anlayışınız bizi bakın ne hâle getirmiş, az önce Tekin Başkanım da bahsetti; Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün hazırladığı raporda, 2022 yılında Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke içerisinde 149'uncu sıradayız; bu sizin rezilliğiniz işte, bu sizin ayıbınız! Yine, aynı şekilde Türkiye olarak Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 130 ülke içerisinde 117'nci sıradayız. Hiç utanmıyorsunuz değil mi? İşte ülke bu hâle geldi, artık bu yasalar çıktıktan sonra ne hâle gelecek hep beraber göreceğiz.
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, lütfen, ifadelere müdahale eder misiniz? Yani bu nasıl ifade? "Rezillik" "utanmamak" bunlar nasıl ifadeler Başkan ya?
BURAK ERBAY (Devamla) - Hâlbuki bu yapmak istediğiniz yasalarla ilgili bütün düzenlemeler var aslında, Türk Ceza Yasası'nda var. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Lütfen, hatibi temiz dil kullanmaya çağırır mısınız?
BAŞKAN - Sayın Ünal...
Sayın Erbay...
BURAK ERBAY (Devamla) - Bakın, bu Türk Ceza Yasası'ndan korkuyorsunuz, kaçıp gideceksiniz, onu engellemeye çalışıyorsunuz, korkunuz ondan, gençlerden korkuyorsunuz. Biz il il geziyoruz ya, bir vatandaşla tanışmışım, daha bugün bana telefon açtı, "Sayın Vekilim, tanışmıştık, hatırladın mı?" dedi. "Ne oldu ağabey?" "Bak, sizin AKP'li bir vekil..." Vekilimiz Alpay Bey suç duyurusunda bulunmuş sosyal medyadan kendisine hakaret edildi diye ve bakın ne yazıyor biliyor musunuz?
RECEP ÖZEL (Isparta) - Ne hakaret yapmış? Ne yazmış? Ne demiş?
BURAK ERBAY (Devamla) - Yargıtay kararı var içinde, bilmiyor olabilirsiniz. Ne diyor? Görsel ve işitsel yayınlarda yapılan hakaretlerle ilgili Yargıtay kararından bahsediyor ve -BAM'la İlgili- bölge adliye mahkemesinin verdiği kararı yazmışlar dilekçelerde. Yani bu konuda bir soruşturma açılmış ve vatandaş bugün ifade verdi biliyor musunuz?
RECEP ÖZEL (Isparta) - Ne demiş o, ne demiş?
BURAK ERBAY (Devamla) - İfade verdi, yani bu konuda düzenlemeler var ama korku bacayı sarmış, o yüzden baskıları artırıyorsunuz.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Hakaret mi etmiş?
BURAK ERBAY (Devamla) - Bakın, yine Muğla'dan bir kardeşimiz üç dört gün önce, 2019 yılında, Mayıs ayında Sadi Güven'le ilgili bir yazı yazmış...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Boş konuşuyor, boş konuşuyor.
BURAK ERBAY (Devamla) - ...bununla ilgili Jandarmaya çağrıldı.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya hakaret mi ediyor o önemli, özrü var mı? Küfrediyor, hakaret ediyor.
BURAK ERBAY (Devamla) - Ya, niye söylüyorum? Bu yasalar var zaten ama korku bacayı sarmış.
Bakın arkadaşlar, belki okumamışsınızdır, haberiniz yoktur, biz sonuçlarını anlatmaya çalışıyoruz bu yasanın. İki senedir Muğla'da yangınlarla uğraşıyoruz. Son Marmaris yangınında Aksaz Deniz Üs Komutanlığı yanarken yangın haberi geliyor, iki üç saat geçince zaten yangın kaçtı mı günlerce devam ediyor. Aksaz Deniz Üssü yanarken bölgeden takip ettik. Gittik bölgeye, saat beş, altı civarı Sayın Orman Bakanı açıklama yaptı: "Yangın kontrol altına alındı." dedi. Şimdi saat on iki civarı çektiğim fotoğrafı göstermek istiyorum.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya "kontrol altına almak" demek, söndürmek demek mi?
BURAK ERBAY (Devamla) - "Altıda kontrol altına alındı." dediği de bu. Kim dezenformasyon yapıyor şimdi? Yargılayacak mısınız bu kişiyi? Saat on ikide bu şekildeydi. (CHP sıralarından alkışlar)
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Kontrol altına almak demek söndürmek demek değil.
BURAK ERBAY (Devamla) - Yine, yaz başında Datça'da yangın. Bakın, Bakanla karşılaştık, dedi ki: "Bu gece, gece görüşlü helikopterler kullanılacak." Sabaha karşı açıklama yapıyor, "Etkin bir şekilde havadan müdahale ettik." dedi. Sabaha kadar oradaydım, 5 tane sorti yaptı, çekti gitti o gece görüşlü helikopter.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Hatip, kontrol altına almak demek söndürmek demek değil.
BURAK ERBAY (Devamla) - Yani orada da yalan söylediler arkadaşlar. Şimdi, oradan, işte, kimi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
BURAK ERBAY (Devamla) - Şimdi esas anlattık basınla ilgili kısımları. Bu yasa gençleri çok ilgilendiriyor arkadaşlar. Ben buradan 15 yaşında, 16-17 yaşında ve özellikle 2023'te Türkiye'nin kaderini belirleyecek 18-19-20 yaşında ilk defa oy kullanacak kardeşlerime seslenmek istiyorum: İstediğiniz yere tatile gidemiyorsunuz, istediğiniz yemeği yiyemiyorsunuz, istediğiniz tableti, kıyafeti alamıyorsunuz ve mutsuzsunuz. Bunun sebebi de bu AKP iktidarı ve maalesef peşine takılan MHP. (CHP sıralarından alkışlar)
RECEP ÖZEL (Isparta) - Hadi oradan! Hadi oradan!
BURAK ERBAY (Devamla) - Tek özgürlüğünüz var; cebinizdeki telefonlar; Instagram var, Facebook var, YouTube var, orada haberleşiyorsunuz. Bugün 12 Ekim, eğer buradaki yasa Meclisten geçer ise arkadaşlar, bu telefonlarınızı artık bu şekilde kırıp atabilirsiniz genç kardeşlerim.
(Hatibin çekiçle cep telefonunu kırması)
BAŞKAN - Sayın Erbay... Sayın Erbay...
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Sayın Başkan, bu ne ya? Böyle bir terbiyesizlik var mı! Böyle bir şey olmaz ya!
BURAK ERBAY (Devamla) - Kullanmanıza gerek kalmayacak ama 2023 Haziranda o genç kardeşlerim size gereken dersi verecektir.
MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Ya Başkan, ne yapıyor bu arkadaş ya?
BURAK ERBAY (Devamla) - Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)