| Konu: | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 14.12.2022 |
BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir saat önce İstanbul halkının oylarıyla 2 kere belediye başkanı yaptığı Ekrem İmamoğlu'na iştirak hâlinde ceza verildi, iştirak hâlinde. Öyle kararı veren mahkemenin hâkiminin verdiği karar değil, biz bu kararın şeriklerini, ortaklarını biliyoruz, talimatın nereden verildiğini biliyoruz.
AHMET SALİH DAL (Kilis) - Kılıçdaroğlu olmasın?
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Sandıkta kaybettiği seçimi hazmedemeyip önce Yüksek Seçim Kuruluna talimat vererek seçimi iptal ettirenlerin; başarılı, genç, dinamik Belediye Başkanının bu çalışmalarına tahammül edemeyip siyaseten kendi geleceklerinden korkan saray şürekâsının talimatıyla iştirak hâlinde verildiğini biliyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
Daha geçen duruşmada hâkim bir şey söyledi ya, hâkim söyledi -biz hukukçuyuz, biz buna ihsasırey deriz- lehe ihsasıreyde bulundu, dedi ki hâkim: "Bu sözlerin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya hitaben olduğu açıktır." Yani açılan dava "Yüksek Seçim Kurulu üyelerine 'ahmak' dedi." davası. Ha, "ahmak" demek, siyasette suç mudur; o, başka bir iş ama açılan dava bu. Hâkim diyor ki: "Ya, ayan beyan belli -tutanakta bu- bu sözlerin ayan beyan Süleyman Soylu'ya hitaben söylendiği bellidir." Bunu diyen hâkim, bugün "Bu sözler, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine söylenmiştir." diye hüküm veriyor. O kararı veren, o hükmü veren kişinin o hâkim olmadığını biliyoruz; o hüküm, saraydan geldi, saraydan dikte edildi. (CHP sıralarından alkışlar)
Ha, tabii, namuslu hâkimler var. Bundan önceki bir hâkime kurye gönderip "Arzu ettiğimiz kararı vereceksiniz; Yargıtayı ayarladık, istinafı ayarladık, bu işi çözdük." denildiğini biliyoruz, iddia edildi, yazıldı. O hâkimin namusluca "Hayır, ben hâkimim, vicdanım neyi gerektiriyorsa bu kararı vereceğim." dediğini biliyoruz; o hâkimi Samsun'a sürdüler. Hoşuna gitmeyen kararı veren, hoşuna giden kararı vermeyen hâkimi Samsun'a sürdüler.
Şimdi, biliyoruz ki saray bir arayış içerisinde; sandıkta kaybettiği itibarı mahkeme salonlarında aramaya başlamış, sandıkta kaybettiğiniz itibarı duruşma salonlarında bulamayacaksınız, bulamayacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Milletin gönlünde kaybettikleri itibarı vicdanı kurumuş hâkimlerin gerekçesiz kararlarında aramaya başladılar; milletin gönlünde kaybettiğiniz itibarı dünyanın bütün vicdansız hâkimlerini getirseniz de oralarda yeniden kuramayacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)
Bu, ne şımarıklık; bu, ne saray şımarıklığı? Sarayda, 1.100 odalı saraylarda şatafat içinde yaşamayı Subayevleri'nde görüntüde verdiğiniz mütevazı hayata tercih etmeye başladınız. Ha, ama millet ne yapacağını biliyor.
Ne demiş Ekrem İmamoğlu? "Ahmak" demiş, şuna demiş, buna demiş. Ahmak demek, suç öyle mi? Ben de diyorum ki: Böyle bir kararı vermek ahmaklıktır. (CHP sıralarından alkışlar) Ben de diyorum ki: Böyle bir karardan medet ummak en büyük ahmaklıktır. (CHP sıralarından alkışlar) Ben de diyorum ki: Bu milleti ahmak saymak ahmakoğlu ahmaklıktır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) O ahmağı göreceksiniz; sandık milletin önüne gelecek, sandık kimin ahmak olduğunu, kimin ahmak olmadığını, kimin kendisini ahmak yerine koyduğunu size bir kere daha tokadı atıp gösterecek.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)