| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 11 |
| Tarih: | 25.10.2022 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
2022 yılında hâlâ taşeron işçilikten bahsediyor oluşumuz ve bu sorunun çalışma yaşamımızda kanayan bir yara olarak devam ediyor oluşu gerçekten son derece üzüntü verici.
Değerli arkadaşlar "taşeron işçi" dediğimiz, kulağınıza öylesine gelip giden kavram 700 bin işçiyi ve ailelerini ilgilendiriyor ve yıllardır kadro bekliyorlar, kadro istiyorlar. Talepleri çok basit: "Eşit işe eşit kadro, eşit ücret." diyorlar. "Aynı işi yapıyoruz, devlete çalışıyoruz, o hâlde devletin kadrosundan, norm kadrodan bizim de yararlanmamız gerekiyor." diyorlar. İtirazınız var mı buna? Kim buna itiraz edebilir? Hangi vicdan buna "Hayır, siz kadro hak etmiyorsunuz." diyebilir? Diyemez elbette, siz de demiyorsunuz ama taleplere kulak tıkıyorsunuz, duymazdan geliyorsunuz.
Bakın, 2017 yılında 686 sayılı KHK'yi hep birlikte bu Mecliste çıkardık, seçime giderken bir parmak bal çalmak için yaptınız bu işi ama çarpık bir yasa çıktı buradan. Buradan ifade ettik; çarpıktı, eksikti ve kapsayıcı değildi. Bunu söyledik ama yine de olumluydu. Öyle bir yasaydı ki son derece dardı ve birçok işçi bundan yararlanamadı. Özellikle işçilerin kimi haklarından, devam eden davalardan feragat etmesi koşulu işçileri bu kanundan yararlanma konusunda bir miktar geri bıraktı ve kadrosuz kaldılar ve bugün 700 bin taşeron işçisinden bahsediyoruz.
Kim bunlar diye baktığımızda; 560 binin üzerinde belediye taşeron işçisi var arkadaşlar, 560 binin üzerinde belediye taşeron işçisi! Son derece büyük bir rakam ve kulakları, gözleri bu Mecliste, hepimizde. "Derdimize çare olun, biz de kadro istiyoruz." diyorlar çünkü özellikle bunlar açısından belediye iktisadi teşekküllerinde oluyor olmak; hak kaybı anlamına geliyor, ekonomik kayıp anlamına geliyor, güvencesiz işsizlik anlamına geliyor, SMS'le işten atılmak anlamına geliyor ve son derece ağır bir durum. Bununla bitmiyor; mesela, hastane bilgi yönetim sisteminde çalışanlar yine kadro bekliyorlar, hastanelerde son derece kritik bir görev yapıyorlar; bir saat çalışmasalar sağlık sistemi duracak noktada, son derece kritik bilgileri haizler, onlara emanet ediyoruz ama bir kadroyu onlara çok görüyoruz. PTT çalışanları, Demiryollarında çalışanlar, Karayollarında, danışmanlık ve müşavirlik hizmetleri veren firmalarda çalışanlar yine aynı şekilde çalışıyorlar.
Değerli arkadaşlar, bu konu ciddi bir konu, kangren olmuş bir yara bu; buna bıçak vurmanın zamanı geldi, kimse kafasını kuma gömemez. Ağır bir feryat geliyor. Siz de sokağa, alana çıktığınızda, insanlara temas ettiğinizde -ki tavsiye ederim, siz de bazen insanlarla görüşün- önce kadro talep ediyorlar ve inim inim inliyorlar. Zaten zor koşullarda çalışıyorlar, bir de modern kölelik dediğimiz taşeron işçiliğe mahkûm edilmelerini asla ve asla kabul etmiyoruz.
Sayın Bakan zaman zaman açıklamalar yapıyor, sözleşmeli personelin kadroya alınacağına dönük beyanları var. Biz bundan mutlu oluruz ama Türkiye'de asıl beklenen kapsayıcı bir yasadır. Bir tek işçiyi bile dışarıda bırakmayan, bir tek çalışanı bile dışarıda bırakmayan, herkesi kapsayan ve herkese anasının ak sütü gibi hak ettiği kadroyu veren bir yasa bekliyoruz. Meclisimizin önünde aslında böyle bir yasa var, şubat ayında Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekillerinin imzaladığı, bizim verdiğimiz yasa teklifi raflarda bekliyor. Çok kolay işimiz aslında, yeter ki niyetiniz iyi olsun ve bugün artık Meclisin, sizlerin, hepimizin bu sese kulak vermesi gerekiyor. Bir devletin çeşitli isimler altında böylesine karmaşık bir istihdam modelinin olması kabul edilemez. Geçici süreli işçiler var, KİT'lerde çalışan işçiler var; sözleşmeliler ayrı, taşeron işçiler apayrı. Oysa yapılması gereken, basit, sade ve herkesin hak ettiğini herkese veren eşitlikçi bir yasal düzenleme. Bunun için niyetinizin iyi olması lazım. Türkiye, büyük bir ülkedir -önümüzdeki günlerde bütçeyi görüşeceğiz- bütçe olanaklarımız geniştir. İşçimizden kadroyu esirgemeyelim arkadaşlar. Çünkü sadece bu 700 bin işçi bunu beklemiyor, bunların çocukları bekliyor, aileleri bekliyor ve kulakları burada. "Eşit işe eşit ücret." diyorlar. Biz de buradan o feryada ses olmaya çalışıyoruz, sizin duymanızı bekliyoruz, vicdanlarınızın ayağa kalkmasını bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
MURAT EMİR (Devamla) - Yapabiliriz, yapmalıyız, yapmak zorundayız. Hiç olmazsa seçime giderken bu sese kulak verin ve taşeron işçilik yarasını, utancını bu ülkeden kaldıralım hep birlikte.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)