| Konu: | Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 26.01.2023 |
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa teklifiyle üreticilere bir mağduriyet yaşatacaksınız. Neden üreticileri düşünmüyorsunuz? "Üreticiler" derken 3 harfli marketlere ürün satan üreticileri kastediyorum. Hâlbuki şu anki, mevcut uygulamada tüm eksikliklerine rağmen yine de üreticilere birtakım kolaylıklar sağlanıyordu, güçsüz olan üretici büyük zincir marketler karşısında korunuyordu, ürün bozulmalarında zincir marketten hesabının sorulmasını ve tahsilatın hızlı bir şekilde yapılmasını sağlıyordu ama şimdi üreticiler mağdur olacak. Niye? Zayıf ile güçlü nasıl yarışsın? Burada bir adalet mekanizması olması lazım, eşitlik değil. Karşı taraf güçlü, sermaye var; diğer tarafta sermayesi olmayan küçük üretici var.
Şimdi, soruyorum: Bu kanun teklifi 3 harfli marketlere diyet borcu ödemek midir yoksa bir nevi rüşvet midir? Bu yasa teklifini seçimden önce getirdiğiniz için... Sırf dört ay gıda fiyatları artmasın diye oturdunuz anlaşma yaptınız, karşılığında zincir marketler üreticiden tahsilat yapacak, bunu da halk ödeyecek. Nereden anlıyoruz? İşte bu maddelerden, bu yasadan anlıyoruz. Mevcut yasa üründe bozulmalar varsa üreticiyi koruyordu ama şimdi 3 harfli marketler korunuyor çünkü onlara -dediğim gibi- bir diyet borcunuz var. Çünkü onları siz büyüttünüz; bakkalları, kırtasiyecileri, nalburları, tuhafiyecileri siz öldürdünüz. Her köşe başında bir zincir market var. Gıda enflasyonunu düşüremediğiniz için her ay bir suçlu arıyorsunuz; geçen ay zincir marketleri suçladınız. Şimdi, ne oldu? Şimdi, onlarla seçimlere kadar idare edelim, aman enflasyon artmasın diye anlaştınız, onlar ne derse onu yapıyorsunuz.
Bundan üç dört sene önce Tarım Komisyonuna bir hal yasası teklifi getirdiniz; eksikleri vardı, yanlışları vardı ama nedense bu yasa teklifini çektiniz. Bunu düzeltmeniz gerekirken tekrar getirmiyorsunuz. Perakende yasası teklifi vardı, 2006 yılından beri Mecliste bekliyor. Bunlar hâlâ bekliyor, bunları düzeltmiyorsunuz; şimdi, TOBB yasasını buldunuz, bunun içerisinde değişiklikler yapıyorsunuz. Hâlbuki "Hipermarketler ve zincir marketler haftada bir gün kapalı kalır." demiş olsaydınız çok çok iyi olurdu; bakkalı korumuş olurduk, nalburu korumuş olurduk, kırtasiyeciyi, tuhafiyeciyi korumuş olurduk. Siz sadece sermayeyi düşünüyorsunuz.
Bakın, şu an ciddi bir gıda krizi var, fiyatlar çok artıyor. Hâlbuki Genel Başkanımız 20 Kasım 2021'de gıda paydaşlarıyla bir araya geldi ve 29 Kasımda bir açıklama yaptı, dedi ki: "10 hayatta kalma ürünü; bunlara zam yapmayın. En azından, üç dört ay, kış aylarında, kış çıkana kadar zam yapmayın." Ne bunlar? Un; siz un fiyatlarına yüzde 200 zam yapılmasını sağladınız. Yağ; yağ fiyatları zam şampiyonu oldu, uçtu gitti; 1 litrelik ayçiçeği yağı 7 liradan şu an 50 liralara çıktı; yüzde 350 zam. "Süte zam yapmayın." dedi -süt kalmadı ki- süt 4 lira, 5 liralardan -markette satılan sütlerden bahsediyorum- 24-25 liralara çıktı. Bulgur; bulgur fiyatları uçtu gitti. Makarna fiyatları, mercimek... Yumurta 1 liraydı, 3 lira, 3,5 lira oldu. Peynir; cumhuriyet tarihinde et fiyatını geçen peynirle karşı karşıyayız, 1 kalıp peynir 200 lira oldu. "Her ay 1 çeşit sebze sabit kalsın." demişti Genel Başkanımız, şu anda pazardan 1 kışlık sebze almaya kalksanız 20 lira. Yani kısacası, dünyada gıda fiyatları düşerken bizde de gıda fiyatları tırmanışa geçti. Durduramıyorsunuz, bu şekilde yasal düzenlemelerle düzeltmeye çalışıyorsunuz. Yolu bu değil, siz de aslında bunu biliyorsunuz; yolu, çiftçiyi, üretimi, üreticiyi desteklemek.
Bakın, kuraklık kapımızda, üretim daha da düşecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Barajları yapmadınız. "Yapın." dedik, yirmi seneden beri iktidardasınız. Ya, arkadaşlar, dünya kadar baraj yapılması gerekli. Dicle Nehri'miz var, Fırat Nehri'miz var, Seyhan, Ceyhan Nehirlerimiz var, Ergene var, Meriç var, Yeşilırmak var, Kızılırmak var; buralara dünya kadar baraj yapmanız gerekirken yapmadınız. Gübre fabrikalarını özelleştirdiniz, yandaşlara rant sağlamaktan, et ve süt krizi çıkarmaktan başka hiçbir şey yapamıyorsunuz.
Aramızda sizinle çok fark var, anlayış farkı. Biz Tarım Kredi Kooperatiflerinin üreticinin yanında olmasını istiyoruz; siz Tarım Kredi Kooperatiflerinde sözde "Gübre fiyatlarını indirdim." dediniz, gidin, bakın, herhangi bir tarım kredi kooperatifine gidin, üre gübreyi sorun, kaç para? 12.500 lira tonu, piyasada 10.500 lira. İşte aramızdaki fark kısaca budur.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)