| Konu: | Bundan elli yıl önce Tokat'ın Niksar ilçesi Kızıldere köyünde 9 arkadaşıyla birlikte katledilen Mahir Çayan'a, Güney Kıbrıs'ın sahil ilçesi Baf'ta düzenlenen bisiklet yarışmasında birtakım ırkçılar tarafından Türk Bayrağı'nın indirilmesine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'a İngiltere'de yapılan saldırıya, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın katıldığı televizyon programında 6284 sayılı Kanun'a dair söylediklerine, AK PARTİ'nin ustalık dönemindeki fiyat artışlarına, uygulanan seçim ekonomisine, 14 Mayısın hem seçim günü hem Anneler Günü hem de Eczacılık Bayramı olduğuna ve TBMM Başkan Vekili Haydar Akar ile Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'a ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 30.03.2023 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Öncelikle elli bir yıl önce "Ne Amerika ne Rusya, tam bağımsız Türkiye." diye yola çıkan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarını önlemek için Tokat'ın Niksar ilçesi Kızıldere köyünde 9 arkadaşıyla birlikte katledilen Mahir Çayan'ı bir kez daha buradan saygıyla, rahmetle, minnetle anıyorum. Onların o günkü mücadeleleri parlak geleceklerine rağmen Türkiye'nin bağımsız, gençlerin ise bu vatanda gerçekten bağımsız bir şekilde büyümesi içindi ve onları unutmadık, unutturmayacağız diyorum.
Yine, Güney Kıbrıs'ın sahil ilçesi Baf'ta düzenlenen bisiklet yarışmasında, 39 ülkenin yarışmacılarının katıldığı bu turnuvada maalesef birtakım ırkçılar orada 39 ülkenin olmasına rağmen Türk Bayrağı'nı indirdiler ve hiç hoş olmayan görüntülere sebep oldular. Buradan bunları yapanları ve bunlara kayıtsız kalanları da bir kez daha kınıyorum.
Yine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'a İngiltere'de yapılan bu saldırıyı da buradan kınıyorum.
Evet, seçime az bir süre kaldı, ittifaklar hızla şekillenmeye başladı. Biraz önce değinilen konuda Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 6284'le ilgili beş gün önce katıldığı bir televizyon programında "Konuya her yönüyle ve bütünsel olarak bakmak gerekir." dedi. Herkesin katılacağı bir laf daha etti "6284 kırmızı çizgimizdir, bu konuda taviz veremeyiz." dedi, evet, buna katılıyoruz. Hatta AK PARTİ Grup Başkan Vekili Özlem Zengin'in de bu konuda bütün Türkiye kamuoyunda takdirle karşılanan mücadelesini, direnişini de takdir ediyoruz, bizler de ona katılıyoruz. Ancak aynı konuşmanın devamında Kalın, burada birtakım iyileştirmelerin ya da düzenlemelerin yapılacağıyla ilgili sözler de etti. Bunlar nelerdi: Sürekli nafakanın kaldırılabileceğiyle ilgili ve aile içi şiddette ve kadına şiddette kadının beyanının esas olması ki -bu bütün dünyada bu şekilde kabul gören bir durum yani o ailenin içinde o anda kim olacak, tabii ki şiddete uğrayan taraflardan kadın- bunun, beyanının kaldırılması gibi konularda ittifakın büyümesi için gizli kapılar ardında nasıl sözler verildiğinin de aslında ufak da olsa sinyallerini verdi. Yani tarikatların ya da gericilerin istediği "Kadını istediği zaman biz kapının önüne koyalım ya da şiddet uygulayalım, kadın sürekli nafakaya sahip olmasın, bizim elimize, avucumuza baksın ve kendi hayatını idame ettiremesin." diyerek mi birtakım ittifaklara önce kabul edilmeyip daha sonra kabul edildiğini de buradan kamuoyuna soruyoruz, bir açıklama yaparlar diye de bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Çünkü AK PARTİ'nin kendi iktidarında getirdiği ve kendi Grup Başkan Vekilinin de şiddetle savunduğu bu yasanın umarım esnetilmesi söz konusu olmaz, İstanbul Sözleşmesi'nde yaşanan durum burada yaşanmaz diye ümit ediyoruz.
Şimdi, gelelim Cumhurbaşkanın "AK PARTİ'nin ustalık dönemi" olarak değerlendirdiği döneme. Malumunuz, şu anda ramazanı yaşıyoruz, çok değil iki ramazan önceye geri gittiğimizde 30'luk yumurta kolisi 16 lirayken bugün, 2023 yılı ramazanında 97 liraya çıkmış, 1 kilogram kıyma 60 lirayken bugün 300 liraya ulaşmış, süt 5 lirayken 28 liraya çıkmış ki bu listeyi çok uzatmak mümkün, ortalama yüzde 500'lük bir artış var ustalık döneminde, bundan sonraki dönemde ne olur artık bilemiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Yani çıraklık, kalfalık, ustalık derken yirmi bir yılda Türkiye ete, süte, yumurtaya muhtaç olmuş bir ülke durumunda, maalesef insanlar artık iftarlarında bu olmazsa olmaz proteinlerden mahrum kalmış durumdalar.
Yine, seçim ekonomisi; malumunuz, son yedi sekiz aydır Türkiye Büyük Millet Meclisi kanun fabrikası gibi çalışıyor, bizim söyleyip "Asla olmaz, yapmayız." dedikleri ne varsa birer birer getirip her gün kanun çıkartıyorlar. Bunun bugünlük faturası ise 150 milyar; EYT'sinden, birtakım icra borçlarının silinmesinden KYK'sine kadar bunları çoğaltabiliriz. Peki, bunları neyle karşılayacaksınız? Bunları kim ödeyecek? Bunun bir karşılığı var mı? Yok. Yirmi dört saat çalışıyor Merkez Bankası, orada para basıyor ve enflasyon da şiştikçe şişiyor. Hiçbir hesap kitap yok, yeter ki seçimde ne istiyorlarsa dağıtalım ama onun bedelini yine 85 milyon, vergileriyle ve çoluğunun çocuğunun rızkıyla ödemek zorunda kalacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Toparlıyorum.
Ama şunu söyleyeyim: 14 Mayıs Anneler Günü aynı zamanda, seçim tarihi, aynı zamanda da -ben de eczacıyım- Eczacılık Bayramı. Orada, Anneler Günü'nde, çocuğuna et, süt, yumurta alamayan anneler bu iktidarın hesabını onlar kesecek. Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi'nden sonra 6284'ü esnetmeye çalışanların hesabını görecek diyorum.
Son olarak da Meclis Başkan Vekilimiz Haydar Akar'a, değerli ağabeyimize ve Uğur Bayraktutan'a yaptığı o güzel konuşmadan dolayı ben de teşekkür ediyorum. Kendisinden çok şeyler öğrendik, kendi deneyimlerini her zaman bizlerle paylaştı. Umarım bundan sonra çıktığı yolda daha da büyük başarılara imza atacaktır diyorum, kendisine teşekkür ediyorum.