GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:58
Tarih:02.02.2023

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5'inci maddeyle üniversitelerin adını değiştiriyorsunuz. Ya, ne istiyorsunuz bu adlardan? Futbol sahalarının isimlerini değiştirdiniz, Atatürk stadyumlarının isimlerini değiştirdiniz, halk değiştirebildi mi? Hayır, halk yine biliyor.

Şimdi, Gazi Üniversitesini böldünüz, Hacı Bayram Veli Üniversitesi yaptınız; örneğin oradan mezun olanlar hâlâ Gazi Üniversitesinden mezun olduklarını biliyorlar mı? Biliyorlar. Yani bu isimleri değiştirmekle... Örneğin Atatürk Havalimanı'nı başka yere taşıdınız ama halkın kalbinden hiçbir şeyi sökemezsiniz, sökemeyeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, benim de anlayamadığım bir nokta -birçok arkadaşım da anlayamıyor- seçimlere üç ay kaldı, neden YÖK Yasası'nı değiştirmeye kalkıyorsunuz? Zaten gidicisiniz, biz geldiğimizde YÖK'ü komple kaldıracağız, Anayasa değişikliği yapacağız. Bunu neden yapıyorsunuz ki? Biz, dediğim gibi...

Gelelim yasaya: Tartışıyoruz, olumlu yönleri var, örneğin; 50/d olan, geçici kadroda olan araştırma görevlilerini 33/a'ya geçiriyorsunuz, bu gerçekten olumlu ama biz burada dedik ki: "İnsanlar kadrolu işlerde çalışmak isterler." Evet, üniversiteye giren, araştırma görevlisi olmak için sınavlara giren bir akademisyen birçok sınavdan geçer, diploma notuna bakılır, yabancı dil bilgisine bakılır; sınava girer, sınavdan başarılı olur ve o artık asistandır, araştırma görevlisidir. Bunun da bir sosyal güvencesi olması lazım, gelecek güvencesi olması lazım. Bir hocanın denetiminde akademik faaliyetleri yürütür yani bilime adımını atar. E, evlenirse, çoluğa çocuğa karışırsa bir gelecek kaygısı tabii ki olacaktır, o nedenle bunu olumlu buluyoruz ama olumsuz yanları var.

Şimdi, herkese af çıkardınız, her kesimle sözde barışıyorsunuz; peki, üniversitelerden atılan, 2018-2022 arası ilişiği kesilmiş, bin de araştırma görevlisi var; bunları da affetsenize.

METİN GÜNDOĞDU (Ordu) - Niye atılmış?

OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Bir akademisyen kolay mı yetişiyor? Kitap alması lazım, uluslararası yayınlara erişmesi lazım, kütüphaneye gitmesi lazım, her şeyi takip etmesi lazım, bazen derse girmesi lazım, sınav kâğıtlarını okuması lazım. Dolayısıyla, burada bu akademisyenlerin de yeniden göreve döndürülmesi gerek.

Ayrıca, iki hafta önce yine bu Mecliste 500 bine yakın sözleşmeli elemanı kadroya geçirdik, biz de destek verdik Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Peki, hazineye sıfır yük olacak bir şey daha yapın, bunu da yapmadınız. Nedir? 80 bine yakın öğretim görevlisi kadrosu var. Bunların iki yıllık, üç yıllık sözleşmeleri var, sözleşmeliler yani o iki yıllık, üç yıllık süre içerisinde yine aynı şekilde eski adı "yardımcı doçent" olan şimdi "doktor öğretim görevlisi" olan akademisyenler var; bunlar derse girer, laboratuvara gider yani bilimsel faaliyetlerde de bulunur, kongrelere gider, sempozyumlara gider, bunlar da kendilerini geliştirir. E, bunlara da bir güvence verin. İki yılda bir, üç yılda bir rektörlerin ya da onları denetleyen kurumların amirlerinin, dekanlarının, yüksekokul müdürlerinin inisiyatifine kalmasın; bunların da bir güvencesi olsun.

En önemli olumsuz yan da 2'nci madde, disiplin cezaları. Üniversiteler özgür olmalı, özellikle gençler üniversite çağında daha da özgürlükçü oluyorlar, neden? E, çünkü kanları kaynıyor, bunlar 20'li yaşlarda tabii ki dernek kuracaklar, tabii ki toplantı yapacaklar, tabii ki yüksek sesle konuşacaklar. Siz onları sınavlarda aldığı notla değerlendirin, başarısıyla değerlendirin. Bırakın; faaliyetler yapsınlar, sanatla uğraşsınlar, müzikle uğraşsınlar, kültürle uğraşsınlar, afiş assınlar. E, bunları yapmazlarsa zaten ileride çoluğuna çocuğuna ne anlatacak? "Ben üniversitedeyken şunları yaptım." diyecek. Siz bunlarla uğraşıyorsunuz, yanlış.

Ben, Komisyonda "Akademik özgürlük yok." dedim, bu konuda hakikaten de ısrarlıyım. Bana "Böyle demeyin." demişti Sayın Başkan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Hatta "Hangi akademisyen yaptığı çalışmadan dolayı, hangi bilimsel çalışmayı yaptığı için cezalandırıldı?" dediniz. Bizde bir tane örneği var zaten. Yani barış akademisyenleri, birçok konuda bilim adamı düşüncelerini söyleyemediği için üniversite yönetimleriyle ters oldu.

Peki, başka bir yere geçelim. 81 ile üniversite kurduk da ne oldu? Biz de destek verdik bazı konularda ama ciddi işsizlik var. Her fakülteyi açmak isteyen, üniversite kurullarından geçiren YÖK'e danıştınız, yaptınız ama bakın işsizlik var, beyin göçü var, bunlara çözüm var mı? Bina yapmakla üniversite olmuyor. Gerçi siz hep betondan anlıyorsunuz ama üniversitelerde bilgi vardır, atıf sayısı vardır, yayın sayısı vardır, patent vardır, buluşlar vardır; üniversiteler bunlarla değerlendirilir, başka bir şeyle değerlendirilmez.

Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)