| Konu: | Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 70 |
| Tarih: | 08.03.2023 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü de tebrik ediyorum.
Aynı zamanda, 6 Şubatta ülkemizde birilerinin "büyük felaket" dediği ama tedbirsizliklerle gelen Kahramanmaraş depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına sabır diliyorum. İlk anlardan beri de oradaydım, oradaki insanlarımızın feryadını yaşamış bir kardeşiniz olarak şu anda kürsüdeyim. Bizim Trakya'da bir söz vardır: Kurbanı kesen kasap acemiyse eğer kurban bağıra bağıra can verir. Maalesef, aynı şekilde, orada insanlarımız devletin geç kalmasıyla, oraya gitmemesiyle enkazların altında bağıra bağıra can verdi, hepimiz bu vebalin altındayız diyorum. Bu geldiğimiz noktada -alışıktık- Hükûmet sıkıştığı zaman af getiriyor ve bir sürü af geldi, gitti ama sonuçta oluşan bir şey yok, hiçbir zaman sonuca ulaşamadık. Ha, teklifi destekliyoruz, onu da bilmenizde fayda var.
Bu 24 maddelik teklif 12 ayrı yasada değişiklik yapıyor. Bu, tamamen, sizlerin 14 Mayıstaki seçime hazırlık yaptığınız bir kanun teklifi. Mali af niteliği taşıyan bir düzenleme bu. Kamu alacaklarının yapılandırılması konusunda bugüne kadar ortaya konulan en kapsamlı düzenlemelerden bir tanesi olarak görülüyor. Bütçemizin de gelir kalemini büyük ölçüde etkileyecektir. Zira bu teklif, vergi, prim borçlarını yapılandırmakta, vergi cezaları, idari para cezaları, gecikme zammı, gecikme faizi ve gecikme cezalarına af niteliğinde indirimler getiriyor. Bazı meslek örgütlerinin alacakları başta olmak üzere, kamu alacağı niteliğinde olmayan alacakları da tekrar yapılandırıyoruz.
Esasında, vergi hukuku bakımından af, vergi cezalarını ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Kanuna aykırı hareket edenlere idari ve hukuki yaptırımları ortadan kaldırıyoruz, bu da vergi ödeme bilincine zarar vermekte; burada vergilerini düzenli şekilde ödeyen vatandaşlarımızı cezalandırıyoruz. Nitekim, 2002-2023 döneminde tam 12 adet yapılandırma ve vergi borcu affı yaptınız ama sonuçta, maalesef hiçbir zaman sonuca ulaşamadık.
Ödenecek tutarlar tahakkukun yüzde 10'u ile tamamı arasında değişmekte olup en son aşamadaki kararla belirlenecek Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'ne göre yapılacağını söylüyoruz. Bu madde kapsamında vergi dairelerinde 215.511 tane dava olduğu görülüyor; ihtilaf konusu ceza tutarı ise 181,2 milyar olarak görülüyor.
Yine, düzenlemede kamu alacaklarının tasfiyesi gibi bir amaç var ama bu yine gerçekleşmeyecek. Nitekim, daha önce çıkarmış olduğunuz 12 düzenlemede de hiçbir zaman hedefe ulaşamadınız. Bu kadar sık varlık barışı yapılan bir ülkeye hiç kimse güvenmez değerli arkadaşlar. Bu yüzden yurt dışındaki varlıkların Türkiye'ye getirilmesi de hiçbir zaman gerçekleşmedi, gerçekleşmiyor. İstikrarı olmayan bir yere hiç kimse gelmez.
5'inci maddede, gelir vergisi, gelir stopaj dâhil kurumlar vergisi, kurumlar stopaj dâhil katma değer vergisinde matrah ve vergi artırımı düzenlemeleri yapılmakta. 2022 yılı için matrah artırımına izin verilmemesi ise teknik nedenlere bağlanmıştır. Burada soru işaretleri vardır. Ya, daha biz matrahları, vergileri vermedik, siz burada matrah artırımına gidiyorsunuz. İşte, ne kadar duyarlı, tutarsız işlemler yaptığınız da burada ortaya çıkıyor.
Düzenlemenin bütünü yanlış olmasına rağmen en önemlisi de şu: Yabancıların gelip ülkemizdeki yapmış olduğu işlemlerden almış olduğu cezaları da burada siliyoruz. Yabancılar Türkiye'de bedava tedavi olup kaçıyorlar. Bunlara ilişkin önlem alınmazken af kapsamını genişleterek yabancıların tedavi ücretlerini de bizim gariban Mehmet amcaya yüklüyoruz.
Değerli arkadaşlar, buradan baktığımızda bir de günün en önemli konularından bir tanesi Türk Kızılay. Evet, Türk Kızılayın kuruluş ayarlarına getirilmesi gerekiyor, ticari bir kuruluş hâline getirilen yapının yeniden afet döneminde vatandaşın yanında olan yapıya dönüştürülmesi gerekmektedir. Bugün Kızılayın Uluslararası Kızılhaç Örgütü yapısından çıkarılması tartışılmakta olup, ulusal itibarımızı yerle bir ettiniz değerli arkadaşlar. Toplanacak paraların devlet bütçesinin yeni depremlere karşı kullanılması gerekirken maalesef başka yerlere harcadınız. Okul ve hastaneler depreme karşı güçlendirilmeli, fay "zone"unda yer alıyorsa taşınmalıdır. Vekil olduğum 2018 yılından bugüne devamlı uyardım. Pandemi dönemi bomboş geçti, çocuklar uzaktan eğitim alırken özellikle seçim bölgem Tekirdağ'da okulların depreme karşı güçlendirilmesini buradan haykırdım ama AK PARTİ iktidarı ağustos böceği gibi yan gelip yattı, Maraş depremiyle uykudan uyandık ama 50 bine yakın vatandaşımızı kaybettik. Bunun vebali siz iktidarındır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir de geçtiğimiz günlerde deprem bölgesindeki çiftçilerimizin gübre, mazot desteklerini nakdî olarak hesaplarına yatırdınız ama devlet gene bir şey yaptı, Yargıtayın, Danıştayın kararları olmasına rağmen gitti, çiftçinin desteklerine DEDAŞ el koydu, haciz işlemi başlattı. Ya, siz bir defa şu çiftçinin yanında olamadınız mı? Çiftçi orada enkazın altında, traktörü, ilaçlama makinesi, gübre makinesi, tüm ekipmanı enkazın altında, üretim yapmak için çırpınıyor.
Bugün Adıyaman Kâhta'dan bir çiftçi kardeşimiz diyor ki: "Sayın Vekilim, bana Tekirdağ'dan araç bulur musunuz? Gübre buldum, Adıyaman Kâhta'ya Tekirdağ'dan gübre gelecek." Ya, bağırıyoruz, gübre ihtiyacı var bu çiftçinin. Ama siz neredesiniz? Siz sadece birilerini kurtarmak için uğraşıyorsunuz. Sadece dilinizi kötüleştirdiniz. Birileri bize su attı, aslında ben derdim ki o suyu Hatay'daki o vatandaşlara götürmesi gerekiyordu o Şanlıurfalı Vekilimizin ama gitti, Tarım Komisyonundaki biz Komisyon üyelerine fışkırttı.
Takdir sizlerin.