| Konu: | Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 26 |
| Tarih: | 29.11.2022 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tütün meselesi aslında ülke insanının meselesi, 80 milyon insanın meselesi. Çıkan kanun teklifi, cezalar, denetim, vergi, şirket ve deyim yerindeyse sektörü tehdit etmeye dönük bir kanun teklifi. Konuştuğum maddenin içi... Bir fabrika yapmak istediğinizde 2 milyar sigara üretmek zorundasınız ve yan mamul olarak da 15 ton işlemek zorundasınız; bu birinci kıstas.
İki: Tütün kaçakçılığında "üç yıl" ve "altı yıl" olan hapis cezasını, birini ikiye, birini beşe çekiyorsunuz; bunu da bir kahramanlık, bir lütuf gibi söylüyorsunuz.
Yine, başka bir şey... Bir şirket, bir kurum şu anda tütünle ilgili ticaret yapıyorsa 50 milyon gibi teminat getiriyorsunuz. Başka bir temel mesele, ortaya koyduğunuz bütün bu kanun teklifiyle ilgili yapılanmalarda karşımıza çıkan temel durum, içini iyi incelediğinizde... Bakın, burada Türk Standartları Enstitüsünün yapmış olduğu bir çalışma var. Bu çalışmaya göre, artık, 100 gramlık veya 50 gramlık paketler hâlinde Türkiye'de tütünü pazarlamak zorundasınız. Bu saydığım 5 maddenin 5'i de tamamen uluslararası şirketlerin isteği doğrultusunda iktidar tarafından hazırlanmış. Aynen şu: Tütünün fiyatını bu beyefendiler belirleyecekler, hangi çeşidin ekileceğini bu beyefendiler belirleyecekler; iktidara da âdeta ev ödevi vererek "Böyle böyle kanun çıkaracaksınız." diyecekler.
İktidar, tamamen büyük tekellerin isteği üzerine bir tütün politikasını hayata geçirmektedir aynen 1900'lü yıllarda Reji idaresinde olduğu gibi, Düyun-ı Umumiye Osmanlı'nın borçlarını ödeyemediği için tütün sektörünün bütününü Fransız ve İtalyan şirketlere verdiği gibi; tam aynısı, bir tane fark var, o fark şu: O gün devlet artık vergi mergi alamıyordu, şimdi iktidar tütünden ve alkollü içeceklerden âdeta inanılmaz bir vergi toplamaktadır. Bunlarla ilgili çok açık bir şekilde bir örnek vermek lazım: Değerli arkadaşlar, şu anda ne yazık ki içtiğiniz sigaranın yüzde 88'i yabancı tütün, yüzde 12'si yerli tütün, bunu çok net görmek lazım. Yine, 1986 yılında "tütünün yaygınlaşması ve üreticinin korunması" adı altında 1 ton ithal tütüne 4 bin dolar gümrük vergisi getirildi, 4 bin dolar. İktidar sürekli değişiklikler yaparak... Şimdi, şu anda, bütün gümrük vergileri sıfır. Peki, o günden bugüne ne oldu? AKP iktidarında 1 milyon 700 bin ton tütün ithal edildi. Eğer o 4 bin dolarlık ithalat vergisi durmuş olsaydı ne kadar vergi alacaktık biliyor musunuz? 5,1 milyar dolar yani iktidarın ithalat vergilerini sıfırlayarak çok uluslu büyük şirketlere kazandırdığı para 5,1 milyar dolar. Belki bizden sonra iktidar milletvekilleri çıkıp diyecekler ki: "Şu kadar ihracatımız var." Merak etmeyin, o ihracatı yapanlar da yine uluslararası tekeller yani nereye dönseniz akrabalarımız uluslararası tekeller ve onların çıkarının bütünüyle hayata geçmesini sağlayan ne yazık ki AKP ve saray iktidarı.
26 il, 113 ilçe, 2.301 köyde tütün üretimi yapılmaktadır. Söylediğimiz şu: Neden 26 il zorunluluğu var? Neden yaymıyoruz tütün üretimini bütün Türkiye'ye? Bu çok önemlidir, karşımızda durmaktadır. İkinci bir talebimiz: Yerli tütün üretimindeki vergiler kaldırılsın; ithalata vergi koyun, ithal tütüne vergi koyun. Daha önce vardı, diğer iktidarlar yaptı, siz de rahatlıkla yapabilirsiniz.
Bir başka temel meselemiz, çok açık bir şekilde gündeme gelen...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ORHAN SARIBAL (Devamla) - Sayın Başkanım, tamamlamak istiyorum.
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ORHAN SARIBAL (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, sözleşmeli tarım diye bir garabet var, sözleşmeli tarım. Kim yapıyor sözleşmeyi? Uluslararası şirketler çiftçiyle yapıyor. Böyle bir sözleşme modeli yok. Çiftçi mali müşavir mi? Değil. Çiftçi avukat mı? Değil. Çiftçinin böyle bir yetkisi var mı? Yok. Arkadaşlar, sözleşmeli tarım yapılacaksa çiftçinin örgütüyle yapılmalı, çiftçinin kurumuyla yapılmalı, kooperatifle yapılmalı, birlikle yapılmalı.
Yine, burada çok konusu olan, bu Ticaret Bakanlığında Bakan Yardımcısı olup daha önce bir uluslararası şirketin CEO'su olan kişinin aslında denetimi altında yapılan başka bir şey var. "Kooperatif kurun." diyorsunuz, kanun çıkardınız. Arkadaşlar, kooperatif 7 kişiyle kurulur. Şimdi, 250 çiftçi olacak ki kooperatif kuracaksınız.
Bütün bu kararlara baktığımızda, aslında temel mesele, şirketleri koruyan, kartelleri koruyan, onların tütün piyasasında çalışmasını sağlayan temel bir kanun olarak karşımıza gelmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ettim Sayın Sarıbal.
ORHAN SARIBAL (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Ama bitti süreniz, ek süre de bitti.
ORHAN SARIBAL (Devamla) - Yani, bu kanun çok uluslu tekellerin kanunudur; çiftçinin kanunu değildir, tüketicinin kanunu değildir, halkın kanunu değildir; tamamen sarayın, AKP'nin halka ve tütüne zulüm kanunudur.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)